Erem Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Yıllar aynaya her baktığında yüzde ufak izler bırakıyor da insan bunu ilk başta kabullenmek istemiyor işte.
Kendi kanından ya da yağ dokundan alınan o mucizevi hücrelerin laboratuvarda çoğaltılıp tekrar cilde verilmesi olayına kök hücre ile yüz gençleştirme deniyor kısaca.
Yaş aldıkça cildin altındaki o kollajen fabrikası yavaşlıyor abi ya, işte bu yöntem o fabrikayı yeniden mesaiye başlatıyor vallahi billahi.
Sanmayın ki bu botoks gibi geçici bir dolgu, hani derler ya tam anlamıyla içeriden bir onarım bu...
Cildin kendi kendini iyileştirme gücünü uyandırıyoruz aslında, yani dışarıdan yabancı bir madde pompalamıyoruz ki vücuda.
İlk ayna karşısına geçtiğinde o canlılığı fark ediyorsun ama öyle yapay bir gerginlikten eser yok, tamamen senin kendi doğal halin.
Zamanın cildinden çaldıklarını geri almak hiç de imkânsız değilmiş meğer, bunu yaşayınca insan daha iyi anlıyor.
Yüz hatların yumuşuyor, o yorgun ifade yerini dinlenmiş bir canlılığa bırakıyor ki görenler sandığından çok daha dinç durduğunu söylüyor.
Kırışıklıklarla savaşmak yerine cildin kalitesini artırmak var ya, bütün mesele işte tam olarak burada gizli.
Kendi kanından ya da yağ dokundan alınan o mucizevi hücrelerin laboratuvarda çoğaltılıp tekrar cilde verilmesi olayına kök hücre ile yüz gençleştirme deniyor kısaca.
Yaş aldıkça cildin altındaki o kollajen fabrikası yavaşlıyor abi ya, işte bu yöntem o fabrikayı yeniden mesaiye başlatıyor vallahi billahi.
Sanmayın ki bu botoks gibi geçici bir dolgu, hani derler ya tam anlamıyla içeriden bir onarım bu...
Cildin kendi kendini iyileştirme gücünü uyandırıyoruz aslında, yani dışarıdan yabancı bir madde pompalamıyoruz ki vücuda.
İlk ayna karşısına geçtiğinde o canlılığı fark ediyorsun ama öyle yapay bir gerginlikten eser yok, tamamen senin kendi doğal halin.
Zamanın cildinden çaldıklarını geri almak hiç de imkânsız değilmiş meğer, bunu yaşayınca insan daha iyi anlıyor.
Yüz hatların yumuşuyor, o yorgun ifade yerini dinlenmiş bir canlılığa bırakıyor ki görenler sandığından çok daha dinç durduğunu söylüyor.
Kırışıklıklarla savaşmak yerine cildin kalitesini artırmak var ya, bütün mesele işte tam olarak burada gizli.