Hamza Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Yedek parça tezgahının arkasında on beş yıl devirmiş bir adamın gözüyle söylüyorum; arıza tespiti denilen meret cihaz bağlamaktan ibaret sanılıyor artık. P0234 kodu düşer ekrana, usta atlar bilgisayarın verdiği ilk ihtimale, değiştirir turbo basınç valfini, sonra müşteri iki hafta sonra yine yolda kalır. Hangi akla hizmet bu iş böyle yürür, anlamak mümkün değil. ECU dediğimiz beyin sadece sensörün yalanını söyler size, gerçeği söylemez. Vakum hortumundaki milimetrik çatlağı o ekran göremez ki; sen eline balata spreyini alıp kaçak aramıyorsan, parça değiştirerek sadece tüccarları zengin edersin.
Ateşleme bobini patladığında zavallı ecotec motor üç silindire düşer, sarsıntıdan direksiyon elinizde titrer. Değiştir yeni bobini, geç mi? Değil azizim, değil! O bobini yakan şeyin ne olduğunu bulmadığın sürece o parça altı ay sonra yine delinir. Buji tırnak aralığı fabrika verisinin üstüne çıkmış, sen gitmişsin elli liralık bujiyi esirgemişsin. Tasarruf sandığın o cehalet var ya, beyindeki bobin entegresini yakar bırakır.
Sübap yanması denilen o lanet olası bela, tüp taktırıp kilometrelerce bakım yüzü görmeyen motorların kaderidir sanki. Kompresyon kaçağı başladığında motor rölantide horultulu çalışır, sen bunu egzoz patırtısı zannedersin. Ayarsız supap boşluğu motorun içini yer bitirir, ustaya gidersin çekiç sesine "subap iticileri ses yapıyor abi" der gönderirler. Subap iticisi ses yapmaz, immdat çığlığı atar o sesle.
Direksiyon kutusu boşluk yaptığında rekorunu sıkıp geçiyorlar; yapmayın, etmeyin. O mil aşınmış, içindeki teflon yatak pul pul dökülmüş. Sen dışarıdan somunla sıkarak direksiyonu sertleştiriyorsun sadece, dönüşlerde o mekanizma kilitlenirse o virajda ne olacağını hiç düşündün mü... Opel'in hidrolik sistemi hassastır, yan sanayi yağ koyduğun an direksiyon pompası ötmeye başlar. Ucuz yağ bal gibidir, o direksiyonu sabaha kadar çevir dur bakalım.
Termostat açmıyor, hararet ibaresi doksanın üstüne tırmanıyor. Kalorifer peteği tıkalı diye söküp atıyorlar termostatı tamamen, kış günü motor ısılsın diye dua ediyorsun sonra. Motor soğuk çalışırken yakıtı zengin gönderir beyin, silindir duvarındaki yağ filmcigi yırtılır pistonlar yatak sarar. Termostatın sökülü gezilmesi motora yapılan en büyük ihanettir, bunu hangi usta tavsiye ediyorsa kapısından geçme.
ABS beyin arızası verip el freni ve kaygan zemin lambasını aynı anda yaktığında aracı sanayiye çekip akü kutup başı söküyorlar. Sıfırlamayla düzelen arıza arıza mıdır yahu, soket içindeki oksitlenmeyi temizlemeden o lehimleri tazeletmeden bu iş çözülmez. Lehimler titreşimden çatlar, sıcak soğuk döngüsüyle iyice kopar. Elektronik tamirine sanayi esnafının tornavidayla yaklaşması kadar korkunç bir şey olamaz.
Triger seti değişirken pompayı sabitlemeden sente atlatıyorlar sonra yakıt tüketimi fırlıyor tavan yapıyor. Araç çekişten düştü diyor sürücü, usta basıyor gaza "turbo ömrünü tamamlamış" diyor. Sentenin bir diş kaçık olması bütün motor matematiğini altüst eder, bunu bilmek için mühendis olmak gerekmez. Dikkat et, kendi ellerinle teslim ettiğin o kaporta altındaki demir yığını, senin dikkatsizliğin yüzünden çöp olmasın.
Ateşleme bobini patladığında zavallı ecotec motor üç silindire düşer, sarsıntıdan direksiyon elinizde titrer. Değiştir yeni bobini, geç mi? Değil azizim, değil! O bobini yakan şeyin ne olduğunu bulmadığın sürece o parça altı ay sonra yine delinir. Buji tırnak aralığı fabrika verisinin üstüne çıkmış, sen gitmişsin elli liralık bujiyi esirgemişsin. Tasarruf sandığın o cehalet var ya, beyindeki bobin entegresini yakar bırakır.
Sübap yanması denilen o lanet olası bela, tüp taktırıp kilometrelerce bakım yüzü görmeyen motorların kaderidir sanki. Kompresyon kaçağı başladığında motor rölantide horultulu çalışır, sen bunu egzoz patırtısı zannedersin. Ayarsız supap boşluğu motorun içini yer bitirir, ustaya gidersin çekiç sesine "subap iticileri ses yapıyor abi" der gönderirler. Subap iticisi ses yapmaz, immdat çığlığı atar o sesle.
Direksiyon kutusu boşluk yaptığında rekorunu sıkıp geçiyorlar; yapmayın, etmeyin. O mil aşınmış, içindeki teflon yatak pul pul dökülmüş. Sen dışarıdan somunla sıkarak direksiyonu sertleştiriyorsun sadece, dönüşlerde o mekanizma kilitlenirse o virajda ne olacağını hiç düşündün mü... Opel'in hidrolik sistemi hassastır, yan sanayi yağ koyduğun an direksiyon pompası ötmeye başlar. Ucuz yağ bal gibidir, o direksiyonu sabaha kadar çevir dur bakalım.
Termostat açmıyor, hararet ibaresi doksanın üstüne tırmanıyor. Kalorifer peteği tıkalı diye söküp atıyorlar termostatı tamamen, kış günü motor ısılsın diye dua ediyorsun sonra. Motor soğuk çalışırken yakıtı zengin gönderir beyin, silindir duvarındaki yağ filmcigi yırtılır pistonlar yatak sarar. Termostatın sökülü gezilmesi motora yapılan en büyük ihanettir, bunu hangi usta tavsiye ediyorsa kapısından geçme.
ABS beyin arızası verip el freni ve kaygan zemin lambasını aynı anda yaktığında aracı sanayiye çekip akü kutup başı söküyorlar. Sıfırlamayla düzelen arıza arıza mıdır yahu, soket içindeki oksitlenmeyi temizlemeden o lehimleri tazeletmeden bu iş çözülmez. Lehimler titreşimden çatlar, sıcak soğuk döngüsüyle iyice kopar. Elektronik tamirine sanayi esnafının tornavidayla yaklaşması kadar korkunç bir şey olamaz.
Triger seti değişirken pompayı sabitlemeden sente atlatıyorlar sonra yakıt tüketimi fırlıyor tavan yapıyor. Araç çekişten düştü diyor sürücü, usta basıyor gaza "turbo ömrünü tamamlamış" diyor. Sentenin bir diş kaçık olması bütün motor matematiğini altüst eder, bunu bilmek için mühendis olmak gerekmez. Dikkat et, kendi ellerinle teslim ettiğin o kaporta altındaki demir yığını, senin dikkatsizliğin yüzünden çöp olmasın.