Emre Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Yaz sıcakları bastırdığında ilk imdat butonuna basılan o demir yığını aslında sessiz bir ölümcül kumar oynuyor evde ya da ofiste.
Sırtını duvara yaslamış dış üniteye kimse dönüp bakmıyor bile ta ki o tiz çığlık kopana kadar.
Kompresör dediğin kalptir be ustam; o durursa akış durur, serinlik hayal olur.
Neden herkes sadece filtre temizliğiyle işi bitirdiğini sanır ki?
Pervanenin dönerken çıkardığı o hafif tıkırtı bile aslında yaklaşan felaketin habercisidir, duymamazlıktan gelmeyin.
Radyatör petekleri tozdan nefes alamaz hale gelmişken o motor nasıl soğusun Allah aşkına?
Yılda bir kez yetkili servisi çağırıp gaz basıncını ölçtürmek lüks değil, zorunlu bir hayat sigortasıdır.
Siz dış üniteyi balkondaki kalabalığın arkasına saklayın, o içeride sessizce tahtalıköyü boylasın sonra.
Elektrik akımındaki en ufak bir dalgalanma o hassas sargıları kavurmaya yeter de artar bile.
Voltaj dengesizliğiyle boğuşan bir kompresörün ömrü üç yazdan fazla sürmez, bunu böyle bilesiniz.
Kondenser temizliği yapılmayan her cihaz, faturasını iki kat şişirerek intikam alır sizden.
Yaz bitiminde cihazı öylece kapatıp gitmek en büyük ihanettir; o boruların içinde kalan nem bütün sistemi çürütür.
Kış uykusuna yatırmadan önce sistemi bir kez de ısıtma modunda çalıştırıp dinlendirmek gerekir, yoksa ilk sıcakta elimizde kalır.
Yağ değişimi masrafından kaçıp binlerce liralık yeni cihaz parası ödemek hangi akla hizmet eder?
Kompresör dediğin makine nazlıdır, ıssız yerdeki araba motoruna benzemez, ilgi ister.
Gürültülü çalışmaya başladığı an parayı hazırlayın demektir, o sesler boşuna çıkmaz.
Bakımsız bırakılan her klima, cebinize sıkılan kurşundur...
Sırtını duvara yaslamış dış üniteye kimse dönüp bakmıyor bile ta ki o tiz çığlık kopana kadar.
Kompresör dediğin kalptir be ustam; o durursa akış durur, serinlik hayal olur.
Neden herkes sadece filtre temizliğiyle işi bitirdiğini sanır ki?
Pervanenin dönerken çıkardığı o hafif tıkırtı bile aslında yaklaşan felaketin habercisidir, duymamazlıktan gelmeyin.
Radyatör petekleri tozdan nefes alamaz hale gelmişken o motor nasıl soğusun Allah aşkına?
Yılda bir kez yetkili servisi çağırıp gaz basıncını ölçtürmek lüks değil, zorunlu bir hayat sigortasıdır.
Siz dış üniteyi balkondaki kalabalığın arkasına saklayın, o içeride sessizce tahtalıköyü boylasın sonra.
Elektrik akımındaki en ufak bir dalgalanma o hassas sargıları kavurmaya yeter de artar bile.
Voltaj dengesizliğiyle boğuşan bir kompresörün ömrü üç yazdan fazla sürmez, bunu böyle bilesiniz.
Kondenser temizliği yapılmayan her cihaz, faturasını iki kat şişirerek intikam alır sizden.
Yaz bitiminde cihazı öylece kapatıp gitmek en büyük ihanettir; o boruların içinde kalan nem bütün sistemi çürütür.
Kış uykusuna yatırmadan önce sistemi bir kez de ısıtma modunda çalıştırıp dinlendirmek gerekir, yoksa ilk sıcakta elimizde kalır.
Yağ değişimi masrafından kaçıp binlerce liralık yeni cihaz parası ödemek hangi akla hizmet eder?
Kompresör dediğin makine nazlıdır, ıssız yerdeki araba motoruna benzemez, ilgi ister.
Gürültülü çalışmaya başladığı an parayı hazırlayın demektir, o sesler boşuna çıkmaz.
Bakımsız bırakılan her klima, cebinize sıkılan kurşundur...