Ayhan Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Sıcak bir yaz gününde arabaya atlayıp klimanın düğmesine bastığınız o ilk anı düşünün; motordan hafif bir devir düşüşü sesi gelir ve hemen ardından içeriye o ferahlatıcı soğuk hava üflenmeye başlar. İşte tam o kritik saniyede direksiyon arkasındaki sürücünün aklına tek bir soru takılır: Acaba şu an klimayı çalıştırarak aküyü ekstra bir yüke mi sokuyorum, yoksa bu sistem tamamen motordan aldığı mekanik güçle mi dönüyor? Sürücü koltuğunda otururken hissettiğiniz o minik sarsıntı aslında aracın elektrik mimarisi ile mekanik aksamı arasındaki o ince çizginin en net dışa vurumudur... Klima kompresörü doğası gereği gücünün büyük bir kısmını kayışlar vasıtasıyla doğrudan krank milinden, yani çalışan motordan alır; fakat işin elektronik kontrol ayağı ve o kompresörü devreye sokan manyetik kavrama tamamen akünün sağladığı voltaj dengesine muhtaçtır. Yani kompresör doğrudan aküden beslenip onun gücünü bir sünger gibi emmese de, zayıf bir akünün yaratacağı voltaj dalgalanmaları yüzünden düzgün çalışmayı reddedebilir ya da kilitlenebilir.
Aracınızın kaputunu kaldırdığınızda gördüğünüz o karmaşık kablo demetleri ve kayış sistemleri aslında kendi içinde muazzam bir görev dağılımına sahiptir. Pek çok sürücü klimanın tamamen elektrikle çalıştığını zanneder; oysa durum tam olarak öyle değil, en azından geleneksel içten yanmalı motorlarda... Manyetik kavrama adı verdiğimiz o küçük ama hayati parça, aküden aldığı 12 voltluk elektrik sinyaliyle harekete geçer ve kompresörün kasnağını motora bağlar. Şayet akünüz ömrünün sonuna gelmişse, hücrelerinden biri çökmüşse veya alternatörünüz yeterli şarjı üretemiyorsa, kompresör kavraması ihtiyacı olan o kararlı elektriği çekemez. Sonucunda ne mi olur? Klima bir açılır bir kapanır, içeride soğuk hava bir gelir bir kaybolur ve siz ne olduğunu anlayamadan kendinizi bir oto elektrikçisinin kapısında bulursunuz.
Peki, sabahları zor çalışan bir arabanız varsa ve yine de klimayı son ayarda çalıştırmakta ısrar ediyorsanız ne olur dersiniz? Akünün voltajı kritik seviyenin altına düştüğünde, aracın motor kontrol ünitesi (ECU) kendini ve hayati bileşenleri korumak adına ilk olarak ikincil konfor sistemlerinin fişini çeker. İşin özü şudur ki; akünüz zayıfsa kompresör mekanik olarak sağlam olsa dahi elektronik olarak devreden çıkarılır, yani bir nevi cezalandırılır. Bazen ustalar "bu kompresör arızalı" deyip işin içinden çıkmaya çalışır ama sorun aslında sadece kutup başları oksitlenmiş, şarj tutmayan gariban bir aküden ibarettir... Birçok araç sahibi boşu boşuna binlerce lira harcayıp kompresör değiştirir, oysa tek yapılması gereken akünün yük altındaki voltajını ölçtürmektir.
Hibrit ve tamamen elektrikli araçların yollara çıkmasıyla birlikte bu hikayenin rengi tamamen değişti elbette. Artık geleneksel kayışlı kompresörlerin yerini, doğrudan yüksek voltajlı bataryadan beslenen scroll tip elektrikli kompresörler almaya başladı. Eğer kullandığınız araç yeni nesil bir elektrikli veya hibrit modelse, evet, klima kompresörü doğrudan ana bataryanızdan ve ona bağlı olan 12 voltlik yardımcı aküden beslenir. Elektrikli bir araçta klimayı köklediğinizde menzilin pat diye düşmesi tam olarak bu yüzdendir... Geleneksel arabalarda akü kompresörü sadece tetiklerken, yeni nesil araçlarda kompresörün ta kendisini bizzat çalıştırır ve besler.
Yılların getirdiği tecrübeyle sabit ki, klimanızdan tam verim almak ve kompresörü yakmamak istiyorsanız işe her zaman akü sağlığını kontrol ettirerek başlamalısınız. Özellikle kış aylarından çıkarken veya aşırı sıcaklar bastırmadan önce bir multimetre ile akünün voltaj değerlerine baktırmak, sizi ileride doğacak devasa tamir masraflarından kurtarır. Şarj sistemi düzgün çalışmayan, rölantide voltajı 13.5 voltun altına düşen bir araçta klima çalıştırmak, kompresörün manyetik bobinini aşırı ısındırıp yakmaktan başka bir işe yaramaz. Arabanızın sesini dinleyin; klima düğmesine bastığınızda röleden gelen o tek ve net "tık" sesi gelmiyorsa, hemen kompresörden şüphelenmek yerine yönünüzü aküye çevirin...
Aracınızın kaputunu kaldırdığınızda gördüğünüz o karmaşık kablo demetleri ve kayış sistemleri aslında kendi içinde muazzam bir görev dağılımına sahiptir. Pek çok sürücü klimanın tamamen elektrikle çalıştığını zanneder; oysa durum tam olarak öyle değil, en azından geleneksel içten yanmalı motorlarda... Manyetik kavrama adı verdiğimiz o küçük ama hayati parça, aküden aldığı 12 voltluk elektrik sinyaliyle harekete geçer ve kompresörün kasnağını motora bağlar. Şayet akünüz ömrünün sonuna gelmişse, hücrelerinden biri çökmüşse veya alternatörünüz yeterli şarjı üretemiyorsa, kompresör kavraması ihtiyacı olan o kararlı elektriği çekemez. Sonucunda ne mi olur? Klima bir açılır bir kapanır, içeride soğuk hava bir gelir bir kaybolur ve siz ne olduğunu anlayamadan kendinizi bir oto elektrikçisinin kapısında bulursunuz.
Peki, sabahları zor çalışan bir arabanız varsa ve yine de klimayı son ayarda çalıştırmakta ısrar ediyorsanız ne olur dersiniz? Akünün voltajı kritik seviyenin altına düştüğünde, aracın motor kontrol ünitesi (ECU) kendini ve hayati bileşenleri korumak adına ilk olarak ikincil konfor sistemlerinin fişini çeker. İşin özü şudur ki; akünüz zayıfsa kompresör mekanik olarak sağlam olsa dahi elektronik olarak devreden çıkarılır, yani bir nevi cezalandırılır. Bazen ustalar "bu kompresör arızalı" deyip işin içinden çıkmaya çalışır ama sorun aslında sadece kutup başları oksitlenmiş, şarj tutmayan gariban bir aküden ibarettir... Birçok araç sahibi boşu boşuna binlerce lira harcayıp kompresör değiştirir, oysa tek yapılması gereken akünün yük altındaki voltajını ölçtürmektir.
Hibrit ve tamamen elektrikli araçların yollara çıkmasıyla birlikte bu hikayenin rengi tamamen değişti elbette. Artık geleneksel kayışlı kompresörlerin yerini, doğrudan yüksek voltajlı bataryadan beslenen scroll tip elektrikli kompresörler almaya başladı. Eğer kullandığınız araç yeni nesil bir elektrikli veya hibrit modelse, evet, klima kompresörü doğrudan ana bataryanızdan ve ona bağlı olan 12 voltlik yardımcı aküden beslenir. Elektrikli bir araçta klimayı köklediğinizde menzilin pat diye düşmesi tam olarak bu yüzdendir... Geleneksel arabalarda akü kompresörü sadece tetiklerken, yeni nesil araçlarda kompresörün ta kendisini bizzat çalıştırır ve besler.
Yılların getirdiği tecrübeyle sabit ki, klimanızdan tam verim almak ve kompresörü yakmamak istiyorsanız işe her zaman akü sağlığını kontrol ettirerek başlamalısınız. Özellikle kış aylarından çıkarken veya aşırı sıcaklar bastırmadan önce bir multimetre ile akünün voltaj değerlerine baktırmak, sizi ileride doğacak devasa tamir masraflarından kurtarır. Şarj sistemi düzgün çalışmayan, rölantide voltajı 13.5 voltun altına düşen bir araçta klima çalıştırmak, kompresörün manyetik bobinini aşırı ısındırıp yakmaktan başka bir işe yaramaz. Arabanızın sesini dinleyin; klima düğmesine bastığınızda röleden gelen o tek ve net "tık" sesi gelmiyorsa, hemen kompresörden şüphelenmek yerine yönünüzü aküye çevirin...