Ahmet Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Sıcak bir yaz günü arabaya binip klimayı açtığınızda o beklediğiniz buz gibi havanın gelmemesi... İnsanın bütün neşesini kaçırmaya yeter de artar bile. Çoğu sürücü hemen gazın bittiğini sanır, gider bir sanayiye, gazı bastırır geçer. Oysa o gaz durduk yere uçup gitmez ki arkadaş! Bir yerde bir delik, bir sızıntı vardır mutlaka. İşte tam bu noktada akıllara tek bir soru geliyor: O meşhur sızıntı klimanın radyatöründe de olur mu?
Radyatör dediğimiz o ızgaralı yapı, sistemin adeta dış dünyaya açılan tek penceresidir. Ön tamponun hemen arkasında, rüzgarı ilk karşılayan yerde durur. Taş gelir, çakıl çarpar, kışın yollara dökülen tuzlu su metalleri için için kemirir. Hal böyle olunca, klima gazının kaçabileceği en savunmasız, en narin yer tam da burası haline gelir. Yani evet, o kaçak çok büyük ihtimalle tam orada!
Sistemde dolaşan gaz sadece havayı soğutmakla kalmaz, aynı zamanda kompresörü yağlayan özel bir yağı da taşır. Radyatör delindiğinde gazla birlikte bu yağ da dışarı sızmaya başlar. Eğer kaputu açıp baktığınızda o alüminyum ızgaraların üzerinde ıslak, tozu toprağı üzerine çekmiş yağlı bir leke görüyorsanız... Anlayın ki radyatör size veda ediyor. Hatta bazen fıs diye belirsiz bir ses bile duyabilirsiniz.
Gidip sadece "gaz bastırıp" sorunun çözüleceğini sanmak, dibi delik bir kovayı suyla doldurmaya benzer. Ustaya gidersiniz, gazı basar, iki gün buz gibi gezersiniz. Üçüncü gün? Yine aynı sıcak, yine aynı fırın etkisi. Paranızı sokağa atmak istemiyorsanız, önce o deliğin yerini tespit ettirmelisiniz. Gaz kaçıran bir radyatör tamir mi edilmeli yoksa değişmeli mi?
Alüminyum kaynakla kurtarılabilen durumlar var elbette fakat bu her zaman kalıcı bir çözüm sunmaz. Dikiş tutmayan bir kumaşı sürekli yamamak gibi düşünün. Bir yeri kaynakla kapatırsınız, ertesi hafta çürüyen başka bir gözden yine sızdırma yapar. Riske girmeye değer mi, orası tamamen sizin bütçenize kalmış. Ama uzun vadeli huzur istiyorsanız yenisiyle değiştirmek en mantıklısı.
Klimanızı sadece yazın değil, kışın da ayda bir iki kez çalıştırmayı alışkanlık haline getirin. Bu basit yöntem, sistemdeki contaların kurumasını engeller ve gazın kaçmasını zorlaştırır. Aracınızın bakımını aksatmayın, ön ızgaraları basınçlı suyla yakından yıkatırken dikkatli olun. Küçük bir taş parçası deyip geçmeyin, gün gelir sizi o sıcakta boncuk boncuk terletir...
Radyatör dediğimiz o ızgaralı yapı, sistemin adeta dış dünyaya açılan tek penceresidir. Ön tamponun hemen arkasında, rüzgarı ilk karşılayan yerde durur. Taş gelir, çakıl çarpar, kışın yollara dökülen tuzlu su metalleri için için kemirir. Hal böyle olunca, klima gazının kaçabileceği en savunmasız, en narin yer tam da burası haline gelir. Yani evet, o kaçak çok büyük ihtimalle tam orada!
Sistemde dolaşan gaz sadece havayı soğutmakla kalmaz, aynı zamanda kompresörü yağlayan özel bir yağı da taşır. Radyatör delindiğinde gazla birlikte bu yağ da dışarı sızmaya başlar. Eğer kaputu açıp baktığınızda o alüminyum ızgaraların üzerinde ıslak, tozu toprağı üzerine çekmiş yağlı bir leke görüyorsanız... Anlayın ki radyatör size veda ediyor. Hatta bazen fıs diye belirsiz bir ses bile duyabilirsiniz.
Gidip sadece "gaz bastırıp" sorunun çözüleceğini sanmak, dibi delik bir kovayı suyla doldurmaya benzer. Ustaya gidersiniz, gazı basar, iki gün buz gibi gezersiniz. Üçüncü gün? Yine aynı sıcak, yine aynı fırın etkisi. Paranızı sokağa atmak istemiyorsanız, önce o deliğin yerini tespit ettirmelisiniz. Gaz kaçıran bir radyatör tamir mi edilmeli yoksa değişmeli mi?
Alüminyum kaynakla kurtarılabilen durumlar var elbette fakat bu her zaman kalıcı bir çözüm sunmaz. Dikiş tutmayan bir kumaşı sürekli yamamak gibi düşünün. Bir yeri kaynakla kapatırsınız, ertesi hafta çürüyen başka bir gözden yine sızdırma yapar. Riske girmeye değer mi, orası tamamen sizin bütçenize kalmış. Ama uzun vadeli huzur istiyorsanız yenisiyle değiştirmek en mantıklısı.
Klimanızı sadece yazın değil, kışın da ayda bir iki kez çalıştırmayı alışkanlık haline getirin. Bu basit yöntem, sistemdeki contaların kurumasını engeller ve gazın kaçmasını zorlaştırır. Aracınızın bakımını aksatmayın, ön ızgaraları basınçlı suyla yakından yıkatırken dikkatli olun. Küçük bir taş parçası deyip geçmeyin, gün gelir sizi o sıcakta boncuk boncuk terletir...