Mehmet Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Cihaz birden bire o buz gibi üflemeyi bıraktıysa içeride işler sarpa sarmış demektir... Yaz gününün ortasında o sıcak duvarların arasında kalakalmak insanı deli eder doğrusu.
Duvara monte edilmiş o kutunun içinden hafif bir cızırtı ya da tatlı bir tıkırtı geliyorsa kulak kabartmak lazım. Çoğu insan bunu ses etmez geçer ama o boruların ek yerlerinden sızan minik bir gaz kokusu bütün keyfi kaçırır...
Servis çağırmadan önce elini dış üniteye doğru uzatıp şöyle bir yoklamalı insan. Bakır boruların üzerinde minik buz tanecikleri ya da ıslaklık varsa durum ciddidir.
Zaten o zehirli gaz havaya karışırken kendine has hafif tatlımsı bir koku bırakır ortama... Burnuna garip bir kimyasal geliyorsa hemen pencereleri ardına kadar açıp odadan uzaklaşmak en akıllıcası.
Kaçağın yerini bulmak öyle herkesin harcı değildir usta gözü ister. Sabköpüklü suyla boruları köpükleyip baloncukları izlemek eski ama en garanti yöntemdir...
Bir kere o gaz azaldı mı motor kendini korumaya alamaz da yanar valla. Kompresör dediğin kalptir sonuçta, susuz kalmış motor gibi o da pert olur gider.
Tamir bittikten sonra "tamamdır bu iş" deyip arkaya yaslanmamak gerek. Vakumlama yapılmadan basılan her damla gaz aslında parayı sokağa atmaktan başka bir şey değil...
Yılda bir kez o filtreleri temizletmek yetmiyor işte bazen. Boru izolasyonlarını kontrol ettirmek, ek yerlerini sıkılatmak o gizli kaçakların önüne geçmenin tek yolu.
Duvara monte edilmiş o kutunun içinden hafif bir cızırtı ya da tatlı bir tıkırtı geliyorsa kulak kabartmak lazım. Çoğu insan bunu ses etmez geçer ama o boruların ek yerlerinden sızan minik bir gaz kokusu bütün keyfi kaçırır...
Servis çağırmadan önce elini dış üniteye doğru uzatıp şöyle bir yoklamalı insan. Bakır boruların üzerinde minik buz tanecikleri ya da ıslaklık varsa durum ciddidir.
Zaten o zehirli gaz havaya karışırken kendine has hafif tatlımsı bir koku bırakır ortama... Burnuna garip bir kimyasal geliyorsa hemen pencereleri ardına kadar açıp odadan uzaklaşmak en akıllıcası.
Kaçağın yerini bulmak öyle herkesin harcı değildir usta gözü ister. Sabköpüklü suyla boruları köpükleyip baloncukları izlemek eski ama en garanti yöntemdir...
Bir kere o gaz azaldı mı motor kendini korumaya alamaz da yanar valla. Kompresör dediğin kalptir sonuçta, susuz kalmış motor gibi o da pert olur gider.
Tamir bittikten sonra "tamamdır bu iş" deyip arkaya yaslanmamak gerek. Vakumlama yapılmadan basılan her damla gaz aslında parayı sokağa atmaktan başka bir şey değil...
Yılda bir kez o filtreleri temizletmek yetmiyor işte bazen. Boru izolasyonlarını kontrol ettirmek, ek yerlerini sıkılatmak o gizli kaçakların önüne geçmenin tek yolu.