Kerem Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Aracınızın altından gelen o garip tıkırtılar veya yanan motor arıza lambası genelde kahve molanızı zehir etmeye yeter de artar bile, özellikle de sorun katalitik konvertöre dayandıysa.
Çoğu usta "ikisi de değişecek" der geçer, insan da düşünmeden edemez, acaba gerçekten cebimdekileri son kuruşuna kadar yolmak mı istiyorlar yoksa gerçekten bir bağ var mı aralarında.
Oksijen sensörü dediğimiz parça aslında motorun nefesini ölçen minik bir burun gibidir, egzoz gazındaki oksijen miktarını sezer ve beyne haber uçurur.
Katalitik konvertör ise tıkanıp görevini yapamaz hale geldiğinde, arkadaki o sensör de sürekli yanlış sinyaller üretmeye başlar ve zavallı sensör aslında sağlam olsa bile suçlu ilan edilir.
Zaten zehirli gazları süzemeyen bir parçanın arkasında çalışan sensörün uzun ömürlü olmasını beklemek biraz safça olur, çünkü o kurum ve zehirli atıklar hassas ucu hızla körletir.
Bazen sırf ucuz olsun diye sadece sensörü değiştirir insan ama bin kilometre gitmeden o lamba yine yanar, çünkü ana kaynak yani o petekli yapı hâlâ hasta yatmaktadır.
Tam tersi senaryoda ise sıfır takılan canavar gibi bir konvertör, bozuk veya okuma yapmaktan yorulmuş eski bir sensör yüzünden birkaç ay içinde yine zehirlenip tıkanabilir.
Usta koltuğuna oturduğunuzda size "ikisi paket" dediklerinde hemen paranoyaklaşmayın, çünkü bu iki parça karı-koca gibidir, biri hastalandığında diğeri de ister istemez yataklara düşer.
Tabii parası kolay kazanılmıyor, bütçe sarsılıyor, insan en azından "acaba sadece bunu yapsak kurtarır mıyız" diye umut ediyor ama motor mühendisliği maalesef duygusal kararlardan pek anlamıyor.
Eğer sensörün üzerindeki o siyah kabuk bağlamış kurum tabakasını kendi gözünüzle bir görseniz, "bunu kesin değiştirmeliyim" derdiniz zaten, çünkü o haliyle sağlıklı düşünmesi imkansız.
Yani işin özü, paraya kıyıp ikisini aynı anda değiştirmek ilk başta can yaksa da, uzun vadede sizi aynı sanayiye üçüncü kez gitmekten ve usta kapısında beklemekten kurtarır.
Çoğu usta "ikisi de değişecek" der geçer, insan da düşünmeden edemez, acaba gerçekten cebimdekileri son kuruşuna kadar yolmak mı istiyorlar yoksa gerçekten bir bağ var mı aralarında.
Oksijen sensörü dediğimiz parça aslında motorun nefesini ölçen minik bir burun gibidir, egzoz gazındaki oksijen miktarını sezer ve beyne haber uçurur.
Katalitik konvertör ise tıkanıp görevini yapamaz hale geldiğinde, arkadaki o sensör de sürekli yanlış sinyaller üretmeye başlar ve zavallı sensör aslında sağlam olsa bile suçlu ilan edilir.
Zaten zehirli gazları süzemeyen bir parçanın arkasında çalışan sensörün uzun ömürlü olmasını beklemek biraz safça olur, çünkü o kurum ve zehirli atıklar hassas ucu hızla körletir.
Bazen sırf ucuz olsun diye sadece sensörü değiştirir insan ama bin kilometre gitmeden o lamba yine yanar, çünkü ana kaynak yani o petekli yapı hâlâ hasta yatmaktadır.
Tam tersi senaryoda ise sıfır takılan canavar gibi bir konvertör, bozuk veya okuma yapmaktan yorulmuş eski bir sensör yüzünden birkaç ay içinde yine zehirlenip tıkanabilir.
Usta koltuğuna oturduğunuzda size "ikisi paket" dediklerinde hemen paranoyaklaşmayın, çünkü bu iki parça karı-koca gibidir, biri hastalandığında diğeri de ister istemez yataklara düşer.
Tabii parası kolay kazanılmıyor, bütçe sarsılıyor, insan en azından "acaba sadece bunu yapsak kurtarır mıyız" diye umut ediyor ama motor mühendisliği maalesef duygusal kararlardan pek anlamıyor.
Eğer sensörün üzerindeki o siyah kabuk bağlamış kurum tabakasını kendi gözünüzle bir görseniz, "bunu kesin değiştirmeliyim" derdiniz zaten, çünkü o haliyle sağlıklı düşünmesi imkansız.
Yani işin özü, paraya kıyıp ikisini aynı anda değiştirmek ilk başta can yaksa da, uzun vadede sizi aynı sanayiye üçüncü kez gitmekten ve usta kapısında beklemekten kurtarır.