Mehmet Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Arabayı çalıştırdın, o sarı motor arıza lambası yine yandı... Ekranlarda "egzoz sistemi arızası" uyarısı yanıp sönüyor. Herkesin dilinde aynı ezber cümle: "Usta, oksijen sensöründen yapıyordur ya, değiştir gitsin." O kadar basit mi sanıyorsun? Değil işte. Bozuk bir lambda sensörü, arkasından devasa bir zincirleme reaksiyon başlatır; o pahalıca katalitik konvertörü var ya, işte o tam bu noktada ağır ağır zehirlenir.
Sensör bozulduğunda motor beynine yalan söyler. Zengin karışım mı, fakir karışım mı; beyin artık ne yaptığını bilemez hale gelir. Sürekli çiğ yakıt püskürtülen silindirler, egzoz borusundan dışarıya yanmamış benzin kusmaya başlar. İşte o an tehlike çanları çalıyor demektir. Konvertörün içi o zehirli ve aşırı sıcak yakıtla dolup taşar...
Seramik petekler o kadar yüksek ısıya dayanamaz, erir gider. Katalitik konvertör denilen o metal kutunun içi bir kez pert oldu mu, artık geri dönüşü yoktur. "Sadece bir sensör arızası" deyip geçiştirdiğin o küçük parça, seni doğrudan serviste beş-on katı masrafla yüz yüze bırakır. Kimse de çıkıp sana "bak bu sensör konvertörü bitirir" diye erken uyarıda bulunmaz.
Peki ne yapacaksın? Arıza lambasını gördüğün an bilgisayara bağlatıp hatayı silip geçmek en büyük safllıktır. O sensör değişecek, nokta. Yan sanayi ucuz parçalarla motorun kimyasını daha da bozma... Orijinal olmayan her parça o konvertörün mezarını biraz daha kazar çünkü.
Paradan kaçayım derken bütün egzoz sistemini çöpe atmak istiyorsan, tabi ki bekleyebilirsin. Ama unutma, o konvertör bir tıkandığına, araba hem ciğerini hem gücünü kaybeder, yokuşlarda nefesi kesilir. Erken müdahale hayat kurtarır derler, bu işin de, arabanın da tek kuralı budur. Sensörü ihmal etme, motorunun sonunu hazırlama...
Sensör bozulduğunda motor beynine yalan söyler. Zengin karışım mı, fakir karışım mı; beyin artık ne yaptığını bilemez hale gelir. Sürekli çiğ yakıt püskürtülen silindirler, egzoz borusundan dışarıya yanmamış benzin kusmaya başlar. İşte o an tehlike çanları çalıyor demektir. Konvertörün içi o zehirli ve aşırı sıcak yakıtla dolup taşar...
Seramik petekler o kadar yüksek ısıya dayanamaz, erir gider. Katalitik konvertör denilen o metal kutunun içi bir kez pert oldu mu, artık geri dönüşü yoktur. "Sadece bir sensör arızası" deyip geçiştirdiğin o küçük parça, seni doğrudan serviste beş-on katı masrafla yüz yüze bırakır. Kimse de çıkıp sana "bak bu sensör konvertörü bitirir" diye erken uyarıda bulunmaz.
Peki ne yapacaksın? Arıza lambasını gördüğün an bilgisayara bağlatıp hatayı silip geçmek en büyük safllıktır. O sensör değişecek, nokta. Yan sanayi ucuz parçalarla motorun kimyasını daha da bozma... Orijinal olmayan her parça o konvertörün mezarını biraz daha kazar çünkü.
Paradan kaçayım derken bütün egzoz sistemini çöpe atmak istiyorsan, tabi ki bekleyebilirsin. Ama unutma, o konvertör bir tıkandığına, araba hem ciğerini hem gücünü kaybeder, yokuşlarda nefesi kesilir. Erken müdahale hayat kurtarır derler, bu işin de, arabanın da tek kuralı budur. Sensörü ihmal etme, motorunun sonunu hazırlama...