Murat Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Sürüş esnasında elinizin altındaki o metal parçanın birdenbire zangır zangır titremesi... İnsanın avuç içlerini terleten, daha da önemlisi zihnini hemen en kötü senaryoya sürükleyen o tuhaf his. Direksiyon titremesi dediğiniz şey genelde balans ayarıyla veya eğilmiş bir jantla ilişkilendirilir; peki ya mesele doğrudan kaputun altındaki o devasa güç ünitesiyse?
Motorun kendi içindeki o hassas çalışma dengesi bozulduğunda, ortaya çıkan düzensiz sarsıntının ilk vuracağı yer ne yazık ki sürücü kabinidir. Yanma odalarından birinde ateşleme gerçekleşmediğinde veya silindirlerden biri tabiri caizse "tepmeyi" kestiğinde, oluşan o devasa mekanik titreşim saniyeler içinde ön takıma kadar ulaşır. Yanlış yakıt karışımı veya arızalı bir buji yüzünden motor sarsıntıya geçti mi, direksiyonu sabit tutmak neredeyse imkansız hale gelir.
Aslında direksiyonun arkasındaki o titreşimin kaynağını anlamak için arabanın duruşuna bakmak yeterli. Araç rölantide çalışırken, yani tamamen durur vaziyetteyken bile elinizde o karıncalanmayı hissediyor musunuz? Eğer araba hareket etmiyorken bile direksiyon titreşmeye devam ediyorsa, tekerlekleri suçlamayı bir kenara bırakıp doğrudan motor ateşleme sistemine bakmak gerekir...
Motor ile şasi arasındaki o gizli kahramanları, yani motor takozlarını gözden kaçırmamak lazım. Kauçuk aksamı zamanla aşınan, yırtılan veya sertliğini kaybeden bir motor takoz, bloğun ürettiği doğal titreşimi yutamaz hale gelir. Normalde hissetmemeniz gereken o mekanik çalışma ritmi, sönümlenemediği için doğrudan direksiyon miline, oradan da tam avcunuzun içine yansır.
Gaza bastıkça artan, hızlandıkça elinizi uyuşturan o sarsıntı bazen sadece bir tekerlek sorunu gibi görünür ama motorun yük altındaki tepkisi çok daha farklıdır. Yakıt sistemindeki bir tıkanıklık veya hava akış debimetresindeki küçük bir sapma dahi motorun düzensiz tork üretmesine yol açar. Tork düzensizleştiğinde ise araç ivmelenirken direksiyon kayda değer şekilde titremeye başlar.
Direksiyondaki titremenin motor kaynaklı olup olmadığını anlamanın en pratik yolu, debriyaja basıp veya vitesi boşa alıp aracı kendi ivmesiyle süzülmeye bırakmaktır. Vitesi boşa aldığınız an o gıcık titreme bir anda bıçak gibi kesiliyorsa... Anlayın ki sorun yürüyen aksamda veya tekerleklerde değil, doğrudan motorun ürettiği güç döngüsündedir.
Sanayide usta usta gezmeden önce hissettiklerinizi iyi not edin; zira motor arızasından kaynaklanan titreşim ile ön takımdan gelen titreme birbiriyle asla aynı ritimde vurmaz. Biri daha derin, motorun çalışma devrine bağlı olarak değişen ritmik bir vuruntuyken; diğeri sadece yolun durumuna ve tekerleğin dönme hızına odaklıdır. Sesini dinleyin, elinizdeki o hissin ne zaman başlayıp ne zaman bittiğine iyi odaklanın.
Motorun kendi içindeki o hassas çalışma dengesi bozulduğunda, ortaya çıkan düzensiz sarsıntının ilk vuracağı yer ne yazık ki sürücü kabinidir. Yanma odalarından birinde ateşleme gerçekleşmediğinde veya silindirlerden biri tabiri caizse "tepmeyi" kestiğinde, oluşan o devasa mekanik titreşim saniyeler içinde ön takıma kadar ulaşır. Yanlış yakıt karışımı veya arızalı bir buji yüzünden motor sarsıntıya geçti mi, direksiyonu sabit tutmak neredeyse imkansız hale gelir.
Aslında direksiyonun arkasındaki o titreşimin kaynağını anlamak için arabanın duruşuna bakmak yeterli. Araç rölantide çalışırken, yani tamamen durur vaziyetteyken bile elinizde o karıncalanmayı hissediyor musunuz? Eğer araba hareket etmiyorken bile direksiyon titreşmeye devam ediyorsa, tekerlekleri suçlamayı bir kenara bırakıp doğrudan motor ateşleme sistemine bakmak gerekir...
Motor ile şasi arasındaki o gizli kahramanları, yani motor takozlarını gözden kaçırmamak lazım. Kauçuk aksamı zamanla aşınan, yırtılan veya sertliğini kaybeden bir motor takoz, bloğun ürettiği doğal titreşimi yutamaz hale gelir. Normalde hissetmemeniz gereken o mekanik çalışma ritmi, sönümlenemediği için doğrudan direksiyon miline, oradan da tam avcunuzun içine yansır.
Gaza bastıkça artan, hızlandıkça elinizi uyuşturan o sarsıntı bazen sadece bir tekerlek sorunu gibi görünür ama motorun yük altındaki tepkisi çok daha farklıdır. Yakıt sistemindeki bir tıkanıklık veya hava akış debimetresindeki küçük bir sapma dahi motorun düzensiz tork üretmesine yol açar. Tork düzensizleştiğinde ise araç ivmelenirken direksiyon kayda değer şekilde titremeye başlar.
Direksiyondaki titremenin motor kaynaklı olup olmadığını anlamanın en pratik yolu, debriyaja basıp veya vitesi boşa alıp aracı kendi ivmesiyle süzülmeye bırakmaktır. Vitesi boşa aldığınız an o gıcık titreme bir anda bıçak gibi kesiliyorsa... Anlayın ki sorun yürüyen aksamda veya tekerleklerde değil, doğrudan motorun ürettiği güç döngüsündedir.
Sanayide usta usta gezmeden önce hissettiklerinizi iyi not edin; zira motor arızasından kaynaklanan titreşim ile ön takımdan gelen titreme birbiriyle asla aynı ritimde vurmaz. Biri daha derin, motorun çalışma devrine bağlı olarak değişen ritmik bir vuruntuyken; diğeri sadece yolun durumuna ve tekerleğin dönme hızına odaklıdır. Sesini dinleyin, elinizdeki o hissin ne zaman başlayıp ne zaman bittiğine iyi odaklanın.