Mehmet Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Radyatörün kapağını en son ne zaman açtınız? Çoğu sürücü kaputu sadece silecek suyu bittiğinde kaldırır. Oysa o renkli sıvının, yani antifrizin sessiz sedasız can çekişiyor olması an meselesidir. Zamanla özelliğini kaybeden bu sıvı, motorun içinde adeta bir asite dönüşebilir...
Sızıntılar genellikle kendini hemen belli etmez. Sabah arabanın başına geldiğinizde yerde gördüğünüz o birkaç damla yeşil ya da pembe sıvı... İşte bu, sistemde bir yerlerin delindiğinin ilk işaretidir. Hafife almaya gelmez, arkasından büyük masraflar açabilir.
Genleşme tankındaki seviye sürekli düşüyorsa bir yerlerde ters giden bir şeyler var demektir. Hortum kelepçeleri gevşemiş olabilir, belki de radyatör petekleri ömrünü tamamlamıştır. Bir ustaya göstermekte fayda var, kendi kendine geçecek bir durum değil çünkü.
Bazen de sorun tamamen kimyasaldır. Farklı renklerdeki antifrizleri birbirine karıştırmak gibi bir hata yapıyor pek çok insan. Yeşil ile kırmızıyı karıştırırsanız ne mi olur? Motorun içinde çamur gibi, pelte kıvamında bir tortu birikir ve kanallar tıkanır.
Hararet göstergesi aniden yükselmeye başladıysa sağa çekme vaktiniz gelmiş demektir. Motor bloku çatlayabilir, silindir kapak contası yanabilir... Antifriz görevini yapamadığında, motorun sıcaklığı kontrol altından çıkar ve metal metale zarar vermeye başlar.
Kışın donmasın diye koyuyoruz ama yazın kaynamayı önlediğini unutuyoruz. Antifriz sadece bir kış koruyucusu değildir, dört mevsim motorun can damarıdır. Sıcak yaz günlerinde motorun hararet yapmasını engelleyen yegane şey o renkli sıvının kalitesidir.
Sistemde biriken pas ve kireç tortuları devirdaim pompasının kanatçıklarını aşındırır. Pompa dönemediğinde sıvı içeride sıkışıp kalır. Su pompası kilitlendiği an, triger kayışına kadar uzanan bir felaket zinciri tetiklenebilir aslında.
Kokudan da anlayabilirsiniz bir şeylerin yolunda gitmediğini. Kaloriferi açtığınızda içeriye tatlımsı, kimyasal bir koku yayılıyorsa göğsün altındaki kalorifer peteği sızdırıyor demektir. Ön camda durup dururken oluşan o garip buğulanma da cabası...
Yılda bir kez antifrizin derecesini ölçtürmek hayat kurtarır. Bir refraktometre ile yapılacak iki dakikalık ölçüm, size binlerce liralık motor yenileme masrafından kurtarabilir. İhmal etmeyin, bu hafta sonu bir servise uğrayıp baktırın derim.
Sızıntılar genellikle kendini hemen belli etmez. Sabah arabanın başına geldiğinizde yerde gördüğünüz o birkaç damla yeşil ya da pembe sıvı... İşte bu, sistemde bir yerlerin delindiğinin ilk işaretidir. Hafife almaya gelmez, arkasından büyük masraflar açabilir.
Genleşme tankındaki seviye sürekli düşüyorsa bir yerlerde ters giden bir şeyler var demektir. Hortum kelepçeleri gevşemiş olabilir, belki de radyatör petekleri ömrünü tamamlamıştır. Bir ustaya göstermekte fayda var, kendi kendine geçecek bir durum değil çünkü.
Bazen de sorun tamamen kimyasaldır. Farklı renklerdeki antifrizleri birbirine karıştırmak gibi bir hata yapıyor pek çok insan. Yeşil ile kırmızıyı karıştırırsanız ne mi olur? Motorun içinde çamur gibi, pelte kıvamında bir tortu birikir ve kanallar tıkanır.
Hararet göstergesi aniden yükselmeye başladıysa sağa çekme vaktiniz gelmiş demektir. Motor bloku çatlayabilir, silindir kapak contası yanabilir... Antifriz görevini yapamadığında, motorun sıcaklığı kontrol altından çıkar ve metal metale zarar vermeye başlar.
Kışın donmasın diye koyuyoruz ama yazın kaynamayı önlediğini unutuyoruz. Antifriz sadece bir kış koruyucusu değildir, dört mevsim motorun can damarıdır. Sıcak yaz günlerinde motorun hararet yapmasını engelleyen yegane şey o renkli sıvının kalitesidir.
Sistemde biriken pas ve kireç tortuları devirdaim pompasının kanatçıklarını aşındırır. Pompa dönemediğinde sıvı içeride sıkışıp kalır. Su pompası kilitlendiği an, triger kayışına kadar uzanan bir felaket zinciri tetiklenebilir aslında.
Kokudan da anlayabilirsiniz bir şeylerin yolunda gitmediğini. Kaloriferi açtığınızda içeriye tatlımsı, kimyasal bir koku yayılıyorsa göğsün altındaki kalorifer peteği sızdırıyor demektir. Ön camda durup dururken oluşan o garip buğulanma da cabası...
Yılda bir kez antifrizin derecesini ölçtürmek hayat kurtarır. Bir refraktometre ile yapılacak iki dakikalık ölçüm, size binlerce liralık motor yenileme masrafından kurtarabilir. İhmal etmeyin, bu hafta sonu bir servise uğrayıp baktırın derim.