Hamza Usta
Kayıtlı Kullanıcı
TÜVTÜRK kuyruğunda saatlerce bekleyip hafif kusurla yırtacağını zannedenler motor bloğundaki o yeşilimsi kireç kalıntısını görünce masumiyet maskesini aniden düşürüveriyor; sızdıran su pompası veya radyatör peteğindeki kılcal çatlaklar doymak bilmez birer ağır kusur avcısıdır aslında. Glikol bazlı bu zehirli sıvı contalardan sızıp blok üzerinde kristalleştiğinde muayene amiri alt koruma plastiğini söktürür, gözünün yaşına bakmaz, damla damla yere damlayan o mavi su bütün emeğini bir dakikada çöpe atar. Radyatör kapağının aralığından sızan buharlaşmış korozyon izleri bile istasyondaki mühendisin ilk dikkat ettiği detaylardandır; adamlar rengine, yoğunluğuna ve hatta kokusuna bakarak sistemin ömrünü saniyeler içinde okuyorlar. Kaçak varsa yokluktan değil lüksten kalırsın, unutma bunu...
Paslı suyla çalışan bir soğutma sistemi muayenede doğrudan güvensizlik sebebi sayılır çünkü o pas, devirdaim pompasının kanatçıklarını çoktan yemiş bitirmiştir. Termostatik valf zamanında açılmıyor mu, fan müşürü kestirmeden mi çalışıyor; istasyondaki egzoz gazı analizi sırasında motor hararete bindiği an egzoz probunu apar topar geri çekerler. Blok içi korozyon doğrudan motorun verimini düşürür, egzoz emisyon değerlerini tavan yaptırır; işte o zaman muayeneden kalmanın ana sebebi kağıt üstünde emisyon gibi görünse de asıl suçlu yıllarca değişmeyen o çürümüş antifrizdir. Kimse sana motorunun içindeki pası sormaz ama o duman analizindeki hidrokarbon patlaması her şeyi açık eder.
Hortum kelepçelerinden sızan o yapışkan tortular hafif kusurla atlatılır sanılıyor ama kelepçenin dişleri sıyırmışsa ve oradan tazyikli su fışkırma riski varsa muayene masasında kalırsın, nokta. Genleşme kabının kapağındaki o lastik conta zamanla taş gibi sertleşir, basıncı tutamaz ve sistem kaynama noktasına erken ulaşır; TÜVTÜRK personeli kapak keçesinin esnekliğine bile parmak ucuyla bastırıp bakar. Yedek su deposunun içi çamur deryasıysa, antifriz yerine çeşme suyu basıp geçmiş yılların kirecini orada depoladıysan o araba o periyottan temiz çıkamaz. Ne yani, üç kuruşluk antifriz parasından kaçıp muayene tekrarı için o kadar yolu iki kez tepmek mantıklı mı...
Antifrizin sadece kışın donmayı önlediğini sanan o saf zihniyet yüzünden her gün onlarca araç altındaki havuzcuklar yüzünden seferden men ediliyor. Alüminyum silindir kapağı ile döküm blok arasındaki conta o asitli, özelliği kaçmış sıvının hücumuyla eriyip suya yağ karıştırdığında iş işten çoktan geçmiş oluyor zaten. Muayene istasyonuna girmeden önce kaputu açıp şöyle bir alt takıma, radyatör peteklerine, kelepçe diplerine fener tutan adam o ağır kusuru önceden görür, telafisini yapar. Yoksa istasyondaki çukurun üzerinde o kırmızı sıvının sızıntısını gördüğün an, "abi boru yeni gevşemiş" bahanelerinin hepsi boşa kürek çekmektir.
Paslı suyla çalışan bir soğutma sistemi muayenede doğrudan güvensizlik sebebi sayılır çünkü o pas, devirdaim pompasının kanatçıklarını çoktan yemiş bitirmiştir. Termostatik valf zamanında açılmıyor mu, fan müşürü kestirmeden mi çalışıyor; istasyondaki egzoz gazı analizi sırasında motor hararete bindiği an egzoz probunu apar topar geri çekerler. Blok içi korozyon doğrudan motorun verimini düşürür, egzoz emisyon değerlerini tavan yaptırır; işte o zaman muayeneden kalmanın ana sebebi kağıt üstünde emisyon gibi görünse de asıl suçlu yıllarca değişmeyen o çürümüş antifrizdir. Kimse sana motorunun içindeki pası sormaz ama o duman analizindeki hidrokarbon patlaması her şeyi açık eder.
Hortum kelepçelerinden sızan o yapışkan tortular hafif kusurla atlatılır sanılıyor ama kelepçenin dişleri sıyırmışsa ve oradan tazyikli su fışkırma riski varsa muayene masasında kalırsın, nokta. Genleşme kabının kapağındaki o lastik conta zamanla taş gibi sertleşir, basıncı tutamaz ve sistem kaynama noktasına erken ulaşır; TÜVTÜRK personeli kapak keçesinin esnekliğine bile parmak ucuyla bastırıp bakar. Yedek su deposunun içi çamur deryasıysa, antifriz yerine çeşme suyu basıp geçmiş yılların kirecini orada depoladıysan o araba o periyottan temiz çıkamaz. Ne yani, üç kuruşluk antifriz parasından kaçıp muayene tekrarı için o kadar yolu iki kez tepmek mantıklı mı...
Antifrizin sadece kışın donmayı önlediğini sanan o saf zihniyet yüzünden her gün onlarca araç altındaki havuzcuklar yüzünden seferden men ediliyor. Alüminyum silindir kapağı ile döküm blok arasındaki conta o asitli, özelliği kaçmış sıvının hücumuyla eriyip suya yağ karıştırdığında iş işten çoktan geçmiş oluyor zaten. Muayene istasyonuna girmeden önce kaputu açıp şöyle bir alt takıma, radyatör peteklerine, kelepçe diplerine fener tutan adam o ağır kusuru önceden görür, telafisini yapar. Yoksa istasyondaki çukurun üzerinde o kırmızı sıvının sızıntısını gördüğün an, "abi boru yeni gevşemiş" bahanelerinin hepsi boşa kürek çekmektir.