Emre Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Aracınızın egzozundan o koyu bulut yükseldiğinde, sadece havayı kirletmiyorsunuz; motorunuzun içindeki sessiz çığlığı görmezden geliyorsunuz. O siyah duman, yanma odasında işlerin hiç de yolunda gitmediğinin, yakıtın havayla buluşurken mahsur kaldığının en net kanıtıdır. Yıllar önce bir gazete köşesinde motor arızalarını yazarken de söylerdim, bugün de aynı noktadayım: Metal aksam dert yanmaz, sadece iz bırakır...
Zavallı enjektörler, kalitesiz yakıtın kurbanı olduğunda motor kendi kendine boğulmaya başlar. Püskürtülmesi gereken mazot adeta damla damla sızar, yanmadan dışarı atılmaya çalışılır ve o katran karası kirlilik ortaya çıkar. Belki de sorun sadece tıkalı bir hava filtresidir, kimbilir... Motor nefes alamazsa, içindeki ateşi nasıl doğru düzgün yakabilir ki?
Basit bir sensör hatası bazen tüm sistemi altüst etmeye yeter de artar bile. Bilgisayara bağlayıp hatayı silmek işin en kolayı, peki ya asıl kök neden? Elektronik beyin yanlış sinyal gönderdiğinde, silindirlere giden yakıt dengesi altüst olur ve sonuç yine o tanıdık siyah kabusa çıkar. Kimi zaman küçük bir parça yüzünden bütün emekler heba olur...
Egzoz muayenesinden kalmak işin en hafif tarafı, asıl tehlike motorun kalbine inen ağır darbedir. Kurum bağlayan pistonlar, tıkanan EGR valfleri ve katlanarak artan yakıt masrafı... Arabanıza biraz şefkat göstermezseniz, o da size yolda en beklenmedik anlarda sırtını dönecektir. Ne diyordum, kulak vermeli insan motorun o titrek sesine...
Kaliteli yakıt kullanmak ve zamanında bakım yapmak bu işin hem sırrı hem de tek kurtuluş yoludur. Ustaya gitmeden önce kendi elinizle yapabileceğiniz küçük kontroller bazen servet ödemenizi engeller. Belki de sadece biraz yola çıkıp motoru yüksek devirde açmak gerekiyordur, denemekten ne çıkar... Arabanızı tanıyın, o size zaten ne derdi olduğunu uzun uzun anlatacaktır.
Zavallı enjektörler, kalitesiz yakıtın kurbanı olduğunda motor kendi kendine boğulmaya başlar. Püskürtülmesi gereken mazot adeta damla damla sızar, yanmadan dışarı atılmaya çalışılır ve o katran karası kirlilik ortaya çıkar. Belki de sorun sadece tıkalı bir hava filtresidir, kimbilir... Motor nefes alamazsa, içindeki ateşi nasıl doğru düzgün yakabilir ki?
Basit bir sensör hatası bazen tüm sistemi altüst etmeye yeter de artar bile. Bilgisayara bağlayıp hatayı silmek işin en kolayı, peki ya asıl kök neden? Elektronik beyin yanlış sinyal gönderdiğinde, silindirlere giden yakıt dengesi altüst olur ve sonuç yine o tanıdık siyah kabusa çıkar. Kimi zaman küçük bir parça yüzünden bütün emekler heba olur...
Egzoz muayenesinden kalmak işin en hafif tarafı, asıl tehlike motorun kalbine inen ağır darbedir. Kurum bağlayan pistonlar, tıkanan EGR valfleri ve katlanarak artan yakıt masrafı... Arabanıza biraz şefkat göstermezseniz, o da size yolda en beklenmedik anlarda sırtını dönecektir. Ne diyordum, kulak vermeli insan motorun o titrek sesine...
Kaliteli yakıt kullanmak ve zamanında bakım yapmak bu işin hem sırrı hem de tek kurtuluş yoludur. Ustaya gitmeden önce kendi elinizle yapabileceğiniz küçük kontroller bazen servet ödemenizi engeller. Belki de sadece biraz yola çıkıp motoru yüksek devirde açmak gerekiyordur, denemekten ne çıkar... Arabanızı tanıyın, o size zaten ne derdi olduğunu uzun uzun anlatacaktır.