Kerem Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Arabanın kaputunu açıp da o karmaşık motor bloğuna baktığım zaman yıllarca gazetecilik yapmanın verdiği o merak duygusuyla hep aynı şeyi düşünürüm: Bütün bu metal yığını aslında ufacık bir sensörün eline bakıyor. Toyota kullananların pek çoğu araçlarının motor arıza ışığı yandığında hemen en kötüsünü düşünür, büyük bir masraf kapıda zanneder ama işin aslı genellikle o kadar da korkunç değildir. Motorun hemen hava filtre kutusunun çıkışında duran, parmak kadar küçük bir parçadan bahsediyorum; hava akış metresi ya da ustaların tabiriyle MAF sensörü. Motorun içine giren havanın miktarını ve yoğunluğunu anlık olarak ölçüp aracın beynine haber veren bu mini parça tozlandığında veya arızalandığında motor tam anlamıyla ne yapacağını şaşırıyor. Sanki burnu tıkalı bir insanın maraton koşmaya çalışması gibi bir şey bu, ne kadar zorlarsanız zorlayın o eski performansı alamıyorsunuz...
Geçenlerde bir dostumun Corolla'sında başımıza geldi, gaza basıyorsunuz ama araba adeta isteksizce ilerliyor, arkadan birisi arabayı çekiyormuş hissi veriyor. İşte tam bu noktada sensörün gönderdiği yanlış sinyaller yüzünden araç beyni silindirlere ne kadar yakıt göndereceğini bilemiyor, ya çok fazla benzin püskürtüp ortalığı yakıt kokusuna boğuyor ya da yakıtı kesip aracı boğuyor. Işıklarda durduğunuzda rölantinin bir yükselip bir düşmesi, ibrenin kendi kendine dans etmesi falan tamamen bu kafa karışıklığının eseri. Bazen sadece rölanti dalgalanmasıyla da kalmıyor, ani hızlanmak istediğinizde araba silkelemeye başlıyor, hani sanki yakıt bitiyormuş gibi bir kesinti yaşatıyor sürücüye. İnsan ister istemez tedirgin oluyor yolda kalırım korkusuyla, acaba şanzıman mı gitti yoksa buji mi patladı diye kafada binbir türlü senaryo kuruyorsunuz.
Peki bu kadar hassas bir parça neden bu kadar çabuk pes ediyor, hiç düşündünüz mü? Cevabı Aslında çok basit: Bizim memleketin yollarındaki o toz, toprak ve ne yazık ki zamanında değiştirilmeyen ucuz hava filtreleri. Filtreden sızan ufacık bir toz tanesi bile zamanla o hassas sıcak tülün üzerine yapışıp kalıyor, üzerini bir katman gibi kaplıyor. Sensör üzerindeki o direnç teli tozla kaplanınca giden havanın sıcaklığını ve miktarını doğru ölçemiyor, haliyle beyni yanlış besliyor. Bazen de sırf üç beş kuruş kar edeceğiz diye sanayide taktırdığımız o yan sanayi filtreler yüzünden koskoca Japon mühendisliği bir anda çöp olabiliyor, orijinal parçanın yerini hiçbir şey tutmuyor işte...
Sanayiye gittiğinizde bazı ustalar hemen "bu parçanın yenisi alınacak, bunun tamiri olmaz" diyerek kestirip atabilir, sakin olun ve hemen cüzdana sarılmayın. Kendi tecrübelerimden biliyorum ki bu arızaların en az yarısı değişim gerektirmeden, sadece doğru bir temizlikle çözülebiliyor. Ama burada çok kritik bir detay var; sakın ha evde bulduğunuz balata spreyini veya pas sökücüyü alıp o sensörün içine sıkmayın, o hassas devreleri tamamen yakarsınız. Otonom parça satan yerlerde "MAF Sensör Temizleme Spreyi" diye özel yağsız spreyler satılıyor, onunla uzaktan birkaç fıs yapıp kendi kendine kurumasını beklemek çoğu zaman mucizeler yaratıyor. Birkaç yüz liralık bir spreyle binlerce liralık yeni sensör masrafından kurtulan o kadar çok insan gördüm ki...
Yine de temizlik her zaman kesin çözüm sunmayabiliyor, Bazen o hassas tel kopmuş oluyor ya da içindeki elektronik devre ömrünü tamamlıyor. Eğer temizledikten sonra da o gıcık motor arıza lambası sönmüyorsa, yakıt tüketiminiz hala tavan yapıyorsa artık kabullenme vaktidir demektir. Toyota'larda bu parçayı değiştirirken çıkma parçalara veya kalitesiz muadillerine çok güvenmemek lazım, çünkü arabanın beyni bu sensör konusunda inanılmaz seçici davranıyor. Yan sanayi bir sensör takarsanız lamba belki söner ama arabanın o fabrika çıkışı akıcı sürüş hissini bir daha kolay kolay yakalayamazsınız, benden söylemesi.
Geçenlerde bir dostumun Corolla'sında başımıza geldi, gaza basıyorsunuz ama araba adeta isteksizce ilerliyor, arkadan birisi arabayı çekiyormuş hissi veriyor. İşte tam bu noktada sensörün gönderdiği yanlış sinyaller yüzünden araç beyni silindirlere ne kadar yakıt göndereceğini bilemiyor, ya çok fazla benzin püskürtüp ortalığı yakıt kokusuna boğuyor ya da yakıtı kesip aracı boğuyor. Işıklarda durduğunuzda rölantinin bir yükselip bir düşmesi, ibrenin kendi kendine dans etmesi falan tamamen bu kafa karışıklığının eseri. Bazen sadece rölanti dalgalanmasıyla da kalmıyor, ani hızlanmak istediğinizde araba silkelemeye başlıyor, hani sanki yakıt bitiyormuş gibi bir kesinti yaşatıyor sürücüye. İnsan ister istemez tedirgin oluyor yolda kalırım korkusuyla, acaba şanzıman mı gitti yoksa buji mi patladı diye kafada binbir türlü senaryo kuruyorsunuz.
Peki bu kadar hassas bir parça neden bu kadar çabuk pes ediyor, hiç düşündünüz mü? Cevabı Aslında çok basit: Bizim memleketin yollarındaki o toz, toprak ve ne yazık ki zamanında değiştirilmeyen ucuz hava filtreleri. Filtreden sızan ufacık bir toz tanesi bile zamanla o hassas sıcak tülün üzerine yapışıp kalıyor, üzerini bir katman gibi kaplıyor. Sensör üzerindeki o direnç teli tozla kaplanınca giden havanın sıcaklığını ve miktarını doğru ölçemiyor, haliyle beyni yanlış besliyor. Bazen de sırf üç beş kuruş kar edeceğiz diye sanayide taktırdığımız o yan sanayi filtreler yüzünden koskoca Japon mühendisliği bir anda çöp olabiliyor, orijinal parçanın yerini hiçbir şey tutmuyor işte...
Sanayiye gittiğinizde bazı ustalar hemen "bu parçanın yenisi alınacak, bunun tamiri olmaz" diyerek kestirip atabilir, sakin olun ve hemen cüzdana sarılmayın. Kendi tecrübelerimden biliyorum ki bu arızaların en az yarısı değişim gerektirmeden, sadece doğru bir temizlikle çözülebiliyor. Ama burada çok kritik bir detay var; sakın ha evde bulduğunuz balata spreyini veya pas sökücüyü alıp o sensörün içine sıkmayın, o hassas devreleri tamamen yakarsınız. Otonom parça satan yerlerde "MAF Sensör Temizleme Spreyi" diye özel yağsız spreyler satılıyor, onunla uzaktan birkaç fıs yapıp kendi kendine kurumasını beklemek çoğu zaman mucizeler yaratıyor. Birkaç yüz liralık bir spreyle binlerce liralık yeni sensör masrafından kurtulan o kadar çok insan gördüm ki...
Yine de temizlik her zaman kesin çözüm sunmayabiliyor, Bazen o hassas tel kopmuş oluyor ya da içindeki elektronik devre ömrünü tamamlıyor. Eğer temizledikten sonra da o gıcık motor arıza lambası sönmüyorsa, yakıt tüketiminiz hala tavan yapıyorsa artık kabullenme vaktidir demektir. Toyota'larda bu parçayı değiştirirken çıkma parçalara veya kalitesiz muadillerine çok güvenmemek lazım, çünkü arabanın beyni bu sensör konusunda inanılmaz seçici davranıyor. Yan sanayi bir sensör takarsanız lamba belki söner ama arabanın o fabrika çıkışı akıcı sürüş hissini bir daha kolay kolay yakalayamazsınız, benden söylemesi.