Yusuf Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Yıllarını yollarda ve haber peşinde koşarak geçirmiş biri olarak kaputu açtığımda ilk baktığım yer motorun kalbidir, hele ki konu bir Suzuki ise bu merakım hep bir kat daha fazla artmıştır çünkü Japon mühendisliğindeki o ince hesap, o hassas denge insanı hayrete düşürür; nitekim buji dediğimiz o küçük parça bütün bu ihtişamlı mekanizmanın hayatta kalma sebebidir ve bazen tek bir kıvılcım her şeyi değiştirir.
Sabahın erken saatlerinde marşa bastığınızda motorun o ilk anda verdiği tepki size her şeyi anlatır aslında, ya o kadim dostunuz gibi coşkuyla uyanır ya da homurdanarak isteksizce döner durur; işte o an ateşleme sisteminin yorgun düştüğünü, bujilerin tırnak aralarının zamanla açıldığını ve artık o eski gücünü yitirdiğini anlarsınız, ne demişler can çıkar huy çıkmaz ama bakımsız motor yola çıkmaz.
Garajdaki loş ışık altında eski bujileri söküp elime aldığımda üzerlerindeki o gri kurum tabakasına bakıp iç çekerim, kilometrelerce yol kat etmiş, binlerce patlamaya tanıklık etmiş o küçük metal parçası aslında ne kadar da sessiz bir kahramandır; acaba bizler hayat koşturmacasında kendi içimizdeki kıvılcımı bu kadar hor kullanıyor muyuz diye düşünmeden edemez insan, maalesef bazen arabamıza gösterdiğimiz özeni kendimizden esirgiyoruz.
Ateşleme bobinlerinden gelen yüksek akımın o buji başlığına ulaştığı anı gözünüzde canlandırın bir kere, saniyenin binde biri kadar bir zamanda gerçekleşen bu mucizevi olay sayesinde o devasa ağırlıktaki araç süzülerek ilerler; yani tırnaklar aşındıkça bu senkronizasyon bozulur, yakıt yanma odasında ziyan olur giden paralara mı yanarsınız yoksa motorun sarsıntısına mı bilemem.
Yetkili servislerin o steril ortamından çıkıp mahalle arasmdaki ustaların o samimi dükkanlarına sığındığım günleri özlerim bazen, usta eline anahtarı alır ve tık sesiyle çözer meseleyi; orijinal parça kullanmanın lüks değil adeta bir zorunluluk olduğunu, yan sanayi bujilerin o narin Suzuki motorlarını nasıl küstürdüğünü bizzat yaşayarak öğrendim çünkü her motor kendi dilini konuşur.
Uzun yola çıkmadan önce mutlaka motor kapağını açıp kabloları kontrol etme alışkanlığım hiç bitmedi, ne olur ne olmaz, yolda kalmaktansa evde terlemek iyidir; bazen sadece gevşemiş bir konnektör bütün planlarınızı altüst edebilir ki bu da bize teknolojinin ne kadar nazik olduğunu bir kez daha hatırlatır, işte tam bu yüzden bakımı ertelemek sadece zamana değil ruhunuza da ihanettir.
Sabahın erken saatlerinde marşa bastığınızda motorun o ilk anda verdiği tepki size her şeyi anlatır aslında, ya o kadim dostunuz gibi coşkuyla uyanır ya da homurdanarak isteksizce döner durur; işte o an ateşleme sisteminin yorgun düştüğünü, bujilerin tırnak aralarının zamanla açıldığını ve artık o eski gücünü yitirdiğini anlarsınız, ne demişler can çıkar huy çıkmaz ama bakımsız motor yola çıkmaz.
Garajdaki loş ışık altında eski bujileri söküp elime aldığımda üzerlerindeki o gri kurum tabakasına bakıp iç çekerim, kilometrelerce yol kat etmiş, binlerce patlamaya tanıklık etmiş o küçük metal parçası aslında ne kadar da sessiz bir kahramandır; acaba bizler hayat koşturmacasında kendi içimizdeki kıvılcımı bu kadar hor kullanıyor muyuz diye düşünmeden edemez insan, maalesef bazen arabamıza gösterdiğimiz özeni kendimizden esirgiyoruz.
Ateşleme bobinlerinden gelen yüksek akımın o buji başlığına ulaştığı anı gözünüzde canlandırın bir kere, saniyenin binde biri kadar bir zamanda gerçekleşen bu mucizevi olay sayesinde o devasa ağırlıktaki araç süzülerek ilerler; yani tırnaklar aşındıkça bu senkronizasyon bozulur, yakıt yanma odasında ziyan olur giden paralara mı yanarsınız yoksa motorun sarsıntısına mı bilemem.
Yetkili servislerin o steril ortamından çıkıp mahalle arasmdaki ustaların o samimi dükkanlarına sığındığım günleri özlerim bazen, usta eline anahtarı alır ve tık sesiyle çözer meseleyi; orijinal parça kullanmanın lüks değil adeta bir zorunluluk olduğunu, yan sanayi bujilerin o narin Suzuki motorlarını nasıl küstürdüğünü bizzat yaşayarak öğrendim çünkü her motor kendi dilini konuşur.
Uzun yola çıkmadan önce mutlaka motor kapağını açıp kabloları kontrol etme alışkanlığım hiç bitmedi, ne olur ne olmaz, yolda kalmaktansa evde terlemek iyidir; bazen sadece gevşemiş bir konnektör bütün planlarınızı altüst edebilir ki bu da bize teknolojinin ne kadar nazik olduğunu bir kez daha hatırlatır, işte tam bu yüzden bakımı ertelemek sadece zamana değil ruhunuza da ihanettir.