Mehmet Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Suzuki sahiplerinin ömrünü yiyen şu lanet antifriz hikayeleri artık kabaktan farksız bir hal aldı, kimse kusura bakmasın. Garaj köşelerinde usta diye gezen adamların "koy gitsin abi yeşil mavi fark etmez" safsatalarına inanıp alüminyum blokları çürüttünüz. Motor dediğin hassas bir kadındır, yanlış sıvıyı içine verirsen anında kusar; ya radyatör delinir ya da bloktan su kaynatmaya başlarsın. Vitara'sı olan da Swift'e binen de aynı hatayı yapıyor, antifrizin sadece kışın donmayı önleyen basit bir sudan ibaret olduğunu sanıyorlar. Oysa o yeşil ya da kırmızı sıvı, motorun damarlarındaki kandan başka bir şey değil ve niteliksiz bir şey koyduğunda içeride nasıl bir kimyasal savaş çıktığını hayal bile edemezsin...
Geçen hafta sanayide gözümle gördüm, adam yepyeni sayılabilecek aracının genleşme kabına bakkaldan alınma ucuz antifrizi basmış, motoru eline almasına ramak kalmıştı. Suzuki mühendisleri o motoru tasarlarken Japon hassasiyetiyle ince hesaplar yapmış, sen kalkıp "idare eder" mantığıyla merdiven altı ürünü motora sokarsan o araba sana yüz güldürür mü sanıyorsun? Su pompası pervaneleri erimiş, termostat kilitlenmiş, sahibi de kalkmış bana "Suzuki sorunlu araba usta" diye dert yanıyor. Asıl sorun motorda değil, senin paraya kıyıp doğru dürüst organik bazlı antifriz almayışında yatıyor, bunu ne zaman kafanıza sokacaksınız acaba?
Radyatör hortumlarının kelepçe yerlerinden sızdırdığı o tatlımsı koku var ya, işte o tehlikenin habercisidir ve asla görmezden gelinemez. Antifriz eksiltiyorsa bir araba, orada kesinlikle kronik ya da ihmal edilmiş bir çürüme vardır; ya blok tapaları deliniyor ya da radyatör petekleri çürüyüp gidiyor. Kimi dürüst olmayan ustalar "abi normaldir bu sıcaklarda eksiltir" diyerek seni başından savar, sakın inanma çünkü sağlıklı bir Suzuki su eksiltmez, nokta. Eğer eksiltiyorsa içeride ya kapak contası yanmak üzereye gelmiştir ya da o ucuz sıvı sistemi içeriden yiyip bitiriyordur, benden söylemesi...
Peki ne yapmak lazım dersen, o eski paslı suları tamamen sistemden tahliye etmeden yeni antifriz koymak sadece parayı çöpe atmaktır. Komple sistemi saf suyla yıkayıp o içerideki tortuyu, kireci tamamen dışarı atacaksın, başka türlü bu işin içinden çıkamazsın. Orijinal Suzuki mavi antifrizi ya da aynı standartları karşılayan kaliteli markaları seçeceksin, ucuzuna kaçayım derken motoru kucağına alırsın sonra. Unutma ki araba sana nasıl bakarsan o da sana öyle bakar, hele ki Japon motoru asla ihmale ve kalitesiz sıvıya gelmez, bunu acı tecrübelerle öğrenmeden önce aklını başına toplasan iyi edersin...
Geçen hafta sanayide gözümle gördüm, adam yepyeni sayılabilecek aracının genleşme kabına bakkaldan alınma ucuz antifrizi basmış, motoru eline almasına ramak kalmıştı. Suzuki mühendisleri o motoru tasarlarken Japon hassasiyetiyle ince hesaplar yapmış, sen kalkıp "idare eder" mantığıyla merdiven altı ürünü motora sokarsan o araba sana yüz güldürür mü sanıyorsun? Su pompası pervaneleri erimiş, termostat kilitlenmiş, sahibi de kalkmış bana "Suzuki sorunlu araba usta" diye dert yanıyor. Asıl sorun motorda değil, senin paraya kıyıp doğru dürüst organik bazlı antifriz almayışında yatıyor, bunu ne zaman kafanıza sokacaksınız acaba?
Radyatör hortumlarının kelepçe yerlerinden sızdırdığı o tatlımsı koku var ya, işte o tehlikenin habercisidir ve asla görmezden gelinemez. Antifriz eksiltiyorsa bir araba, orada kesinlikle kronik ya da ihmal edilmiş bir çürüme vardır; ya blok tapaları deliniyor ya da radyatör petekleri çürüyüp gidiyor. Kimi dürüst olmayan ustalar "abi normaldir bu sıcaklarda eksiltir" diyerek seni başından savar, sakın inanma çünkü sağlıklı bir Suzuki su eksiltmez, nokta. Eğer eksiltiyorsa içeride ya kapak contası yanmak üzereye gelmiştir ya da o ucuz sıvı sistemi içeriden yiyip bitiriyordur, benden söylemesi...
Peki ne yapmak lazım dersen, o eski paslı suları tamamen sistemden tahliye etmeden yeni antifriz koymak sadece parayı çöpe atmaktır. Komple sistemi saf suyla yıkayıp o içerideki tortuyu, kireci tamamen dışarı atacaksın, başka türlü bu işin içinden çıkamazsın. Orijinal Suzuki mavi antifrizi ya da aynı standartları karşılayan kaliteli markaları seçeceksin, ucuzuna kaçayım derken motoru kucağına alırsın sonra. Unutma ki araba sana nasıl bakarsan o da sana öyle bakar, hele ki Japon motoru asla ihmale ve kalitesiz sıvıya gelmez, bunu acı tecrübelerle öğrenmeden önce aklını başına toplasan iyi edersin...