Şehir İçinde Motor Yağı Eksiltiyor

Şehir İçinde Motor Yağı Eksiltiyor

Hakan Usta

Kayıtlı Kullanıcı
Puan 0
Çözümler 0
Katılım
15 Haz 2026
Mesajlar
585
Tepkime puanı
0
Hakan Usta
Dur kalkan trafiğin o bitmek bilmeyen temposu, motorun içindeki termal yükü aniden tavan yaptırıyor. Sürekli birinci ve ikinci viteste seyretmek, silindir kapak bölgesindeki sıcaklığın radyatör fanı devreye girse bile ideal çalışma aralığının üzerine çıkmasına yol açar. Bu ısı artışı, özellikle 5W-30 veya 0W-20 gibi düşük viskoziteli sentetik yağların moleküler yapısını zorlar ve buharlaşma kayıplarını katlar. Sıcaklık yükseldikçe yağın viskozite endeksi düşer, akışkanlaşan yağ silindir duvarlarında kalması gereken koruyucu filmi tam tutamaz... Hal böyle olunca, Segmanlar kartere süzülmesi gereken yağı sıyırmakta zorlanır ve bir kısmı yanma odasına kaçar.

Sık sık rölantide kalmak ve düşük devirde yüksek viteste zorlamak motor içi vakum dengesini tamamen bozar. Emme manifold çeperinde oluşan yüksek negatif basınç, karter havalandırma sistemini (PCV valfini) adeta bir süpürge gibi çalışmaya zorlar. Vakum gücü arttıkça, karterdeki yağ buharı ayrıştırıcıdan kaçıp doğrudan yanma odasına emilir. Bazen ışıklarda beklerken egzozdan hafifçe süzülen o belli belirsiz mavi duman... İşte tam olarak bu kontrolsüz emişin sonucudur. PCV valfinin içindeki yay zamanla esnekliğini kaybettiğinde, sistem şehir içi rölanti sürelerinde yağı içeri çekmeye devam eder.

Aksine uzun yolda sabit devirle akıp gitmekle şehir içi sıkışıklığı kıyaslamak çok büyük hatadır. Uzun yolda rüzgar direnci bloğu sürekli soğuturken, şehir içi sıkışıklığında yağ pompası düşük devir nedeniyle maksimum debide devirdaim yapamaz. Yağ panço ve kanallarda daha yavaş dolaştığı için lokal ısınmalar, yani sıcak noktalar oluşur. Bu bölgesel aşırı ısınma, yağın içindeki katkı maddelerini (viskozite geliştiriciler, deterjanlar) erken bozar. Bozulan yağ deterjan özelliğini yitirince segman kanallarında kurum birikir, yapışan segmanlar esnekliğini kaybettikçe silindir duvarını sıyıramaz hale gelir.

Supap gayd kalpakları veya diğer adıyla supap lastikleri sertleşmiş olabilir mi? Motoru kapatıp birkaç dakika sonra tekrar çalıştırdığınızda ya da rölantiden sonra ilk gaza bastığınızda oluşan vakum, sertleşmiş kauçuk lastiklerin arasından yağı süzerek silindirlere indirir. Yüksek km’li araçlarda otomobil üreticilerinin belirttiği 1000 kilometrede 0.5 litreye kadar olan eksilmeler çoğu zaman bu supap gaydı boşluklarından kaynaklanır. Kauçuk aksam yaşlandıkça esnekliğini kaybeder, sertleşen conta yüzeyi mili tam sarmalayamaz. Sızan yağ piston kafasında birikir ve ilk ateşlemede yanarak kaybolur.

Viskozite seçimini sadece kış soğuğuna göre değil, aracın çalıştığı yoğun trafik koşullarına göre de ayarlamak gerekmez mi? Yüksek viskoziteli bir yağa geçmek ilk etapta eksilmeyi azaltıyor gibi görünse de, turboşarj milindeki veya eksantrik mil yataklarındaki dar yağ kanallarına ulaşımı geciktirebilir. Çok ince yağ ısınarak buharlaşır, çok kalın yağ ise ilk çalıştırmada yatakları susuz bırakır... İki ucu keskin bıçak. Araç üreticisinin önerdiği API ve ACEA standartlarından sapmadan, yüksek sıcaklık yüksek kayma (HTHS) değerine sahip kaliteli sentetik tabanlı ürünlere yönelmek en mantıklı hamledir.

Piston segmanlarındaki aşınmayı gözle göremezsiniz ama kompresyon testiyle her şey ortaya saçılır. Kompresyon segmanı sağlam olsa bile en alttaki yağ sıyırıcı segman esnekliğini kaybettiğinde, silindir yüzeyindeki huni gibi açılan mikronluk honlama çizgilerinde biriken yağ kartere geri süpürülemez. Yanma odasındaki binlerce derecelik sıcaklıkla karşılaşan o mikron seviyesindeki yağ filmi anında yakıta karışır. Yağ seviye çubuğunu her hafta sonu aynı düz zeminde, motor soğukken çekip bakmak bu yüzden bir alışkanlık olmalı. Eksilme fark edildiği an ekleme yapıp yağsız sürüşün getireceği daha büyük mekanik felaketlerin önüne geçilmeli.
 
Geri