Kerem Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Sıcak motorun karşısında durup çalışan o fan sesini duyamamak insanın canını sıkar. Röle tıklıyor mu, sigorta kutusundaki o küçük şeffaf plastiklerin içi yanmış mı diye bakmak lazım önce. Motor bloğundaki sıcaklık 90 derecenin üstüne tırmandığında Termostat açar ve soğutma sıvısını radyatör kanallarına gönderir; işte tam bu anda fan müşürü devreyi tamamlayıp fan motoruna 12 volt akımı basmalıdır. Sistemdeki bir oksitlenme, soket gevşemesi ya da en basitinden fan motorunun kömürlerinin bitmiş olması bütün bu hassas döngüyü bir anda kilitler. Bazen de devirdaim pompası kanatçıkları aşındığı için sıcak su müşüre hiç ulaşmaz, yani müşür sağlamdır ama motor kavrulurken o durumu fark edemez...
Fan müşürünün direnç değerleri sıcaklıkla birlikte düşer ve ECU’ya signal gönderir demiştik ya, işte orada kopuyor bazen film. Müşür bozuksa bilgisayar motorun sıcaklığını doğru okuyamaz. Ya da okur da fan kademe rölesi takılı kaldığı için fan bir türlü devreye giremez. Kablo tesisatındaki kopukluklar, şasi kablosunun zamanla paslanıp temassızlık yapması... Hani bazen kontağı kapatırsınız da fan fırıl fırıl dönmeye devam eder, bazen de en çok ihtiyaç duyulan o anda tıs yok. Sürücü koltuğunda otururken gözün sürekli hararet göstergesine kayması tam olarak bu güvensizlikten işte.
Radyatör kapağının basınç tutmaması soğutma sıvısının kaynama noktasını düşürür ve sistemde hava kabarcıkları oluşmasına yol açar. Hararet yükselir ama fan çalışmaz, niye? Çünkü hava yapan yerde sensör kuru kalmıştır, sıvıyla temas etmeyen müşür de motorun yandığını anlayamaz bir türlü. Antifriz kullanmamanın bedeli kireçlenen radyatör petekleri ve tıkanan kanallardır. Motor içindeki su sirkülasyonu durduğunda, radyatörün üst kısmı alev gibi yanarken alt kısmı buz gibi kalabilir... Böyle bir dengesizlikte fanın çalışmasını beklemek biraz safça olur.
Termostatın kapalı konumda takılı kalması ayrı bir beladır araç sahipleri için. Sıcak su motor bloğuna hapsolur, radyatöre hiç geçemez ki fan müşürü tetiklensin. Dijital multimetreyle fan soketine elektrik gelip gelmediğini ölçmek en kestirme yoldur aslında. Sokette voltaj var ama fan pervanesi dönmüyorsa, fan motorunun sargıları yanmıştır ya da mekanik olarak kilitlenmiştir pervane. Bir kontrol kalemi, biraz dikkat... Bazen sadece fırçalı fan motorunun gövdesine hafifçe vurmak bile sıkışan kömürleri kurtarıp fanı hayata döndürebilir ama bu sadece geçici bir aldatmacadır.
Genleşme kabındaki su seviyesi eksildiğinde sistem basınç kaybeder ve soğutma performansı bıçak gibi kesilir. Fan devresi elektronik kontrol ünitesine bağlı olan yeni nesil araçlarda durum daha da karmaşık. Bir dış sıcaklık sensörünün hatalı sinyali bile klimanın veya radyatör fanının mantığını altüst edebilir. Sigorta panosundaki MAXI sigortaları kontrol etmek, oksitlenmiş röle bacaklarını zımparalamak çoğu zaman ustaya gitmeden sorunu çözer. Soğutma sıvısının rengi kahverengiye döndüyse, sistemde çamurlaşma başlamışsa o fanın düzgün çalışmasını beklemeyin zaten.
Fan müşürünün direnç değerleri sıcaklıkla birlikte düşer ve ECU’ya signal gönderir demiştik ya, işte orada kopuyor bazen film. Müşür bozuksa bilgisayar motorun sıcaklığını doğru okuyamaz. Ya da okur da fan kademe rölesi takılı kaldığı için fan bir türlü devreye giremez. Kablo tesisatındaki kopukluklar, şasi kablosunun zamanla paslanıp temassızlık yapması... Hani bazen kontağı kapatırsınız da fan fırıl fırıl dönmeye devam eder, bazen de en çok ihtiyaç duyulan o anda tıs yok. Sürücü koltuğunda otururken gözün sürekli hararet göstergesine kayması tam olarak bu güvensizlikten işte.
Radyatör kapağının basınç tutmaması soğutma sıvısının kaynama noktasını düşürür ve sistemde hava kabarcıkları oluşmasına yol açar. Hararet yükselir ama fan çalışmaz, niye? Çünkü hava yapan yerde sensör kuru kalmıştır, sıvıyla temas etmeyen müşür de motorun yandığını anlayamaz bir türlü. Antifriz kullanmamanın bedeli kireçlenen radyatör petekleri ve tıkanan kanallardır. Motor içindeki su sirkülasyonu durduğunda, radyatörün üst kısmı alev gibi yanarken alt kısmı buz gibi kalabilir... Böyle bir dengesizlikte fanın çalışmasını beklemek biraz safça olur.
Termostatın kapalı konumda takılı kalması ayrı bir beladır araç sahipleri için. Sıcak su motor bloğuna hapsolur, radyatöre hiç geçemez ki fan müşürü tetiklensin. Dijital multimetreyle fan soketine elektrik gelip gelmediğini ölçmek en kestirme yoldur aslında. Sokette voltaj var ama fan pervanesi dönmüyorsa, fan motorunun sargıları yanmıştır ya da mekanik olarak kilitlenmiştir pervane. Bir kontrol kalemi, biraz dikkat... Bazen sadece fırçalı fan motorunun gövdesine hafifçe vurmak bile sıkışan kömürleri kurtarıp fanı hayata döndürebilir ama bu sadece geçici bir aldatmacadır.
Genleşme kabındaki su seviyesi eksildiğinde sistem basınç kaybeder ve soğutma performansı bıçak gibi kesilir. Fan devresi elektronik kontrol ünitesine bağlı olan yeni nesil araçlarda durum daha da karmaşık. Bir dış sıcaklık sensörünün hatalı sinyali bile klimanın veya radyatör fanının mantığını altüst edebilir. Sigorta panosundaki MAXI sigortaları kontrol etmek, oksitlenmiş röle bacaklarını zımparalamak çoğu zaman ustaya gitmeden sorunu çözer. Soğutma sıvısının rengi kahverengiye döndüyse, sistemde çamurlaşma başlamışsa o fanın düzgün çalışmasını beklemeyin zaten.