Osman Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Radyatör Fanı Arızalarında Erken Teşhis Yöntemleri
Yolda kalmak dediğin o acımasız an, asla tabelası önceden asılan bir sürpriz değildir; araba o haberi kilometrelerce öteden fısıldar da biz kulağımızı tıkamayı seçeriz.
Kaputu açtığında o boğucu sıcağı yüzünde hissetmiyorsan, pervanenin sessizliği aslında motorun çığlığıdır ve bu sessizlik genellikle en pahalı tamirat faturasının ilk imza törenidir.
Dur kalk trafikte iğne ucu kadar bir hareketle o ibre kırmızı çizgiye tırmanıyorsa, içerideki demir yığını sana "ben pişen tavuğa döndüm" demektedir, peki sen hâlâ radyotörün su eksiltmediğine nasıl bu kadar emin olabiliyorsun?
Kilometrelerce yol yaptıktan sonra garaja çekip kontağı kapattığında, o deli gibi esen rüzgarı yaratan fan sesi birdenbire kesildiyse... İşte o sessizlik, motorun ölüm fermanının imzalandığı andır.
Sigorta kutusundaki o minik plastik parçanın atmış olması, bütün bir motorun hararet yapıp bloğu çatlatmasına yetecek kadar güçlü bir sabotajdır, alt tarafı beş liralık bir sigorta deyip geçme sakın.
Gösterge panelindeki o küçük lamba yanıp sönmeye başladığında panik yapmak yerine sağa çekip kaputu aralamak, belki de seni binlerce liralık rektifiye masrafından kurtaracak tek akıllıca hamledir.
Termostatik müşür denen o küçük şeytani parça bozulduğunda, su ne kadar soğuk olursa olsun fan asla devreye girmez; sen de motorun içinde kaynayan suyun sesini dinleyerek otoyolda sessizce ilerlersin.
Yolda kalmak dediğin o acımasız an, asla tabelası önceden asılan bir sürpriz değildir; araba o haberi kilometrelerce öteden fısıldar da biz kulağımızı tıkamayı seçeriz.
Kaputu açtığında o boğucu sıcağı yüzünde hissetmiyorsan, pervanenin sessizliği aslında motorun çığlığıdır ve bu sessizlik genellikle en pahalı tamirat faturasının ilk imza törenidir.
Dur kalk trafikte iğne ucu kadar bir hareketle o ibre kırmızı çizgiye tırmanıyorsa, içerideki demir yığını sana "ben pişen tavuğa döndüm" demektedir, peki sen hâlâ radyotörün su eksiltmediğine nasıl bu kadar emin olabiliyorsun?
Kilometrelerce yol yaptıktan sonra garaja çekip kontağı kapattığında, o deli gibi esen rüzgarı yaratan fan sesi birdenbire kesildiyse... İşte o sessizlik, motorun ölüm fermanının imzalandığı andır.
Sigorta kutusundaki o minik plastik parçanın atmış olması, bütün bir motorun hararet yapıp bloğu çatlatmasına yetecek kadar güçlü bir sabotajdır, alt tarafı beş liralık bir sigorta deyip geçme sakın.
Gösterge panelindeki o küçük lamba yanıp sönmeye başladığında panik yapmak yerine sağa çekip kaputu aralamak, belki de seni binlerce liralık rektifiye masrafından kurtaracak tek akıllıca hamledir.
Termostatik müşür denen o küçük şeytani parça bozulduğunda, su ne kadar soğuk olursa olsun fan asla devreye girmez; sen de motorun içinde kaynayan suyun sesini dinleyerek otoyolda sessizce ilerlersin.