Aydın Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Sanayinin o yağ kokulu dükkanlarında yıllarını harcamış ustaların tezgahından geçen bir marş motorunun ne kadar yaşayacağını merak ediyorsanız, önce o parçanın kalbine nasıl bir neşter vurulduğunu bilmeniz gerekir. Fabrikasyon bir montaj hattından çıkmayan, insan eliyle tek tek sökülüp temizlenen bir marş dinamosu; değişimde kullanılan kömürlerin sertliğinden tutun da kolektörün taşlama hassasiyetine kadar onlarca küçük detayla şekillenen yepyeni bir ömre kavuşur. Bazen sadece aşınmış bir kömür setini değiştirip "revizyon yaptık" diyen fırsatçılarla karşılaşırsınız ki, o durumda kontağı birkaç ay sonra yine boşta çevirmeniz işten bile değildir. Yüz binden fazla tık sesine dayanacak gerçek bir işçilikte ise bendix dişlisinden burçlara kadar her bir bileşen orijinal toleranslarına çekilir; işte o zaman bu parçanın size sorunsuz hizmet edeceği süre rahatlıkla üç ila beş yıl aralığına, yani ortalama 60-80 bin kilometrelik bir mesafeye uzanır.
Sürücü koltuğuna her oturduğunuzda marşa basma alışkanlığınız, o yenilenen sistemin ömrünü doğrudan belirleyen en gizli değişkendir aslında. Soğuk kış sabahlarında motor tek seferde çalışmadığında kontağı on-on beş saniye boyunca kesintisiz basılı tutmak... İşin gerçeği, marş motorunun içindeki o taze bakır sargıları ve yeni takılmış kömürleri adeta kendi ellerinizle yakmaktır bu. Akünüz zayıfladığında zorlanan bir marş dinamosu, normalde çekmesi gereken akımın iki katını çekmeye başlayarak içindeki tüm o yeni izolasyon malzemelerini kavurur. İdeal koşullarda yapılan bir revizyon size uzun yıllar vaat eder, fakat zayıf bir akü veya gereksiz uzun basılan kontaklar o kaliteli işçiliği bir seneye kalmadan çöp edebilir...
Tamir tezgahında neyin değişip neyin "bu idare eder" denilerek bırakıldığı, sürücünün kaderini belirleyen asıl yol ayrımıdır. Kolektör yüzeyi pürüzsüzce tornalanmamışsa, bakır dilimlerin arasındaki mika yalıtkanları kazınmamışsa, siz istediğiniz kadar en kaliteli kömürü takın; o kömür birkaç bin kilometrede sürtünmeden dolayı ufalanıp biter, sistemi de kömür tozuyla tıkar. Burçlar değişmediğinde ise marş motorunun mili çalışırken hafifçe yalpalama yapar; bu yalpalama statör ile rotorun birbirine sürtünmesine, dolayısıyla motorun inanılmaz bir iç dirençle karşılaşarak aşırı ısınmasına yol açar. Parça değişiminde ucuza kaçmayıp orijinal veya kaliteli muadil bileşenleri tercih eden bir ustanın elinden çıkan revizyon, sıfır bir marş motorunun performansını aratmayacak kadar güçlü ve uzun ömürlü bir yapı sunar.
Aracın çalıştırılma sıklığı da bu denklemin en kritik parçalarından biri olarak karşımıza çıkıyor kuşkusuz. Gün içinde elli kez dur-kalk yapan bir şehir içi dağıtım aracının marş dinamosuna binen yük ile, günde sadece iki kez çalışıp yüzlerce kilometre yol giden bir uzun yol aracının üzerindeki yıpranma payı asla bir olamaz. Kontak anahtarına her dokunuşunuz marş bendixinin volant dişlisine vurması demektir; her çalışma döngüsü kömürlerin mikro düzeyde aşınması demektir. Şehir içi trafiğinde yoğun olarak kullanılan bir otomobilde revizyonlu parçanın ömrü doğal olarak daha çabuk tükenirken, uzun yolda kullanılan bir araçta bu süre beklenmedik şekilde çok daha uzun yıllara yayılabilir.
Yağ sızıntılarını ve motor altındaki o karanlık nemli ortamı göz ardı ederseniz, yaptırdığınız pahalı revizyonun hiçbir anlamı kalmaz. Üst kapak contasından veya karterden sızıp marş motorunun üzerine damlayan ufacık bir motor yağı damlası, zamanla gövdenin içine süzülerek yeni takılan kömürlerin üzerini kaplar ve yalıtkan bir katman oluşturur. Yağla birleşen kömür tozu yapışkan bir çamura dönüşür; bu çamur selenoid pistonunun kilitlenmesine veya bendix dişlisinin takılı kalıp volantla birlikte dönerek parçalanmasına sebebiyet verir. Mekanik revizyon ne kadar mükemmel olursa olsun, dış etkenlerden korunamayan, su ve yağ banyosuna maruz kalan bir marş motorunun ömrü maalesef çok kısa kalmaya mahkumdur.
Marş motoru ve araç elektrik sistemiyle ilgili diğer konuları incelemek ister misiniz?
Marş motorunun bozulmak üzere olduğunu gösteren belirtiler
Sıfır marş motoru mu yoksa revizyon mu tercih edilmeli?
Kış aylarında marş motorunu korumak için yapılması gerekenler
Sürücü koltuğuna her oturduğunuzda marşa basma alışkanlığınız, o yenilenen sistemin ömrünü doğrudan belirleyen en gizli değişkendir aslında. Soğuk kış sabahlarında motor tek seferde çalışmadığında kontağı on-on beş saniye boyunca kesintisiz basılı tutmak... İşin gerçeği, marş motorunun içindeki o taze bakır sargıları ve yeni takılmış kömürleri adeta kendi ellerinizle yakmaktır bu. Akünüz zayıfladığında zorlanan bir marş dinamosu, normalde çekmesi gereken akımın iki katını çekmeye başlayarak içindeki tüm o yeni izolasyon malzemelerini kavurur. İdeal koşullarda yapılan bir revizyon size uzun yıllar vaat eder, fakat zayıf bir akü veya gereksiz uzun basılan kontaklar o kaliteli işçiliği bir seneye kalmadan çöp edebilir...
Tamir tezgahında neyin değişip neyin "bu idare eder" denilerek bırakıldığı, sürücünün kaderini belirleyen asıl yol ayrımıdır. Kolektör yüzeyi pürüzsüzce tornalanmamışsa, bakır dilimlerin arasındaki mika yalıtkanları kazınmamışsa, siz istediğiniz kadar en kaliteli kömürü takın; o kömür birkaç bin kilometrede sürtünmeden dolayı ufalanıp biter, sistemi de kömür tozuyla tıkar. Burçlar değişmediğinde ise marş motorunun mili çalışırken hafifçe yalpalama yapar; bu yalpalama statör ile rotorun birbirine sürtünmesine, dolayısıyla motorun inanılmaz bir iç dirençle karşılaşarak aşırı ısınmasına yol açar. Parça değişiminde ucuza kaçmayıp orijinal veya kaliteli muadil bileşenleri tercih eden bir ustanın elinden çıkan revizyon, sıfır bir marş motorunun performansını aratmayacak kadar güçlü ve uzun ömürlü bir yapı sunar.
Aracın çalıştırılma sıklığı da bu denklemin en kritik parçalarından biri olarak karşımıza çıkıyor kuşkusuz. Gün içinde elli kez dur-kalk yapan bir şehir içi dağıtım aracının marş dinamosuna binen yük ile, günde sadece iki kez çalışıp yüzlerce kilometre yol giden bir uzun yol aracının üzerindeki yıpranma payı asla bir olamaz. Kontak anahtarına her dokunuşunuz marş bendixinin volant dişlisine vurması demektir; her çalışma döngüsü kömürlerin mikro düzeyde aşınması demektir. Şehir içi trafiğinde yoğun olarak kullanılan bir otomobilde revizyonlu parçanın ömrü doğal olarak daha çabuk tükenirken, uzun yolda kullanılan bir araçta bu süre beklenmedik şekilde çok daha uzun yıllara yayılabilir.
Yağ sızıntılarını ve motor altındaki o karanlık nemli ortamı göz ardı ederseniz, yaptırdığınız pahalı revizyonun hiçbir anlamı kalmaz. Üst kapak contasından veya karterden sızıp marş motorunun üzerine damlayan ufacık bir motor yağı damlası, zamanla gövdenin içine süzülerek yeni takılan kömürlerin üzerini kaplar ve yalıtkan bir katman oluşturur. Yağla birleşen kömür tozu yapışkan bir çamura dönüşür; bu çamur selenoid pistonunun kilitlenmesine veya bendix dişlisinin takılı kalıp volantla birlikte dönerek parçalanmasına sebebiyet verir. Mekanik revizyon ne kadar mükemmel olursa olsun, dış etkenlerden korunamayan, su ve yağ banyosuna maruz kalan bir marş motorunun ömrü maalesef çok kısa kalmaya mahkumdur.
Marş motoru ve araç elektrik sistemiyle ilgili diğer konuları incelemek ister misiniz?
Marş motorunun bozulmak üzere olduğunu gösteren belirtiler
Sıfır marş motoru mu yoksa revizyon mu tercih edilmeli?
Kış aylarında marş motorunu korumak için yapılması gerekenler