Erem Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Soğuk bir sabah direksiyonun başına geçip anahtarı çevirdiğinizde o isteksiz "gır gır" sesini duymak, çoğumuzun motor kapağını açıp çaresizce içeri bakmasına sebep olur. İşte tam o kritik anda akünün enerjisini canavar gibi emen, aracın kalbine ilk kıvılcımı çakan gizli kahraman marş motorudur. Bu parçanın ne kadar zorlandığını ya da sistemden tam olarak kaç amper akım çektiğini anlamak ise aslında arabanın dilinden anlamanın ilk adımı. Birçok sürücü sorunun direkt aküden kaynaklandığını sanıp aceleyle yeni bir akü satın alır ama... Oysa marş motoru içindeki burçlar aşındıysa veya sargılarda hafif bir kısa devre oluştuysa, en taze aküyü bile birkaç marşta sömürüp bitirebilir.
Aracın elektrik tesisatına zarar vermeden bu ölçümü yapmanın en güvenli ve pratik yolu kesinlikle bir pens ampermetre kullanmaktır. Klasik multimetreleri devreye seri bağlamaya kalkışmak, marş anında geçecek olan yüzlerce amperlik o devasa akım dalgası yüzünden cihazı saniyeler içinde yakıp kül edebilir. Doğrudan akünün artı veya eksi kutup başından marş motoruna giden o kalın kabloyu bulup, pens ampermetrenin halkasını kablonun etrafına geçirmek tüm meseleyi çözer. Ölçü aletini doğru doğru akım (DC) kademesine getirdiğinizden emin olmalısınız, yoksa ekranda anlamsız sıfırlar görüp cihazın bozulduğunu düşünebilirsiniz.
Anahtarı çevirdiğiniz o ilk saniyelik an var ya, işte ölçüm cihazının ekranında en yüksek değeri gördüğünüz yer tam olarak orasıdır. Normal binek araçlarda marş motorunun sağlıklı bir biçimde çekeceği akım ortalama 100 ila 200 amper arasında gidip gelir. Eğer ekran bir anda 300-400 amper gibi uçuk rakamları teğet geçiyorsa, orada durup derin bir nefes almakta fayda var. Bu durum bize marş motorunun mekanik olarak sıkıştığını, dönmekte zorlandığını ya da motorun içindeki pistonların fazlasıyla direnç gösterdiğini fısıldar. Bazen de tam tersiyle karşılaşırsınız; ekranda 50-60 amper gibi komik bir rakam okursunuz ki bu da motorun boşa döndüğüne, kömürlerin bittiğine delalettir.
Tüm bu test sürecinde yanınızda marşa basacak güvendiğiniz bir arkadaşınızın olması işleri inanılmaz derecede kolaylaştırır. Bir yandan kaputun altında kabloya odaklanmışken diğer yandan direksiyona uzanıp anahtarı çevirmeye çalışmak pek akıl kârı sayılmaz. Arkadaşınız marşa bastığında okuduğunuz değeri hemen bir kenara not edin, hatta bu işlemi birkaç saniye arayla iki kez tekrarlayıp ortalamasını alın. Tabii marş butonuna her basışınızın 3-5 saniyeyi geçmemesine özen gösterin, aksi halde marş motorunu kendi ellerinizle yakabilirsiniz.
Test sırasında karşılaştığınız değerler normalse ama araç yine de nazlanarak çalışıyorsa, okları başka yönlere çevirmenin zamanı gelmiştir. Belki de sorun marş motorunun kendisinde değil, şasi kablosunun gövdeye bağlandığı o paslı ve oksitlenmiş somundadır. Yılların biriktirdiği korozyon, elektriğe karşı devasa bir direnç oluşturarak marş motorunun ihtiyaç duyduğu o can alıcı gücü engeller. Kablo uçlarını söküp zımparalamak, bazen yüzlerce liralık parça değişiminden çok daha mucizevi sonuçlar verebilir.
Aracın elektrik tesisatına zarar vermeden bu ölçümü yapmanın en güvenli ve pratik yolu kesinlikle bir pens ampermetre kullanmaktır. Klasik multimetreleri devreye seri bağlamaya kalkışmak, marş anında geçecek olan yüzlerce amperlik o devasa akım dalgası yüzünden cihazı saniyeler içinde yakıp kül edebilir. Doğrudan akünün artı veya eksi kutup başından marş motoruna giden o kalın kabloyu bulup, pens ampermetrenin halkasını kablonun etrafına geçirmek tüm meseleyi çözer. Ölçü aletini doğru doğru akım (DC) kademesine getirdiğinizden emin olmalısınız, yoksa ekranda anlamsız sıfırlar görüp cihazın bozulduğunu düşünebilirsiniz.
Anahtarı çevirdiğiniz o ilk saniyelik an var ya, işte ölçüm cihazının ekranında en yüksek değeri gördüğünüz yer tam olarak orasıdır. Normal binek araçlarda marş motorunun sağlıklı bir biçimde çekeceği akım ortalama 100 ila 200 amper arasında gidip gelir. Eğer ekran bir anda 300-400 amper gibi uçuk rakamları teğet geçiyorsa, orada durup derin bir nefes almakta fayda var. Bu durum bize marş motorunun mekanik olarak sıkıştığını, dönmekte zorlandığını ya da motorun içindeki pistonların fazlasıyla direnç gösterdiğini fısıldar. Bazen de tam tersiyle karşılaşırsınız; ekranda 50-60 amper gibi komik bir rakam okursunuz ki bu da motorun boşa döndüğüne, kömürlerin bittiğine delalettir.
Tüm bu test sürecinde yanınızda marşa basacak güvendiğiniz bir arkadaşınızın olması işleri inanılmaz derecede kolaylaştırır. Bir yandan kaputun altında kabloya odaklanmışken diğer yandan direksiyona uzanıp anahtarı çevirmeye çalışmak pek akıl kârı sayılmaz. Arkadaşınız marşa bastığında okuduğunuz değeri hemen bir kenara not edin, hatta bu işlemi birkaç saniye arayla iki kez tekrarlayıp ortalamasını alın. Tabii marş butonuna her basışınızın 3-5 saniyeyi geçmemesine özen gösterin, aksi halde marş motorunu kendi ellerinizle yakabilirsiniz.
Test sırasında karşılaştığınız değerler normalse ama araç yine de nazlanarak çalışıyorsa, okları başka yönlere çevirmenin zamanı gelmiştir. Belki de sorun marş motorunun kendisinde değil, şasi kablosunun gövdeye bağlandığı o paslı ve oksitlenmiş somundadır. Yılların biriktirdiği korozyon, elektriğe karşı devasa bir direnç oluşturarak marş motorunun ihtiyaç duyduğu o can alıcı gücü engeller. Kablo uçlarını söküp zımparalamak, bazen yüzlerce liralık parça değişiminden çok daha mucizevi sonuçlar verebilir.