LPG'li Araç Yağ Eksiltiyor

LPG'li Araç Yağ Eksiltiyor

Eren Usta

Kayıtlı Kullanıcı
Puan 0
Çözümler 0
Katılım
15 Haz 2026
Mesajlar
586
Tepkime puanı
0
Eren Usta
LPG dönüşümü yapılmış sıralı enjeksiyon sistemli motorlarda manifold içi yanma sıcaklığının benzinli rejimdeki 800-850 santigrat derece seviyelerinden 950-1000 santigrat derecelere fırlaması, silindir kapağı ve supap mekanizmasındaki termal yükü dramatik biçimde artırmaktadır. Bu yüksek ısı ortamı, silindir çeperlerinde tutunan ve piston segmanlarının yağlama işlevini yürüten ince yağ filminin (oil film) kimyasal yapısını bozarak buharlaşma noktasını aşağı çekmektedir; yani yağ henüz görevini yapamadan yanma odasında heba olup gitmektedir... Supap gaytlarının etrafındaki florokarbon veya fkm esaslı supap lastiklerinin zamanla bu amansız sıcaklık altında sertleşip esnekliğini kaybetmesiyle, emme manifoldsal vakumunun etkisiyle emme supap saplarından süzülen motor yağı doğrudan silindirlerin içine çekilerek yakılmaktadır.

Neden 5W-30 viscosity değerindeki sentetik yağlar LPG'li araçlarda eksilme eğilimini daha belirgin sergiler, hiç düşündünüz mü? Tamamen yağın yüksek sıcaklık yüksek kesme (HTHS) viskozite direncinin, LPG'nin yüksek kuru yakıt sıcaklığı karşısında yetersiz kalarak vizkozit kaybına uğramasından kaynaklanıyor bu durum. Segment aralıklarından sızan taze yağ filmi yanma odasına bir kere sirayet etti mi, egzoz gazıyla birlikte katı kurum parçacıklarına dönüşüp segman kanallarını tıkamaktadır; segmanlar kilitlendiğinde ise yağ eksiltme süreci katlanarak devam eder... Motor bloğundaki yağ jetlerinin piston tabanına püskürttüğü soğutma yağı dahi, pütürlü ve aşırı ısınmış yüzeylerde termal oksidasyona uğrayarak eksilme tablosuna doğrudan katkı sunar.

Krank mili havalandırma sistemi (PCV valfi), manifold içerisindeki değişen vakum dengeleri yüzünden LPG'li araçlarda adeta bir yağ emme hortumuna dönüşebilmektedir. Supap kapağının altındaki karter gazı ayrıştırma separatörleri, yüksek sıcaklıkta buharlaşan motor yağının mikro damlacıklarını tutmakta yetersiz kaldığında, emme manifolduna gönderilen karter gazıyla birlikte ciddi miktarda yağ kütlesi silindirlere aktarılır. Bu durumu çözmek adına doğrudan 10W-40 yarı sentetik yağlara geçmek ise tamamen bir illüzyondur; çünkü soğuk çalışma anındaki viskozite yüksekliği soğuk start aşamasında kam milinin ve iticilerin yağsız kalarak aşınmasına yol açmaktan başka bir işe yaramaz.

Regülatör basınç ayarlarının ideal stoichiometric oran olan 14.7:1 (LPG için ideal 15.5:1 AFR) değerinden saparak fakir karışımda çalışması, silindir içi sıcaklıkları standart tolerans sınırlarının çok üstüne çıkarır. Fakir karışım sebebiyle aşırı ısınan alüminyum alaşımlı piston taçları genleşerek silindir gömleğine baskı yapar, bu da segman geometrisini bozarak yağ sıyırma yeteneğini sıfırlamaktadır... AFR ayarı yapılmamış, yol testi ile haritalandırılmamış bir kalibrasyon sistemiyle binlerce kilometre katetmek, motor karterindeki yağın her bin kilometrede 0.5 ile 1 litre arasında kaybolmasına zemin hazırlamaktan farksızdır.

Silindir kapak contası ile silindir bloğu arasındaki mikro çatlaklar ve kılcal kaçaklar, motor yağı ile soğutma sıvısının birbirine karışmasına sebep olmadan da dışarıya veya doğrudan yanma odasına yağ sızdırabilir. Yağ çubuğundaki eksilmeyi fark ettiğiniz an hemen viskozite artırımına gitmek yerine, silindir kompresyon testine başvurarak silindirlerin sızdırmazlık değerlerini ve leak-down (kaçak) oranlarını ölçtürmek en doğru adım olacaktır. Aşınmış supap rehberlerinin yarattığı boşlukları hiçbir mucizevi yağ katkısı kapatamaz, mekanik toleranslar bittiği an sadece rektifiye tezgahı çözüm sunacaktır...
 
Geri