Hakan Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Kondansatör patlamışsa o kompresörün ilk hareketi almasını zaten bekleyemeyiz. Çoğu zaman dış ünite fanı deli gibi döner ama motordan sadece derin bir inilti duyarsınız; kalkış kapasitörü kuruduğu veya şiştiği için sargılara o hayati amper desteğini veremez. Mikrofarad (µF) değerinin düşmesi de cabası... Ölçü aletini multimetre moduna alıp kapasitans değerini kontrol etmeden körlemesine parça değiştirmek de usta işi değil. Eğer değer fabrikasyon sınırın %10 altındaysa o parça çöp olmuştur ve kompresör kilitlenip kalır.
Sistemdeki soğutucu akışkan gazın basıncı belirli bir eşiğin altına indiğinde alçak basınç presostatı devreyi anında keser. R410A veya R32 gazı sızdıysa, kompresörün yağsız kalarak yatak sarmasını engellemek adına bu güvenlik mekanizması hayat kurtarır aslında. Boru hattındaki mikro çatlaklar veya rekor bağlantılarındaki gevşeklik yüzünden gaz uçup gittiyse... Cihaz kartı kompresöre "çalış" sinyali gönderse bile alçak basınç şalteri açık devre kaldığı için o elektrik motora hiçbir zaman ulaşmaz. Gaz basmak tek başına çözüm mü dizeceksiniz, hayır, önce kaçak bulunacak.
İç üniteden gelen sinyal kablosunun dış ünitedeki klemense ulaşıp ulaşmadığını kontrol etmek gerekiyor bazen. Kontaktör bobini 220 voltu yediği an o palet tık diye aşağı oturmalı ki ana akım kompresör terminallerine aksın. Platin meme yaptıysa veya bobin sargısı yandıysa kontaktör çekmez, çekse de akımı karşı tarafa iletmez. Voltaj dalgalanmaları bu tip röle ve kontaktörleri doğrudan vuruyor; ark yapan kontaktör kutupları zamanla kömürleşir ve akım geçişine direnç gösterir.
Termik röle neden sürekli atar, hiç düşündünüz mü? Kompresör sargılarının aşırı ısınması veya motorun mekanik olarak sıkışması sonucunda çekilen yüksek akım, bimetal şerit yapılı termiği ısıtır ve devre açılır. Aşırı yük koruyucu (overload) dediğimiz bu eleman soğumadan sisteme elektrik gelmez, gelse de motor dönmez. Sargı yalıtımı kavrulmuş bir motoru kurtarma şansımız zaten yok, meburen sargı testi yapıp ommaj değerlerini görmek şart. Ortak uç (C), başlangıç uçu (S) ve çalışma ucu (R) arasındaki direnç dengesizse geçmiş olsun...
Dış ünite fan motoru arızalandığında veya kondenser petekleri tozdan tamamen tıkandığında sistem ısıyı dışarıya atamaz. Bu durum kafadaki yüksek basıncı ekstrem noktalara ulaştırır ve yüksek basınç şalteri sistemi bloke eder. Gazın yoğuşamaması demek, kompresörün aşırı yük altında ezilmesi ve termik açması demektir bir nevi. Petekleri özel kimyasallarla temizlemek, fan kanatlarının balansını kontrol etmek bu yüzden elzem. Isı transferi kesilirse o koca döküm blok sadece bir ısıtıcıya dönüşür.
İnverter klimalardaki IPM modülü, yani akıllı güç modülü zarar gördüyse kompresörün üç fazlı DC motoruna giden frekans ve voltaj kontrolü tamamen kaybolur. Doğru akımı evirip çeviren bu elektronik kart üzerindeki IGBT transistörleri patladığında kompresör sağır kedi gibi yatar. Anakarttaki hata kodlarını okumak, yanıp sönen LED'leri saymak ipucunu verir vermesine ama... Kart tamiri mi yoksa kompresör değişimi mi sorusu tam bu aşamada cüzdanı tehdit etmeye başlar. Modül çıkış voltajlarını osiloskopla görmeden kesin teşhis koymak da imkansız gibi bir şey.
Sistemdeki soğutucu akışkan gazın basıncı belirli bir eşiğin altına indiğinde alçak basınç presostatı devreyi anında keser. R410A veya R32 gazı sızdıysa, kompresörün yağsız kalarak yatak sarmasını engellemek adına bu güvenlik mekanizması hayat kurtarır aslında. Boru hattındaki mikro çatlaklar veya rekor bağlantılarındaki gevşeklik yüzünden gaz uçup gittiyse... Cihaz kartı kompresöre "çalış" sinyali gönderse bile alçak basınç şalteri açık devre kaldığı için o elektrik motora hiçbir zaman ulaşmaz. Gaz basmak tek başına çözüm mü dizeceksiniz, hayır, önce kaçak bulunacak.
İç üniteden gelen sinyal kablosunun dış ünitedeki klemense ulaşıp ulaşmadığını kontrol etmek gerekiyor bazen. Kontaktör bobini 220 voltu yediği an o palet tık diye aşağı oturmalı ki ana akım kompresör terminallerine aksın. Platin meme yaptıysa veya bobin sargısı yandıysa kontaktör çekmez, çekse de akımı karşı tarafa iletmez. Voltaj dalgalanmaları bu tip röle ve kontaktörleri doğrudan vuruyor; ark yapan kontaktör kutupları zamanla kömürleşir ve akım geçişine direnç gösterir.
Termik röle neden sürekli atar, hiç düşündünüz mü? Kompresör sargılarının aşırı ısınması veya motorun mekanik olarak sıkışması sonucunda çekilen yüksek akım, bimetal şerit yapılı termiği ısıtır ve devre açılır. Aşırı yük koruyucu (overload) dediğimiz bu eleman soğumadan sisteme elektrik gelmez, gelse de motor dönmez. Sargı yalıtımı kavrulmuş bir motoru kurtarma şansımız zaten yok, meburen sargı testi yapıp ommaj değerlerini görmek şart. Ortak uç (C), başlangıç uçu (S) ve çalışma ucu (R) arasındaki direnç dengesizse geçmiş olsun...
Dış ünite fan motoru arızalandığında veya kondenser petekleri tozdan tamamen tıkandığında sistem ısıyı dışarıya atamaz. Bu durum kafadaki yüksek basıncı ekstrem noktalara ulaştırır ve yüksek basınç şalteri sistemi bloke eder. Gazın yoğuşamaması demek, kompresörün aşırı yük altında ezilmesi ve termik açması demektir bir nevi. Petekleri özel kimyasallarla temizlemek, fan kanatlarının balansını kontrol etmek bu yüzden elzem. Isı transferi kesilirse o koca döküm blok sadece bir ısıtıcıya dönüşür.
İnverter klimalardaki IPM modülü, yani akıllı güç modülü zarar gördüyse kompresörün üç fazlı DC motoruna giden frekans ve voltaj kontrolü tamamen kaybolur. Doğru akımı evirip çeviren bu elektronik kart üzerindeki IGBT transistörleri patladığında kompresör sağır kedi gibi yatar. Anakarttaki hata kodlarını okumak, yanıp sönen LED'leri saymak ipucunu verir vermesine ama... Kart tamiri mi yoksa kompresör değişimi mi sorusu tam bu aşamada cüzdanı tehdit etmeye başlar. Modül çıkış voltajlarını osiloskopla görmeden kesin teşhis koymak da imkansız gibi bir şey.