Hakan Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Aracının veya evinin klimasındaki o soğutucu akışkan, sıradan bir gaz değil; doğrudan basınç, termodinamik ve kimya üçgeninde çalışan hassas bir mühendislik harikasıdır. Yanlış gazı o sisteme bastığında, sadece serinleme hayallerine veda etmekle kalmaz, klimanın kalbi sayılan kompresörü adeta bir bomba gibi içten içe patlatırsın. Farklı gazların moleküler yapıları, çalışma basınçları ve viskozite gereksinimleri geceyle gündüz kadar birbirinden farklıdır... R134a isteyen bir sisteme R1234yf ya da R410A bastığında, o boruların içinde sessiz ama dehşet verici bir yıkım başlatmış olursun.
Yanlış basılan gazın yarattığı basınç farkı, kompresör contalarını ve valflerini birkaç gün içinde darmadağın eder. Soğutma çevriminin ihtiyaç duyduğu kimyasal denge bozulur; sistem aşırı ısınır, genleşme valfi tıkanır ve neticede elinde devasa bir tamir faturasıyla kala kalırsın... Kimyasal uyuşmazlık yüzünden oluşan o yüksek basınç, klimanın iç aksamını adeta metal eriten bir fırına dönüştürür. Ucuza kaçıp ne idüğü belirsiz bir gazı sistemine kabul etmek mi? İşte bu, kendi elinle cihazın idam fermanını imzalamaktır.
Yağlama mekanizmasının felç olması, bu tür bir cehaletin en acımasız sonucudur. Klima gazı sistemde tek başına gezmez; kompresörü yağlayan özel bir sentetik yağla sürekli temas halindedir ve onunla birlikte sirküle eder. Gaz yanlış olunca yağ çözünmez, dibe çöker veya yapısı bozularak çamurlaşır... Yağsız kalan pistonların sürtünmeyle ürettiği o metal tozlarını bir hayal etsenize; boruların içinde serbestçe dolaşan birer zımpara kağıdı gibi her yeri çizer.
Soğutmak bir yana, sıcak havanın ortasında klimandan yükselen o garip, yanık benzeri kokuyu fark ettiğin an iş işten geçmiş olabilir. Termodinamik kuralları affetmez; yanlış akışkanın buharlaşma sıcaklığı tutmadığı için sistem sürekli yüksek yükte çalışır ve elektrik tüketimini tavan yaptırır. Hani bazen bir hata yaparsın da dönüşü olmaz ya... Borularda biriken o asidik reaksiyon artıkları bütün kılcal hatları tıkar, sistemi temizletmek bile çare olmaz, her şeyi sıfırdan değiştirmek zorunda kalırsın.
Usta kılığındaki yetkisiz kişilerin "gaz gazdır, hepsi aynı işi görür" masallarına inanıp hayatının hatasını yapma sakın. Her cihazın etiketinde yazar hangi akışkanla çalışacağı; o harfler ve rakamlar birer süs değil, sistemin yaşamsal şifresidir. Emin olmadığın hiçbir tüpü klimanın vanasına bağlatmamalısın; cebini, sağlığını ve konforunu düşünüyorsan etiketine uymayan her karışımdan uzak durmalısın. Şayet bir kere o yanlış gaz sisteme girdiyse, vakumlatıp temizletmek için dakikaları bile sayman gerekir...
Yanlış basılan gazın yarattığı basınç farkı, kompresör contalarını ve valflerini birkaç gün içinde darmadağın eder. Soğutma çevriminin ihtiyaç duyduğu kimyasal denge bozulur; sistem aşırı ısınır, genleşme valfi tıkanır ve neticede elinde devasa bir tamir faturasıyla kala kalırsın... Kimyasal uyuşmazlık yüzünden oluşan o yüksek basınç, klimanın iç aksamını adeta metal eriten bir fırına dönüştürür. Ucuza kaçıp ne idüğü belirsiz bir gazı sistemine kabul etmek mi? İşte bu, kendi elinle cihazın idam fermanını imzalamaktır.
Yağlama mekanizmasının felç olması, bu tür bir cehaletin en acımasız sonucudur. Klima gazı sistemde tek başına gezmez; kompresörü yağlayan özel bir sentetik yağla sürekli temas halindedir ve onunla birlikte sirküle eder. Gaz yanlış olunca yağ çözünmez, dibe çöker veya yapısı bozularak çamurlaşır... Yağsız kalan pistonların sürtünmeyle ürettiği o metal tozlarını bir hayal etsenize; boruların içinde serbestçe dolaşan birer zımpara kağıdı gibi her yeri çizer.
Soğutmak bir yana, sıcak havanın ortasında klimandan yükselen o garip, yanık benzeri kokuyu fark ettiğin an iş işten geçmiş olabilir. Termodinamik kuralları affetmez; yanlış akışkanın buharlaşma sıcaklığı tutmadığı için sistem sürekli yüksek yükte çalışır ve elektrik tüketimini tavan yaptırır. Hani bazen bir hata yaparsın da dönüşü olmaz ya... Borularda biriken o asidik reaksiyon artıkları bütün kılcal hatları tıkar, sistemi temizletmek bile çare olmaz, her şeyi sıfırdan değiştirmek zorunda kalırsın.
Usta kılığındaki yetkisiz kişilerin "gaz gazdır, hepsi aynı işi görür" masallarına inanıp hayatının hatasını yapma sakın. Her cihazın etiketinde yazar hangi akışkanla çalışacağı; o harfler ve rakamlar birer süs değil, sistemin yaşamsal şifresidir. Emin olmadığın hiçbir tüpü klimanın vanasına bağlatmamalısın; cebini, sağlığını ve konforunu düşünüyorsan etiketine uymayan her karışımdan uzak durmalısın. Şayet bir kere o yanlış gaz sisteme girdiyse, vakumlatıp temizletmek için dakikaları bile sayman gerekir...