Kerem Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Klimanın buz gibi üflemesi gerekirken içeriye fön makinesi gibi sıcak hava basmaya başladıysa, geçmiş olsun; sistemdeki gaz büyük ihtimalle firar etmiştir. Sadece gaz basıp geçmek, dibi delik bir kovaya sürekli su doldurmaya benzer. O kaçağı bulacaksın, yoksa paran her ay buhar olur gider. İşte bu yüzden ustaların "vakum testi" dediği o kritik adımı atlamamak hayati önem taşıyor.
O manometre ibresi milim kıpırdamayacak arkadaş! Test dediğin şey aslında sistemin içindeki havayı ve nemi sıfırlayıp tam bir uzay boşluğu yaratma sanatıdır. Vakum pompasını bağladın, çalıştırdın ve ibre eksik değere düştü ya... Bekleyeceksin. Öyle beş dakikada "tamam bu sağlam" deyip işin içinden çıkmak yok.
Hani derler ya, gizli düşman açık düşmandan beterdir diye... Klima sisteminin en büyük düşmanı da boruların içinde kalan o gözle görülmeyen nemdir. Gaz kaçmasa bile o nem orada kaldığı sürece kompresörü için için çürütür, yağı bozar, sistemi kilitler. Vakum işlemi sadece kaçak kontrolü yapmaz, klimanın ömrünü uzatan o gizli temizliği de aradan çıkarır.
Baktın ibre yavaş yavaş yukarı tırmanıyor... Kaçak var demektir, hiç lami cimi yok. Şimdi oturup o minik iğne deliğini bulacaksın. Bağlantı rekorları mı gevşedi, kaynak yerinde mi çatlak var, yoksa evaporatör mü çürüdü? Sabun köpüğünü süreceksin borulara, baloncuk arayacaksın tek tek.
Aynı hatayı defalarca yapıp farklı sonuç beklemek sadece vakit kaybı yaratır. Kaçağı kaynağıyla çözmeden sisteme gram gaz basmıyorsun. Çözüm basit: Önce tespiti yap, deliği kapat, sonra yeniden vakuma al. Ancak ibre sıfırın altında çakılı kaldığında "tamam" diyebilirsin.
Gözün sürekli o basınç göstergesinde olsun, acele eden usta her zaman yarı yolda kalır. Birkaç bar basınç farkı bile sana içeride bir yerlerin hava aldığını fısıldar zaten. Kulak vereceksin o sese. Dinlemezsen, bir hafta sonra Müşteri "Bu cihaz yine soğutmuyor" diye kapına dayanır.
Sistemde sıfır kaçak sağlandığından emin olmadan vanaları açmak, paranı doğrudan çöpe atmakla eş değerdir. Vakum pompasını kapatıp en az yarım saat beklemeden O dükkandan çıkmayacaksın. Sabır bu işin anahtarı. Sıfır sızıntı, maksimum soğutma; kural bu kadar net.
O manometre ibresi milim kıpırdamayacak arkadaş! Test dediğin şey aslında sistemin içindeki havayı ve nemi sıfırlayıp tam bir uzay boşluğu yaratma sanatıdır. Vakum pompasını bağladın, çalıştırdın ve ibre eksik değere düştü ya... Bekleyeceksin. Öyle beş dakikada "tamam bu sağlam" deyip işin içinden çıkmak yok.
Hani derler ya, gizli düşman açık düşmandan beterdir diye... Klima sisteminin en büyük düşmanı da boruların içinde kalan o gözle görülmeyen nemdir. Gaz kaçmasa bile o nem orada kaldığı sürece kompresörü için için çürütür, yağı bozar, sistemi kilitler. Vakum işlemi sadece kaçak kontrolü yapmaz, klimanın ömrünü uzatan o gizli temizliği de aradan çıkarır.
Baktın ibre yavaş yavaş yukarı tırmanıyor... Kaçak var demektir, hiç lami cimi yok. Şimdi oturup o minik iğne deliğini bulacaksın. Bağlantı rekorları mı gevşedi, kaynak yerinde mi çatlak var, yoksa evaporatör mü çürüdü? Sabun köpüğünü süreceksin borulara, baloncuk arayacaksın tek tek.
Aynı hatayı defalarca yapıp farklı sonuç beklemek sadece vakit kaybı yaratır. Kaçağı kaynağıyla çözmeden sisteme gram gaz basmıyorsun. Çözüm basit: Önce tespiti yap, deliği kapat, sonra yeniden vakuma al. Ancak ibre sıfırın altında çakılı kaldığında "tamam" diyebilirsin.
Gözün sürekli o basınç göstergesinde olsun, acele eden usta her zaman yarı yolda kalır. Birkaç bar basınç farkı bile sana içeride bir yerlerin hava aldığını fısıldar zaten. Kulak vereceksin o sese. Dinlemezsen, bir hafta sonra Müşteri "Bu cihaz yine soğutmuyor" diye kapına dayanır.
Sistemde sıfır kaçak sağlandığından emin olmadan vanaları açmak, paranı doğrudan çöpe atmakla eş değerdir. Vakum pompasını kapatıp en az yarım saat beklemeden O dükkandan çıkmayacaksın. Sabır bu işin anahtarı. Sıfır sızıntı, maksimum soğutma; kural bu kadar net.