Ayhan Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Ortam sıcaklığını hassas biçimde ölçecek bir NTC (Negative Temperature Coefficient) termistörünün direnç değerindeki milivolt seviyesindeki bir sapma, mikrodenetleyici tarafında sanki oda hâlâ 30 dereceymiş gibi algılanır. Termostat sensörünün tolerans aralığının dışına çıkması, kompresör devre dışı kalsa bile iç ünite fan motorunun sürekli yüksek devirde dönmesini tetikler. Aslında iç ortam ısı değiştiricisinin (evaporatör) yüzeyinde hedeflenen termal dengeye çoktan ulaşılmıştır ancak iletken uçlardaki omaj kayması işlemciye yanlış veri beslemeye devam eder... Sensörün empedans değerini multimetre ile ölçtüğünüzde fabrika verisi olan 10 kOhm yerine çok daha düşük bir direnç okursanız, fanın neden hiç durmadığı da kendiliğinden ortaya çıkar.
Duvar tip split klimalardaki iç ünite anakartı üzerinde yer alan fan motoru rölesinin (relays) kontak noktaları, yüksek voltaj sıçramalarında veya zamanla oluşan arklaşma yüzünden fiziksel olarak birbirine kaynayabilir. Röle kontakları yapıştığında, ana işlemci fana "dur" komutu gönderse bile hat üzerindeki faz voltajı kesilmediği için fan üflemeyi kesintisiz sürdürür. Akım geçişi mekanik bir kilitlenmeyle sürekli hâle gelmiştir; cihaz kumandadan kapatılsa dahi fanın dönmeye devam etmesi tam olarak bu elektrik katı arızasına işaret eder. Kart üzerindeki SSR (Solid State Relay) ya da konvansiyonel röle yapısını kontrol etmek, anakart değişimi öncesinde atılacak en mantıklı adımdır.
Fanın durmamasının arkasında yatan bir diğer teknik neden, cihazın kendi içindeki nem tahliye ve kurutma (auto-clean / X-fan) algoritmaları mıdır acaba? Evaporatör kanatçıkları üzerinde biriken yoğuşma suyunu kurutarak küf ve bakteri oluşumunu engellemek isteyen iç ünite yazılımı, kompresörü kapattıktan sonra fanı düşük devirde 15 ila 30 dakika arasında çalıştırmaya programlanmış olabilir. Kullanıcı bunu bir arıza veya durmaksızın çalışma problemi sanır ama aslında cihaz kendi hijyen döngüsünü yürütüyordur. Eğer fan yarım saat kadar sonra kendiliğinden duruyorsa, sistemde bir hasar aramak yerine bu koruma modunun devreye girdiğini kabul etmek gerekir...
İç ünite fan motorunun devir kontrolünü sağlayan Hall etkisi sensörü (Hall effect sensor) arızalandığında, kart motorun kaç devirle döndüğünü (RPM) okuyamaz. Geri besleme sinyali (feedback signal) işlemciye ulaşmadığı için klimanın kontrol ünitesi motorun durduğunu varsayarak sürekli maksimum sinüs dalgası göndermeye başlar. Motor kapalı döngü (closed-loop) kontrolünü kaybettiği için kontrolsüz bir üfleme rejimine girer. Dijital osiloskop ile fan soketindeki pals çıkışları incelenmeden kartın mı yoksa motor için ayrılmış takometrenin mi arızalı olduğunu anlamak pek mümkün değildir.
Kumanda üzerinden bilerek ya da yanlışlıkla açılan "Continuous" (Sürekli) veya "Fan Always On" modu, mekanik hiçbir arıza yokken bile klimanızın üfleyicisini kesintisiz çalıştırır. Termostat istenen ortam sıcaklığına ulaştığında kompresörü durdurur; fakat fan modu "Auto" konumunda değilse iç ünite üflemeyi aynı hızda sürdürür. Mod seçimini değiştirmek, sadece hava sirkülasyonu sağlayan bu döngüyü kırıp sistemi tekrar sıcaklığa duyarlı otomatik çalışma rejimine döndürmenin en kestirme yoludur. Kumandadaki ufak bir simgeyi gözden kaçırmak, saatlerce cihazın neden durmadığını sorgulatır insana.
İç ünite filtrelerinin ve evaporatör peteklerinin aşırı toz kaplanması, hava debisini (CFM) kritik seviyede düşürür. Termal transfer gerçekleşemediği için evaporatör yüzeyindeki soğutucu akışkan (R32 veya R410A) evaporasyonu tamamlayamaz ve sıcaklık sensörüne beklenen soğukluk sinyali ulaşmaz. Cihaz oda hedefine ulaşamadığını sanarak fanı sürekli yüksek devirde tutar; hava geçişi tıkandıkça sistem mantıksal bir kısır döngüye girer. Hava akışını engelleyen o ince toz katmanını ılık suyla temizlemek, bazen yüzlerce liralık servis masrafını anında ortadan kaldırır.
Duvar tip split klimalardaki iç ünite anakartı üzerinde yer alan fan motoru rölesinin (relays) kontak noktaları, yüksek voltaj sıçramalarında veya zamanla oluşan arklaşma yüzünden fiziksel olarak birbirine kaynayabilir. Röle kontakları yapıştığında, ana işlemci fana "dur" komutu gönderse bile hat üzerindeki faz voltajı kesilmediği için fan üflemeyi kesintisiz sürdürür. Akım geçişi mekanik bir kilitlenmeyle sürekli hâle gelmiştir; cihaz kumandadan kapatılsa dahi fanın dönmeye devam etmesi tam olarak bu elektrik katı arızasına işaret eder. Kart üzerindeki SSR (Solid State Relay) ya da konvansiyonel röle yapısını kontrol etmek, anakart değişimi öncesinde atılacak en mantıklı adımdır.
Fanın durmamasının arkasında yatan bir diğer teknik neden, cihazın kendi içindeki nem tahliye ve kurutma (auto-clean / X-fan) algoritmaları mıdır acaba? Evaporatör kanatçıkları üzerinde biriken yoğuşma suyunu kurutarak küf ve bakteri oluşumunu engellemek isteyen iç ünite yazılımı, kompresörü kapattıktan sonra fanı düşük devirde 15 ila 30 dakika arasında çalıştırmaya programlanmış olabilir. Kullanıcı bunu bir arıza veya durmaksızın çalışma problemi sanır ama aslında cihaz kendi hijyen döngüsünü yürütüyordur. Eğer fan yarım saat kadar sonra kendiliğinden duruyorsa, sistemde bir hasar aramak yerine bu koruma modunun devreye girdiğini kabul etmek gerekir...
İç ünite fan motorunun devir kontrolünü sağlayan Hall etkisi sensörü (Hall effect sensor) arızalandığında, kart motorun kaç devirle döndüğünü (RPM) okuyamaz. Geri besleme sinyali (feedback signal) işlemciye ulaşmadığı için klimanın kontrol ünitesi motorun durduğunu varsayarak sürekli maksimum sinüs dalgası göndermeye başlar. Motor kapalı döngü (closed-loop) kontrolünü kaybettiği için kontrolsüz bir üfleme rejimine girer. Dijital osiloskop ile fan soketindeki pals çıkışları incelenmeden kartın mı yoksa motor için ayrılmış takometrenin mi arızalı olduğunu anlamak pek mümkün değildir.
Kumanda üzerinden bilerek ya da yanlışlıkla açılan "Continuous" (Sürekli) veya "Fan Always On" modu, mekanik hiçbir arıza yokken bile klimanızın üfleyicisini kesintisiz çalıştırır. Termostat istenen ortam sıcaklığına ulaştığında kompresörü durdurur; fakat fan modu "Auto" konumunda değilse iç ünite üflemeyi aynı hızda sürdürür. Mod seçimini değiştirmek, sadece hava sirkülasyonu sağlayan bu döngüyü kırıp sistemi tekrar sıcaklığa duyarlı otomatik çalışma rejimine döndürmenin en kestirme yoludur. Kumandadaki ufak bir simgeyi gözden kaçırmak, saatlerce cihazın neden durmadığını sorgulatır insana.
İç ünite filtrelerinin ve evaporatör peteklerinin aşırı toz kaplanması, hava debisini (CFM) kritik seviyede düşürür. Termal transfer gerçekleşemediği için evaporatör yüzeyindeki soğutucu akışkan (R32 veya R410A) evaporasyonu tamamlayamaz ve sıcaklık sensörüne beklenen soğukluk sinyali ulaşmaz. Cihaz oda hedefine ulaşamadığını sanarak fanı sürekli yüksek devirde tutar; hava geçişi tıkandıkça sistem mantıksal bir kısır döngüye girer. Hava akışını engelleyen o ince toz katmanını ılık suyla temizlemek, bazen yüzlerce liralık servis masrafını anında ortadan kaldırır.