Mehmet Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Kombinin altındaki o küçük bar göstergesi durduk yere sıfıra dayanıyorsa, sistem bir yerlerden can çekişiyor demektir. Borulardaki gizli bir çatlaktan sızan su, duvarın arkasında sinsice ilerlerken siz evde kazakla gezersiniz. Tesisatçı çağırmadan önce vanaları tek tek kontrol edin; bazen gevşek bir somun tüm huzurunuzu kaçırmaya yeter. Sabaha karşı buz gibi bir evde uyanmak istemiyorsanız, o ibrenin 1.5 civarında sabit kalmasını sağlayacaksınız, başka yolu yok.
Radyatörlerin üstü soğuk, altı sıcak kalıyorsa içeride biriken hava devirdaimi tamamen baltalıyor demektir. Elinize bir hava alma anahtarı alıp o küçük vidayı hafifçe gevşetmek bu kadar zor olmamalı. Çıkan o tıslama sesiyle birlikte pis su gelene kadar bekleyin. Havayı tahliye etmezseniz, kombi ne kadar yanarsa yansın o odalar hiçbir zaman ısınmayacak...
Pompa sıkışması diye bir bela var ki, sistemin kalbini tamamen durdurur. Özellikle yaz boyunca hiç çalıştırılmayan kombiler, sonbaharda ilk startı aldığında o devirdaim pompası dönmeyi reddeder. Metalik bir ses, ardından gelen ani bir kapanma... Cihazın kapağını açıp pompanın ortasındaki vidayı düz tornavidayla birkaç tur çevirerek o pası, o sıkışmışlığı manuel olarak çözmeniz gerekir bazen.
Tesisatın içinde yılların biriktirdiği o kapkara çamurlu su, peteklerin dibine çökerek adeta bir balçık tabakası oluşturur. Isı transferini engelleyen bu dip çamuru yüzünden faturalar kabarır ama ayaklarınız bir türlü ısınmaz. Kombinin filtresini söküp temizlemek geçici bir çözümdür, asıl çare sistemi komple yıkatmaktır. Kombiyi yüksek dereceye getirip hala donuyorsanız, suç cihazda değil, boruların içini kaplayan o amansız tortudadır.
Termostatik vanalar hayat kurtarır derler ama bozulduklarında insanı çileden çıkarırlar. İçindeki pim sıkışıp kaldığında, vana sonuna kadar açık görünse bile peteğe sıcak su girişini tamamen engeller. Şöyle kurbağacıkla vananın gövdesine küçük bir tık tık... O pimin geri fırladığını duymak, odanın yeniden ısınmaya başlayacağının ilk müjdesidir aslında.
Ana eşanjör kireçlendiğinde kombiden sanki içeride bir şeyler kırılıyormuş gibi tuhaf, takırtılı sesler yükselir. Sudaki kireç, ısıtma haznesinin duvarlarına yapışarak cihazın nefes almasını zorlaştırır. Isıyı suya aktaramayan metal, kendi kendini kavurmaya başlar ve sonuç her zaman çok pahalı bir tamirat faturası olur. Erken müdahale etmezseniz, o minik çıtırtılar çok yakında büyük bir patlamayla sonuçlanabilir...
Radyatörlerin üstü soğuk, altı sıcak kalıyorsa içeride biriken hava devirdaimi tamamen baltalıyor demektir. Elinize bir hava alma anahtarı alıp o küçük vidayı hafifçe gevşetmek bu kadar zor olmamalı. Çıkan o tıslama sesiyle birlikte pis su gelene kadar bekleyin. Havayı tahliye etmezseniz, kombi ne kadar yanarsa yansın o odalar hiçbir zaman ısınmayacak...
Pompa sıkışması diye bir bela var ki, sistemin kalbini tamamen durdurur. Özellikle yaz boyunca hiç çalıştırılmayan kombiler, sonbaharda ilk startı aldığında o devirdaim pompası dönmeyi reddeder. Metalik bir ses, ardından gelen ani bir kapanma... Cihazın kapağını açıp pompanın ortasındaki vidayı düz tornavidayla birkaç tur çevirerek o pası, o sıkışmışlığı manuel olarak çözmeniz gerekir bazen.
Tesisatın içinde yılların biriktirdiği o kapkara çamurlu su, peteklerin dibine çökerek adeta bir balçık tabakası oluşturur. Isı transferini engelleyen bu dip çamuru yüzünden faturalar kabarır ama ayaklarınız bir türlü ısınmaz. Kombinin filtresini söküp temizlemek geçici bir çözümdür, asıl çare sistemi komple yıkatmaktır. Kombiyi yüksek dereceye getirip hala donuyorsanız, suç cihazda değil, boruların içini kaplayan o amansız tortudadır.
Termostatik vanalar hayat kurtarır derler ama bozulduklarında insanı çileden çıkarırlar. İçindeki pim sıkışıp kaldığında, vana sonuna kadar açık görünse bile peteğe sıcak su girişini tamamen engeller. Şöyle kurbağacıkla vananın gövdesine küçük bir tık tık... O pimin geri fırladığını duymak, odanın yeniden ısınmaya başlayacağının ilk müjdesidir aslında.
Ana eşanjör kireçlendiğinde kombiden sanki içeride bir şeyler kırılıyormuş gibi tuhaf, takırtılı sesler yükselir. Sudaki kireç, ısıtma haznesinin duvarlarına yapışarak cihazın nefes almasını zorlaştırır. Isıyı suya aktaramayan metal, kendi kendini kavurmaya başlar ve sonuç her zaman çok pahalı bir tamirat faturası olur. Erken müdahale etmezseniz, o minik çıtırtılar çok yakında büyük bir patlamayla sonuçlanabilir...