Osman Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Otuz yıllık meslek hayatımda kaputun altına binlerce kez başımı uzattım, o metal yorgunluğunu, suyun kaynarken çıkardığı o ince sinsi tıslamayı çok iyi bilirim.
Fiat ailesinin kalbinde yer alan o küçük parça, yani termostat, aslında bütün motorun ruh halini belirleyen gizli bir şairdir adeta.
Sıkışık trafikte ibre birden o kırmızı çizgiye doğru tırmanmaya başladığında, sürücünün ensesinde hissettiği o soğuk terin asıl sebebi çoğu zaman bu arızadır işte.
Motor soğukken suyu blokta tutarak çabucak ısınmasını sağlayan o valf, bir gün gelir de açık konumda sıkışıp kalırsa ne olur hiç düşündünüz mü?
Kış günü kaloriferin üflediği o buz gibi havada parmaklarınız direksiyonda uyuşurken, motorun ideal sıcaklığı yakalayamaması yakıt tüketimini doğrudan uçuruma sürükler.
Tam tersi, yani kapalı kalıp hiç açılmama durumu ise çok daha vahimdir, silindir kapağını çatlatacak kadar acımasız bir son hazırlar size.
Sanayide usta çırak ilişkisiyle yetişenler bilir; İtalyan mühendisliğinin bu hassas kalbi, asla ihmale gelmez, ufacık bir ihmal bütün bütçeyi altüst edebilir.
Nedenini bilmediğiniz bir hararet dalgalanması yaşıyorsanız, radyatör hortumlarını elinizle şöyle bir yoklayın, biri ateş gibiyken diğeri buz gibi kalıyorsa teşhis konulmuştur bile.
Orijinal parça yerine yan sanayi ucuz ürün takmanın cezasını o motor otobanın ortasında hararet yapıp yatak sardığında ağır bir şekilde ödersiniz çünkü.
Yılların tecrübesiyle söylüyorum, aracınızın sesini dinlemeyi bırakmayın, o size suyun eksildiğini ya da termostatın kilitlendiğini çok önceden fısıldar zaten.
Fiat ailesinin kalbinde yer alan o küçük parça, yani termostat, aslında bütün motorun ruh halini belirleyen gizli bir şairdir adeta.
Sıkışık trafikte ibre birden o kırmızı çizgiye doğru tırmanmaya başladığında, sürücünün ensesinde hissettiği o soğuk terin asıl sebebi çoğu zaman bu arızadır işte.
Motor soğukken suyu blokta tutarak çabucak ısınmasını sağlayan o valf, bir gün gelir de açık konumda sıkışıp kalırsa ne olur hiç düşündünüz mü?
Kış günü kaloriferin üflediği o buz gibi havada parmaklarınız direksiyonda uyuşurken, motorun ideal sıcaklığı yakalayamaması yakıt tüketimini doğrudan uçuruma sürükler.
Tam tersi, yani kapalı kalıp hiç açılmama durumu ise çok daha vahimdir, silindir kapağını çatlatacak kadar acımasız bir son hazırlar size.
Sanayide usta çırak ilişkisiyle yetişenler bilir; İtalyan mühendisliğinin bu hassas kalbi, asla ihmale gelmez, ufacık bir ihmal bütün bütçeyi altüst edebilir.
Nedenini bilmediğiniz bir hararet dalgalanması yaşıyorsanız, radyatör hortumlarını elinizle şöyle bir yoklayın, biri ateş gibiyken diğeri buz gibi kalıyorsa teşhis konulmuştur bile.
Orijinal parça yerine yan sanayi ucuz ürün takmanın cezasını o motor otobanın ortasında hararet yapıp yatak sardığında ağır bir şekilde ödersiniz çünkü.
Yılların tecrübesiyle söylüyorum, aracınızın sesini dinlemeyi bırakmayın, o size suyun eksildiğini ya da termostatın kilitlendiğini çok önceden fısıldar zaten.