Osman Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Garajda sabah serinliğinde kaputu kaldırdığında o genleşme kabındaki pembe ya da mavi sıvının her zamankinden biraz daha aşağıda durduğunu fark etmek, içten içe can sıkmaya yeter... Tofaş kökenli emektar motorlardan günümüzün sıkıştırılmış Multijet ünitelerine kadar uzanan o kronikleşmiş su eksiltme meselesi, aslında aracın sana fısıldadığı ama senin belki de uzun süredir duymamazlıktan geldiğin küçük bir imdat çağrısıdır.
Devirdaim pompasının milindeki o minicik boşluk, motor yüksek ısıya ulaştığında suyun buharlaşarak havaya karışmasına yol açar; öyle ki hiçbir yerde ıslaklık görmezsin ama eksilme durmaz. Termostat gövdesinin plastik kapaklarında zamanla oluşan kılcal çatlaklar, basınç altında suyu dışarı sızdırır ve motor sıcaklığıyla temas eden bu sıvı anında buharlaşıp iz bırakmadan yok olur... Acaba radyatör peteklerinin en ücra köşesinde, yoldan fırlayan bir taşın yarattığı o görünmez delik mi var yoksa?
Kapağı açtığında motordaki yağ çubuğunun ucunda o kahverengi tahin kıvamını gördüğün an, işin rengi tamamen değişir ve mesele basit bir su kaçağının çok ötesine, silindir kapak contasının yanmasına kadar uzanır. Motor yağı ile soğutma suyunun birbirine karışması, uzun vadede yatak sarmaya kadar gidecek o tehlikeli yolun ta kendisidir... Blok çatlağı gibi korkunç senaryoları aklına bile getirmek istemezsin değil mi?
Genleşme kabı kapağının üzerindeki o küçük tahliye supabının yayları zamanla yorulur, sistem içerideki basıncı 1.2 bar seviyesinde tutamaz ve kaynama noktasına gelmeden suyu dışarı atar... Kalorifer peteğinin göğüslüğün altında bir yerde sızdırması ise işin en sinir bozucu tarafıdır çünkü paslı ve tatlımsı kokuyu paspasın altında hissettiğinde artık çok geç kalmış olursun.
Yaz kış demeden motora sadece çeşme suyu eklemek, blok içindeki su kanallarını zamanla kireçle doldurur ve ısı transferini engeller... Kaliteli bir antifriz sadece donmayı önlemez, aynı zamanda o alüminyum alaşımlı silindir kapağının içten içe çürümesini de engeller. Kontrol et, eksilen suyu sadece suyla tamamlama... Sanayiye gitmeden önce o kelepçeleri elinle şöyle bir yokla bakalım, belki de sadece gevşemiş bir vida bütün bu kabusun sebebidir.
Devirdaim pompasının milindeki o minicik boşluk, motor yüksek ısıya ulaştığında suyun buharlaşarak havaya karışmasına yol açar; öyle ki hiçbir yerde ıslaklık görmezsin ama eksilme durmaz. Termostat gövdesinin plastik kapaklarında zamanla oluşan kılcal çatlaklar, basınç altında suyu dışarı sızdırır ve motor sıcaklığıyla temas eden bu sıvı anında buharlaşıp iz bırakmadan yok olur... Acaba radyatör peteklerinin en ücra köşesinde, yoldan fırlayan bir taşın yarattığı o görünmez delik mi var yoksa?
Kapağı açtığında motordaki yağ çubuğunun ucunda o kahverengi tahin kıvamını gördüğün an, işin rengi tamamen değişir ve mesele basit bir su kaçağının çok ötesine, silindir kapak contasının yanmasına kadar uzanır. Motor yağı ile soğutma suyunun birbirine karışması, uzun vadede yatak sarmaya kadar gidecek o tehlikeli yolun ta kendisidir... Blok çatlağı gibi korkunç senaryoları aklına bile getirmek istemezsin değil mi?
Genleşme kabı kapağının üzerindeki o küçük tahliye supabının yayları zamanla yorulur, sistem içerideki basıncı 1.2 bar seviyesinde tutamaz ve kaynama noktasına gelmeden suyu dışarı atar... Kalorifer peteğinin göğüslüğün altında bir yerde sızdırması ise işin en sinir bozucu tarafıdır çünkü paslı ve tatlımsı kokuyu paspasın altında hissettiğinde artık çok geç kalmış olursun.
Yaz kış demeden motora sadece çeşme suyu eklemek, blok içindeki su kanallarını zamanla kireçle doldurur ve ısı transferini engeller... Kaliteli bir antifriz sadece donmayı önlemez, aynı zamanda o alüminyum alaşımlı silindir kapağının içten içe çürümesini de engeller. Kontrol et, eksilen suyu sadece suyla tamamlama... Sanayiye gitmeden önce o kelepçeleri elinle şöyle bir yokla bakalım, belki de sadece gevşemiş bir vida bütün bu kabusun sebebidir.