Erem Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Göz ameliyatı kararı vermek zaten tek başına büyük bir mevzu, bir de üstüne "Operasyondan sonra direksiyon başına ne zaman geçerim?" stresi biniyor insanın sırtına. Akıllı lens dediğimiz bu mercekler göze takılır takılmaz mucizevi bir şekilde her şey netleşmiyor tabii ki, beyinle gözün yeni sisteme alışması için birkaç güne ihtiyaç var. Haliyle ameliyatın hemen ertesi günü arabaya atlayıp trafiğe çıkmak pek akıl karı bir iş değil vallahi. Doktorun "Tamam, artık hazırsın" dediği o ilk kontrol gününe kadar anahtarları masada bırakmak en doğrusu sanırım.
İlk birkaç gün gözün içinde hafif bir batma, ışıkların etrafında garip haleler ya da bulutlu bir görüntü olması çok normal. Hani şu gece sürüşlerinde karşıdan gelen arabaların farları gözünüzü alır ya, işte o durum ilk haftalarda biraz daha abartılı yaşanabiliyor. Gece sürüşü yapmak, özellikle yollar da karanlıksa, insanı ilk zamanlar fazlasıyla yorabilir... Zaten net göremediğini hissettiğin an reflex olarak frene basıyorsun, bu da trafikteki diğer insanlar için ciddi risk demek.
Aslında burada en kritik mesele derinlik algısının ve harfleri okuma netliğinin ne durumda olduğu. Tabelaları uzaktan seçebiliyor musunuz, yan şeritten gelen araba tam olarak ne kadar uzakta? Kendinizi tamamen güvende hissetmeden, tabeladaki o küçük yazıları netleştirmeden trafiğin o keşmekeşine dalmamak lazım abi ya. Neticede sadece kendi canınızı değil, yan koltuktaki sevdiklerinizi ve yoldaki yayaları da korumakla yükümlüsünüz sürücü koltuğundayken.
İyileşme hızı kişiden kişiye o kadar çok değişiyor ki, birinin üç günde kazandığı görüş keskinliğine diğeri ancak iki haftada ulaşabiliyor. Komşunuz ameliyat olup ertesi gün arabayla işe gitti diye sizin de aynısını yapabileceğiniz anlamına gelmez bu süreç. Bünye meselesi sonuçta, göz dokularının yeni lense uyum sağlama hızı tamamen size özel. Acele edip süreci riske atmaktansa, birkaç gün daha toplu taşıma veya taksi kullanmanın kimseye bir zararı olmaz herhalde.
Doktorunuz kliniğin kapısından çıkarken "Her şey yolunda, sürebilirsin" onayını verene kadar sabırlı olmak hayat kurtarır. İlaçlı damlaların yarattığı anlık bulutlanmalar veya göz kuruluğu da sürüş esnasında aniden görüşü bozabiliyor çünkü. Yan aynalara bakarken gözü hızlıca odaklayamamak, milisaniyelik gecikmeler bile trafikte büyük pişmanlıklara yol açabilir... Kendinize zaman tanıyın, gözünüzün tamamen iyileştiğinden emin olun, sonra zaten o direksiyonun keyfini doya doya çıkarırsınız.
İlk birkaç gün gözün içinde hafif bir batma, ışıkların etrafında garip haleler ya da bulutlu bir görüntü olması çok normal. Hani şu gece sürüşlerinde karşıdan gelen arabaların farları gözünüzü alır ya, işte o durum ilk haftalarda biraz daha abartılı yaşanabiliyor. Gece sürüşü yapmak, özellikle yollar da karanlıksa, insanı ilk zamanlar fazlasıyla yorabilir... Zaten net göremediğini hissettiğin an reflex olarak frene basıyorsun, bu da trafikteki diğer insanlar için ciddi risk demek.
Aslında burada en kritik mesele derinlik algısının ve harfleri okuma netliğinin ne durumda olduğu. Tabelaları uzaktan seçebiliyor musunuz, yan şeritten gelen araba tam olarak ne kadar uzakta? Kendinizi tamamen güvende hissetmeden, tabeladaki o küçük yazıları netleştirmeden trafiğin o keşmekeşine dalmamak lazım abi ya. Neticede sadece kendi canınızı değil, yan koltuktaki sevdiklerinizi ve yoldaki yayaları da korumakla yükümlüsünüz sürücü koltuğundayken.
İyileşme hızı kişiden kişiye o kadar çok değişiyor ki, birinin üç günde kazandığı görüş keskinliğine diğeri ancak iki haftada ulaşabiliyor. Komşunuz ameliyat olup ertesi gün arabayla işe gitti diye sizin de aynısını yapabileceğiniz anlamına gelmez bu süreç. Bünye meselesi sonuçta, göz dokularının yeni lense uyum sağlama hızı tamamen size özel. Acele edip süreci riske atmaktansa, birkaç gün daha toplu taşıma veya taksi kullanmanın kimseye bir zararı olmaz herhalde.
Doktorunuz kliniğin kapısından çıkarken "Her şey yolunda, sürebilirsin" onayını verene kadar sabırlı olmak hayat kurtarır. İlaçlı damlaların yarattığı anlık bulutlanmalar veya göz kuruluğu da sürüş esnasında aniden görüşü bozabiliyor çünkü. Yan aynalara bakarken gözü hızlıca odaklayamamak, milisaniyelik gecikmeler bile trafikte büyük pişmanlıklara yol açabilir... Kendinize zaman tanıyın, gözünüzün tamamen iyileştiğinden emin olun, sonra zaten o direksiyonun keyfini doya doya çıkarırsınız.