Mustafa Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Kampana içindeki tırnak mekanizması aşındığı an o bildik tıkırtı sesi değişir ve telin boştaki gezinti mesafesi aniden uzar. Aslında hidrolik basınçla çalışan sistemlerden farklı olarak tamamen mekanik bir gerilime dayanan bu yapı, zamanla esneyen çelik halatlar yüzünden tam kavrama yapamaz hale gelir... Kolu çektiğinde hissettiğin o boşluk hissi var ya, işte o, balataların kampana yüzeyine tam basamadığının ve içerideki ayar dişlisinin sıyırıp boşa çıktığının net göstergesidir.
Yokuşta arabayı bıraktığında hafifçe kaydığını fark ediyorsan, park freni mandalının dişli yayını acilen kontrol ettirmelisin çünkü o dişler kırıldığında kol kendiliğinden aşağı düşer. Fren kaliperlerinin arkasında yer alan minik sabitleme civataları paslanıp sıkıştığı için tel serbest kalmaz ve balata disk üzerinde sürekli sürtünerek balata ömrünü yarı yarıya tüketir.
Sistem kış aylarında neden donar hiç düşündün mu? Boşlukta kalan su damlacıkları körüklerin arasından içeri sızar ve gece ayazında donarak teli tamamen kilitler, sen de sabah hareket etmeye çalışırken arka tekerleklerin dönmediğini hayretle görürsün. Halat kılıfında oluşan en küçük çatlak bile nemin içeri girmesine yeter ve içerideki çelik telleri paslandırarak ilk sert çekişte kopmasına zemin hazırlar.
Elektronik park freni bulunan araçlarda ise işin rengi tamamen değişir; balataları sıkan o minik elektrik motorunun dişlileri sıyırıldığında göstergede arıza lambası yanar ve sistem kendini acil moda alır. Kalibre ayarı bozulmuş bir elektrikli park beyni, balataları olması gerektiğinden daha fazla sıkarak disklerin aşırı ısınmasına ve hatta balata yüzeyinin yanarak camlaşmasına neden olur.
El frenini her çektiğinde telin gerilme direncini parmaklarında hissetmen gerekir, eğer kol normalden çok daha yukarı kalkıyorsa arka tekerlek merkezindeki otomatik ayar cıvatası muhtemelen sıkışmıştır. Bir sabah yola çıkmadan önce arka tekerleklerin oradan gelen o hafif metalik sürtünme sesini kulak arkası etme, çünkü o ses telin tam olarak geri bırakmadığının en acı çığlığıdır...
Yokuşta arabayı bıraktığında hafifçe kaydığını fark ediyorsan, park freni mandalının dişli yayını acilen kontrol ettirmelisin çünkü o dişler kırıldığında kol kendiliğinden aşağı düşer. Fren kaliperlerinin arkasında yer alan minik sabitleme civataları paslanıp sıkıştığı için tel serbest kalmaz ve balata disk üzerinde sürekli sürtünerek balata ömrünü yarı yarıya tüketir.
Sistem kış aylarında neden donar hiç düşündün mu? Boşlukta kalan su damlacıkları körüklerin arasından içeri sızar ve gece ayazında donarak teli tamamen kilitler, sen de sabah hareket etmeye çalışırken arka tekerleklerin dönmediğini hayretle görürsün. Halat kılıfında oluşan en küçük çatlak bile nemin içeri girmesine yeter ve içerideki çelik telleri paslandırarak ilk sert çekişte kopmasına zemin hazırlar.
Elektronik park freni bulunan araçlarda ise işin rengi tamamen değişir; balataları sıkan o minik elektrik motorunun dişlileri sıyırıldığında göstergede arıza lambası yanar ve sistem kendini acil moda alır. Kalibre ayarı bozulmuş bir elektrikli park beyni, balataları olması gerektiğinden daha fazla sıkarak disklerin aşırı ısınmasına ve hatta balata yüzeyinin yanarak camlaşmasına neden olur.
El frenini her çektiğinde telin gerilme direncini parmaklarında hissetmen gerekir, eğer kol normalden çok daha yukarı kalkıyorsa arka tekerlek merkezindeki otomatik ayar cıvatası muhtemelen sıkışmıştır. Bir sabah yola çıkmadan önce arka tekerleklerin oradan gelen o hafif metalik sürtünme sesini kulak arkası etme, çünkü o ses telin tam olarak geri bırakmadığının en acı çığlığıdır...