Kerem Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Uzun yolda gaza biraz basıyorsunuz, tam keyfiniz yerine gelecekken o gıcık sarsıntı başlıyor. Direksiyon avucunuzun içinde hafif hafif titremeye, hatta bazen elimi bıraksam araç yoldan çıkacakmış gibi hissettirmeye başlar. İnsan ilk an anlam veremiyor tabii; yol mu bozuk, rüzgar mı sert esiyor diyoruz ama maalesef sorun çoğunlukla arabanın tam da altımızda dönen aksamında.
Rot balans servisinin yolunu tutmak şart oldu demektir bu. Lastiklerden biri bile gramaj olarak dengesini kaybettiyse, o küçük dengesizlik hızlandıkça devasa bir titreşime dönüşüyor. Jantın iç kısmına yapıştırılan o minicik kurşun ağırlıklar var ya... İşte onlar yerinden düştüyse araba başlıyor elinizi titretmeye.
Frene her bastığınızda direksiyon bir sağa bir sola sallanıyorsa rot balansı boşuna suçlamayın. Isınan fren diskleri ani bir su birikintisinden geçince eğrilir ya hani, işte tam olarak o yüzey bozulması bu. Yüksek hızda yavaşlamaya çalışırken avucunuzun içinde hissettiğiniz o rahatsız edici vuruntu, aslında disklerin "beni değiştir" deme şeklidir.
Sadece lastik veya fren deyip geçmek de olmuyor bazen. Ön takımdaki salıncaklar, rot kolları, amortisör takozları... Hepsi zamanla, o güzelim çukurlara her girdiğimizde ufak ufak aşınıyor. Süspansiyon sistemi gevşediğinde o boşluk kendini doğrudan direksiyon miline yansıtıyor tabii.
Sıfır aldığınız lastik bile düzgün depolanmadıysa veya üretiminde bir sıkıntı varsa yolda başınıza belayı açar. Lastiğin tabanındaki o gözle görülmeyen hafif bir balonlaşma, sürüş keyfini bir anda kabusa çevirebilir. Bazen sırf jantın eğrilmesi yüzünden aylarca sebebi bulunamayan titreşimlerle yaşamak zorunda kalanlar var...
Bir ustaya gitmeden önce sorunun tam olarak ne zaman ortaya çıktığını iyi gözlemleyin derim. Titreme sadece belirli bir hız aralığında mı oluyor, yoksa frene basınca mı belirginleşiyor? Sorunu ustaya doğru tarif etmek, gereksiz parça değişimlerinin ve boşuna giden paraların önüne geçer.
Rot balans servisinin yolunu tutmak şart oldu demektir bu. Lastiklerden biri bile gramaj olarak dengesini kaybettiyse, o küçük dengesizlik hızlandıkça devasa bir titreşime dönüşüyor. Jantın iç kısmına yapıştırılan o minicik kurşun ağırlıklar var ya... İşte onlar yerinden düştüyse araba başlıyor elinizi titretmeye.
Frene her bastığınızda direksiyon bir sağa bir sola sallanıyorsa rot balansı boşuna suçlamayın. Isınan fren diskleri ani bir su birikintisinden geçince eğrilir ya hani, işte tam olarak o yüzey bozulması bu. Yüksek hızda yavaşlamaya çalışırken avucunuzun içinde hissettiğiniz o rahatsız edici vuruntu, aslında disklerin "beni değiştir" deme şeklidir.
Sadece lastik veya fren deyip geçmek de olmuyor bazen. Ön takımdaki salıncaklar, rot kolları, amortisör takozları... Hepsi zamanla, o güzelim çukurlara her girdiğimizde ufak ufak aşınıyor. Süspansiyon sistemi gevşediğinde o boşluk kendini doğrudan direksiyon miline yansıtıyor tabii.
Sıfır aldığınız lastik bile düzgün depolanmadıysa veya üretiminde bir sıkıntı varsa yolda başınıza belayı açar. Lastiğin tabanındaki o gözle görülmeyen hafif bir balonlaşma, sürüş keyfini bir anda kabusa çevirebilir. Bazen sırf jantın eğrilmesi yüzünden aylarca sebebi bulunamayan titreşimlerle yaşamak zorunda kalanlar var...
Bir ustaya gitmeden önce sorunun tam olarak ne zaman ortaya çıktığını iyi gözlemleyin derim. Titreme sadece belirli bir hız aralığında mı oluyor, yoksa frene basınca mı belirginleşiyor? Sorunu ustaya doğru tarif etmek, gereksiz parça değişimlerinin ve boşuna giden paraların önüne geçer.