Kemal Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Rotil arızası direksiyon kutusuna zarar verir mi sorusu tamirhanelerin tozlu köşelerinde, ustaların ellerindeki yağlı mendillerle düşünceye daldığı o sessiz anlarda sıkça masaya yatırılır; çünkü arabanın alt takımından gelen o metalik tıkırtılar sadece basit bir ses değildir aslında. Lastiklerin yolu tutmasını sağlayan, salıncak kollarının uçundaki o küçük küresel mafsal yani rotil, zamanla yerinden oynamaya başladığında bütün yükü ister istemez yukarıdaki dişli kutusuna bindirir. Direksiyonu her sağa sola çevirişinde içeride dönen mil, aşağıdan gelen bu düzensiz sarsıntıları doğrudan gövdesinde hisseder, hani sanki sürekli omzuna vurulan hafif ama sinir bozucu darbeler gibidir bu durum.
Ziftli yollardaki o derin çukurlara her girdiğinde kopan lastik tozları ve araya giren kum taneleri rotilin içindeki plastiği yer bitirir, boşluk büyüdükçe de tekerlekler kendi başına buyruk hareket etmeye başlar. Sen direksiyonu düz tuttuğunu sanırsın ama sağ ön tekerlek çoktan kendi yolunu çizmiştir bile, işte bu kontrolsüz çekme hissi direksiyon kutusunun içindeki dişlilerin normalden çok daha fazla sürtünmesine ve sıyırmasına yol açar. Bir bakmışsın ki hidrolik yağ kaçırmaya başlamış, direksiyon taştan beter sertleşmiş ya da boşluk o kadar artmış ki direksiyonu çevirirken boşa dönüyormuş hissi uyandırıyor insanda.
Mekanik parçalar birbirine küs yaşayamaz, biri aksadığında diğeri mutlaka bedel öder; alt takımdaki bu ihmal edilmiş küçük bir mafsal yüzünden binlerce liralık direksiyon kutusunu eline alabilirsin. Sanayide ustalar boşluk kontrolü yaparken levyeyi vurup "değişecek bu" dediğinde bazen kulak ardı ederiz, nasıl olsa araba gidiyor deriz ama o gidişin bedeli ileride çok daha ağır kesilir. Yolda giderken araba hafifçe sağa sola geziniyorsa, kasislerden geçerken metalin metale çarpma sesi kulak tırmalıyorsa, bil ki direksiyon kutun şu an içten içe sessizce eriyor ve senden yardım istiyor.
Ziftli yollardaki o derin çukurlara her girdiğinde kopan lastik tozları ve araya giren kum taneleri rotilin içindeki plastiği yer bitirir, boşluk büyüdükçe de tekerlekler kendi başına buyruk hareket etmeye başlar. Sen direksiyonu düz tuttuğunu sanırsın ama sağ ön tekerlek çoktan kendi yolunu çizmiştir bile, işte bu kontrolsüz çekme hissi direksiyon kutusunun içindeki dişlilerin normalden çok daha fazla sürtünmesine ve sıyırmasına yol açar. Bir bakmışsın ki hidrolik yağ kaçırmaya başlamış, direksiyon taştan beter sertleşmiş ya da boşluk o kadar artmış ki direksiyonu çevirirken boşa dönüyormuş hissi uyandırıyor insanda.
Mekanik parçalar birbirine küs yaşayamaz, biri aksadığında diğeri mutlaka bedel öder; alt takımdaki bu ihmal edilmiş küçük bir mafsal yüzünden binlerce liralık direksiyon kutusunu eline alabilirsin. Sanayide ustalar boşluk kontrolü yaparken levyeyi vurup "değişecek bu" dediğinde bazen kulak ardı ederiz, nasıl olsa araba gidiyor deriz ama o gidişin bedeli ileride çok daha ağır kesilir. Yolda giderken araba hafifçe sağa sola geziniyorsa, kasislerden geçerken metalin metale çarpma sesi kulak tırmalıyorsa, bil ki direksiyon kutun şu an içten içe sessizce eriyor ve senden yardım istiyor.