Ayhan Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Direksiyonun elinizin altında birden titremeye başlaması sanıldığından çok daha can sıkıcıdır. Hele bir de yüksek hızda otobandaysanız... İnsan ister istemez tedirgin oluyor, "Acaba tekerlek mi fırlayacak?" diye düşünmeden edemiyor.
Rot başı arızalandığında o çok iyi bildiğiniz direksiyon hissi birden kaybolur. Tekerlekle direksiyon arasındaki o sıkı bağ gevşer, araya garip bir boşluk girer. Araba yolu tutmakta zorlanırken, o boşluk yüzünden elinizdeki direksiyon da başlar ince ince sallanmaya.
Hani bazen sadece belirli bir hızda, mesela 90-100 civarında gelen bir titreme vardır ya... İşte tam orada durup bir düşünmek lazım. Balans ayarından mı yoksa yürüyen aksamın o küçük ama hayati parçasından mı? Çoğu zaman günahı rot başının boynunadır.
Yoldaki küçücük bir çukura girdiğinizde direksiyonda o vuruntuyu hissediyorsanız durum netleşiyor demektir. Parçanın içindeki o bilyeli sistem aşındıkça boşluk yapar. Boşluk yaptıkça vurur, vurdukça titretir...
Ustanıza gittiğinizde "Sadece balans bozuk" deyip kestirip atmasına izin vermeyin. Bırakın arabayı lifte kaldırsın, tekerleği eliyle bir sağa bir sola sallayıp baksın. O küçük parçadaki milimlik oynama bile yolda size koca bir titreşim olarak geri döner.
Sürüş güvenliğini tehlikeye atmak bu kadar kolaysa, riske girmeye gerçekten gerek var mı? Bazen alt tarafı iki yüz liralık bir parça, bütün sürüş keyfinizin içine edebilir. Yıpranmış bir rot başıyla yola devam etmek, frene bastığınızda arabanın nereye kayacağını şansa bırakmaktır.
Uzun yola çıkmadan önce ön takımı bir gözden geçirtmekte her zaman fayda var. Direksiyondaki o ufak karıncalanmayı küçümsemeyin, araba sizinle konuşmaya çalışıyor aslında. Sesini duymamazlıktan gelirseniz, günün sonunda faturayı daha ağır ödersiniz.
Rot başı arızalandığında o çok iyi bildiğiniz direksiyon hissi birden kaybolur. Tekerlekle direksiyon arasındaki o sıkı bağ gevşer, araya garip bir boşluk girer. Araba yolu tutmakta zorlanırken, o boşluk yüzünden elinizdeki direksiyon da başlar ince ince sallanmaya.
Hani bazen sadece belirli bir hızda, mesela 90-100 civarında gelen bir titreme vardır ya... İşte tam orada durup bir düşünmek lazım. Balans ayarından mı yoksa yürüyen aksamın o küçük ama hayati parçasından mı? Çoğu zaman günahı rot başının boynunadır.
Yoldaki küçücük bir çukura girdiğinizde direksiyonda o vuruntuyu hissediyorsanız durum netleşiyor demektir. Parçanın içindeki o bilyeli sistem aşındıkça boşluk yapar. Boşluk yaptıkça vurur, vurdukça titretir...
Ustanıza gittiğinizde "Sadece balans bozuk" deyip kestirip atmasına izin vermeyin. Bırakın arabayı lifte kaldırsın, tekerleği eliyle bir sağa bir sola sallayıp baksın. O küçük parçadaki milimlik oynama bile yolda size koca bir titreşim olarak geri döner.
Sürüş güvenliğini tehlikeye atmak bu kadar kolaysa, riske girmeye gerçekten gerek var mı? Bazen alt tarafı iki yüz liralık bir parça, bütün sürüş keyfinizin içine edebilir. Yıpranmış bir rot başıyla yola devam etmek, frene bastığınızda arabanın nereye kayacağını şansa bırakmaktır.
Uzun yola çıkmadan önce ön takımı bir gözden geçirtmekte her zaman fayda var. Direksiyondaki o ufak karıncalanmayı küçümsemeyin, araba sizinle konuşmaya çalışıyor aslında. Sesini duymamazlıktan gelirseniz, günün sonunda faturayı daha ağır ödersiniz.