Hamza Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Yola çıkmadan önce kaputu açıp şöyle bir bakmak yetmez; o pompanın ciğerini bileceksin. Devirdaim pompası pes ettiyse, o uzun yol sana cehennem olur. Otobanda 120’yle giderken ibrenin bir anda kırmızıya dayanması tesadüf değil. Sıvı dönmüyorsa motor pişer, bu kadar basit. Devridaim yapmayan suyun içinde o blok cayır cayır yanar...
Hararet göstergesine güvenip kafanı rahat tutamazsın. Pompanın kanatçıkları aşındıysa, motor bloğundaki sıcak su radyatöre ulaşamaz. Yani senin o çok güvendiğin radyatör fanı boş havayı soğutur durur. Yolda kalmanın en rezil halidir bu. Araba yürür sanırsın ama içten içe erir.
Triger kayışını değiştirirken pompayı ellemeyen usta, ustalık yapmamıştır. "Sağlam bu, idare eder" cümlesi otoban kenarında çekici bekletir adama. Üç kuruş tasarruf edeceğim diye binlerce liralık motordan olmak tam bir acemilik. O çark dönmüyorsa, yol biter.
Sesi duymuyor musun gerçekten? Kaputun altından gelen o garip bilye uğultusu, yaklaşan felaketin tam olarak davul zurna çalmasıdır. Pompa rulmanı dağıtmaya başladığında sana haber verir aslında. Dinlemesini bileceksin. Ya o sesi dinler sağa çekersin ya da contayı yakıp bütçeni sıfırlarsın...
Su eksiltmeyi antifriz tazelenmesi sananlar var hâlâ. Pompadan sızan bir damla soğutma sıvısı, yüksek süratte buharlaşır gider, iz bile bırakmaz. Sen de depoda su var sanıp basarsın gaza. Sonra bir bakmışsın ki motor susuzluktan kavrulmuş. Kaçak dediğin her zaman yere damlamaz ki.
Yüksek devirde uzun süre gitmek, zaten canı burnunda bir devirdaimi tamamen bitirir. Sıcaklık bir yükselmeye başladı mı kenara çekip stop etmek de kurtarmaz bazen. Pistonlar silindire kaynar, kalırsın öylece gecenin köründe. Hararet affetmez, acıması yoktur bu işin.
Yola çıkmadan önce risk almayacaksın arkadaş. Şüphen varsa o parçayı değiştireceksin. Pompa dediğin şey motorun kalbidir, kanı pompalamazsa hayat biter. Sağlam parça seni gideceğin yere götürür, bitik parça ise yolda bırakır... seçim senin.
Hararet göstergesine güvenip kafanı rahat tutamazsın. Pompanın kanatçıkları aşındıysa, motor bloğundaki sıcak su radyatöre ulaşamaz. Yani senin o çok güvendiğin radyatör fanı boş havayı soğutur durur. Yolda kalmanın en rezil halidir bu. Araba yürür sanırsın ama içten içe erir.
Triger kayışını değiştirirken pompayı ellemeyen usta, ustalık yapmamıştır. "Sağlam bu, idare eder" cümlesi otoban kenarında çekici bekletir adama. Üç kuruş tasarruf edeceğim diye binlerce liralık motordan olmak tam bir acemilik. O çark dönmüyorsa, yol biter.
Sesi duymuyor musun gerçekten? Kaputun altından gelen o garip bilye uğultusu, yaklaşan felaketin tam olarak davul zurna çalmasıdır. Pompa rulmanı dağıtmaya başladığında sana haber verir aslında. Dinlemesini bileceksin. Ya o sesi dinler sağa çekersin ya da contayı yakıp bütçeni sıfırlarsın...
Su eksiltmeyi antifriz tazelenmesi sananlar var hâlâ. Pompadan sızan bir damla soğutma sıvısı, yüksek süratte buharlaşır gider, iz bile bırakmaz. Sen de depoda su var sanıp basarsın gaza. Sonra bir bakmışsın ki motor susuzluktan kavrulmuş. Kaçak dediğin her zaman yere damlamaz ki.
Yüksek devirde uzun süre gitmek, zaten canı burnunda bir devirdaimi tamamen bitirir. Sıcaklık bir yükselmeye başladı mı kenara çekip stop etmek de kurtarmaz bazen. Pistonlar silindire kaynar, kalırsın öylece gecenin köründe. Hararet affetmez, acıması yoktur bu işin.
Yola çıkmadan önce risk almayacaksın arkadaş. Şüphen varsa o parçayı değiştireceksin. Pompa dediğin şey motorun kalbidir, kanı pompalamazsa hayat biter. Sağlam parça seni gideceğin yere götürür, bitik parça ise yolda bırakır... seçim senin.