Kerim Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Sabahın ilk ışıklarıyla direksiyon başına geçtiğinizde, o tanıdık anahtar çevirme sesinin ardından gelen ani sessizlik kadar can sıkıcı çok az şey vardır motor dünyasında. Her zaman kusursuzca çalışan mekanizma, ne hikmetse haftada bir ya da ayda birkaç kez tamamen keyfi bir kararla suskunluğa gömülmeyi tercih eder. Akü kutup başlarının gevşemesi mi, yoksa zamanla oksitlenen o incecik kablo bağlantıları mı bu nazın müsebbibi? Aslında otomobiliniz size net bir mesaj gönderiyordur o anlarda: "Sistemde bir şeyler yolunda gitmiyor ama henüz tamamen pes etmedim." Sürücüyü en çok çileden çıkıran da bu belirsizlik halidir zaten; ustaya götürürsünüz tek seferde tıkır tıkır çalışır, eve dönersiniz yine o bitmek bilmeyen sessizlik...
Marş motorunun içindeki o kömür dediğimiz küçük iletken parçalar bittiğinde, cihaz artık rotora o ilk hayati akımı iletemez hale gelir ve araç kafasına göre çalışmaya başlar. Kontak anahtarını çevirdiğinizde duyduğunuz o zayıf "tık" sesi, volan dişlisine diş geçirmeye çalışan ama gücü yetmeyen yaralı bir mekanizmanın son çırpınışlarıdır çoğunlukla. Bazen aracı biraz sallamak ya da marş dinamosuna hafifçe vurmak işe yarıyor gibi görünse de bu geçici çözümler sadece kaçınılmaz sonu erteler. Elektrik akımının o karmaşık yollarda kaybolup gitmesi, kontak termiğindeki aşınmalar yüzünden voltajın marş motoruna ulaşamaması... İhmal edilen her küçük elektrik aksamı problemi, hiç ummadığınız bir yağmurlu gecede sizi yolda bırakma potansiyeline sahiptir.
Yakıt sistemindeki veya ateşleme hattındaki anlık düzensizlikleri de bu gizemli denklemin dışında tutamayız. Depodaki yakıt pompasının basıncı anlık olarak düşüyor olabilir ya da krank devir sensörü o esnada motorun konumunu beyne doğru aktaramıyordur. Araç o an için marş basıyor gibi görünür, krank döner fakat motor bir türlü o beklenen ateşleme döngüsünü başlatamaz. Bir sonrakinde ise sanki hiçbir şey olmamış gibi tek seferde homurdanarak uyanır o koca makine. İşte tam da bu noktada, sorunun mekanik mi yoksa elektronik kaynaklı mı olduğunu ayırt etmek profesyonel bir diagnostik cihazı olmadan neredeyse imkansızdır.
Sürücülerin düştüğü en büyük hata, araba her çalışmadığında faturayı hemen aküye kesmek ve gidip yenisini almaktır. Halbuki şarj dinamosunun (alternatörün) aküyü yeterli seviyede dolduramadığı durumlar, araç stop ettikten sonra gizli bir akım kaçağının voltajı sinsice emmesi gibi onlarca farklı senaryo mevcuttur. Akü ölçümünde değerler normal çıksa bile, anlık akım çekim gücü (CCA değeri) düşmüş bir batarya, motoru bazen rahatça döndürürken bazen de o ağır yükün altında ezilip kalabilir. Sistemdeki zayıf bir şase bağlantısı, motora giden akımın dirençle karşılaşmasına ve marş sisteminin tamamen keyfi davranmasına yol açar. Deneyimli bir gözün tüm bu elektrik haritasını baştan sona incelemesi, sizi gereksiz parça değişimlerinden ve büyük masraflardan kurtaracaktır.
Marş motorunun içindeki o kömür dediğimiz küçük iletken parçalar bittiğinde, cihaz artık rotora o ilk hayati akımı iletemez hale gelir ve araç kafasına göre çalışmaya başlar. Kontak anahtarını çevirdiğinizde duyduğunuz o zayıf "tık" sesi, volan dişlisine diş geçirmeye çalışan ama gücü yetmeyen yaralı bir mekanizmanın son çırpınışlarıdır çoğunlukla. Bazen aracı biraz sallamak ya da marş dinamosuna hafifçe vurmak işe yarıyor gibi görünse de bu geçici çözümler sadece kaçınılmaz sonu erteler. Elektrik akımının o karmaşık yollarda kaybolup gitmesi, kontak termiğindeki aşınmalar yüzünden voltajın marş motoruna ulaşamaması... İhmal edilen her küçük elektrik aksamı problemi, hiç ummadığınız bir yağmurlu gecede sizi yolda bırakma potansiyeline sahiptir.
Yakıt sistemindeki veya ateşleme hattındaki anlık düzensizlikleri de bu gizemli denklemin dışında tutamayız. Depodaki yakıt pompasının basıncı anlık olarak düşüyor olabilir ya da krank devir sensörü o esnada motorun konumunu beyne doğru aktaramıyordur. Araç o an için marş basıyor gibi görünür, krank döner fakat motor bir türlü o beklenen ateşleme döngüsünü başlatamaz. Bir sonrakinde ise sanki hiçbir şey olmamış gibi tek seferde homurdanarak uyanır o koca makine. İşte tam da bu noktada, sorunun mekanik mi yoksa elektronik kaynaklı mı olduğunu ayırt etmek profesyonel bir diagnostik cihazı olmadan neredeyse imkansızdır.
Sürücülerin düştüğü en büyük hata, araba her çalışmadığında faturayı hemen aküye kesmek ve gidip yenisini almaktır. Halbuki şarj dinamosunun (alternatörün) aküyü yeterli seviyede dolduramadığı durumlar, araç stop ettikten sonra gizli bir akım kaçağının voltajı sinsice emmesi gibi onlarca farklı senaryo mevcuttur. Akü ölçümünde değerler normal çıksa bile, anlık akım çekim gücü (CCA değeri) düşmüş bir batarya, motoru bazen rahatça döndürürken bazen de o ağır yükün altında ezilip kalabilir. Sistemdeki zayıf bir şase bağlantısı, motora giden akımın dirençle karşılaşmasına ve marş sisteminin tamamen keyfi davranmasına yol açar. Deneyimli bir gözün tüm bu elektrik haritasını baştan sona incelemesi, sizi gereksiz parça değişimlerinden ve büyük masraflardan kurtaracaktır.