Aydın Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Su eksilten bir radyatörle yola devam etmek, bile bile lades demenin, kendi ellerimizle demir yığınını ateşe atmanın ta kendisidir.
Her sabah kontağı çevirdiğimizde altında yatan o gizli gücün aslında pamuk ipliğine bağlı olduğunu kaçımız fark ediyoruz acaba...
Su ibresi kırmızı çizgiyi tırmanmaya başladığında sessizliği bozan o acı fren sesi, belki de motorun bize ettiği son sitemdir.
Alüminyum peteklerin arasından sızan o pembe ya da yeşil damlalar, aslında kilometresi dolmuş bir felaketin habercisidir...
Birkaç kilometre daha gideyim derken silindir kapak contasını yakmak, ustanın dükkânında dökülen soğuk terlerin tek sebebidir.
Yolda kalmak korkusuyla gaza biraz daha basmak, delik bir kalbe adrenalin pompalamaktan başka neye yarar ki zaten...
Her sabah kontağı çevirdiğimizde altında yatan o gizli gücün aslında pamuk ipliğine bağlı olduğunu kaçımız fark ediyoruz acaba...
Su ibresi kırmızı çizgiyi tırmanmaya başladığında sessizliği bozan o acı fren sesi, belki de motorun bize ettiği son sitemdir.
Alüminyum peteklerin arasından sızan o pembe ya da yeşil damlalar, aslında kilometresi dolmuş bir felaketin habercisidir...
Birkaç kilometre daha gideyim derken silindir kapak contasını yakmak, ustanın dükkânında dökülen soğuk terlerin tek sebebidir.
Yolda kalmak korkusuyla gaza biraz daha basmak, delik bir kalbe adrenalin pompalamaktan başka neye yarar ki zaten...