Erem Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Kaputu kaldırdığınızda burnunuza çalınan o geniz yakıcı, tatlımsı koku... Çoğu sürücü bunu geçici bir dış etken zanneder ama aslında motor bloğunun derinliklerinden gelen bir imdat çağrısıdır bu. Etilen glikol bazlı sıvılar ısındıkça kendine has, şekerli bir aroma yayar ve bu koku kabin içine kadar sızıyorsa muhtemelen radyatör hortumlarında mikro düzeyde bir çatlama başlamıştır. Sırf kokudan yola çıkarak teşhis koymak zor diyebilirsiniz fakat burnunuz sizi kolay kolay yanıltmaz.
Aracın altına bırakılan o yeşil, mavi ya da parlak kırmızı damlalar motor yağının o koyu, kıvamlı yapısına hiç benzemez. Yağ sızıntısı parmak uçlarınızda kaygan ve ağır bir his bırakırken, antifriz kaçağı daha akışkan, neredeyse su gibi ama yapışkan bir dokuya sahiptir. Sabahları otopark zeminini kontrol etme alışkanlığı edinmek, sizi ileride binlerce liralık rektefiye masrafından kurtarabilir. Bazen sadece birkaç damla, bazen de geniş bir gölet...
Genleşme tankındaki o şeffaf plastiğin üzerindeki "Max" ve "Min" çizgileri boşuna oraya konmadı. Haftalık kontrollerde sıvının istikrarlı bir şekilde aşağı indiğini fark ediyorsanız, sistem kapalı devre mantığıyla çalışmayı bırakmış demektir. Buharlaşma payı modern motorlarda yok denecek kadar azdır; yani eksilen her mililitre sıvı, bir yerlerden dışarı kaçıyor demektir. Nereye gittiğini bulmak ise tamamen sabır işi.
Egzozdan çıkan yoğun beyaz duman, basit bir kış sabahı yoğuşmasından çok daha fazlasını anlatıyor olabilir. Motor silindir kapak contası hafifçe deforme olduğunda, soğutma sıvısı yanma odasına sızar ve orada yüksek ısıyla karşılaşınca direkt buharlaşır. Gaza bastıkça arkada kalan o yoğun, gitmek bilmeyen beyaz bulut... İşte bu durum, sızıntının motorun dışına değil, tam kalbine doğru gerçekleştiğinin en net kanıtıdır.
Gösterge panelindeki o kırmızı termometre simgesinin aniden yanması ya da hararet ibresinin alışılmışın dışına çıkması zaten son raddedir. Sistemdeki basınç düştüğünde ve sıvı miktarı kritik seviyenin altına indiğinde, motor bloğu homojen şekilde soğuyamaz ve bölgesel aşırı ısınmalar başlar. Hararet göstergesi dalgalanıyorsa, ani iniş çıkışlar yapıyorsa sistemde hava kabarcıkları dolaşıyor demektir. Hemen sağa çekip motoru dinlendirmekten başka çareniz kalmaz.
Radyatör kapağının çevresinde, hortum bağlantı noktalarında beliren o beyaz, kireç benzeri tortular sızıntının kurumuş izleridir. Sıcak yüzeye damlayan antifriz hızla buharlaşır ve geriye sadece içindeki kimyasal katkı maddelerinin katı kalıntıları kalır. Bazen sızıntıyı canlı canlı akarken göremezsiniz çünkü motor sıcakken uçup gider. Ama o şüpheli beyaz lekeler, kaçak noktasının tam olarak neresi olduğunu ele veren kusursuz birer suç mahallidir.
Aracın altına bırakılan o yeşil, mavi ya da parlak kırmızı damlalar motor yağının o koyu, kıvamlı yapısına hiç benzemez. Yağ sızıntısı parmak uçlarınızda kaygan ve ağır bir his bırakırken, antifriz kaçağı daha akışkan, neredeyse su gibi ama yapışkan bir dokuya sahiptir. Sabahları otopark zeminini kontrol etme alışkanlığı edinmek, sizi ileride binlerce liralık rektefiye masrafından kurtarabilir. Bazen sadece birkaç damla, bazen de geniş bir gölet...
Genleşme tankındaki o şeffaf plastiğin üzerindeki "Max" ve "Min" çizgileri boşuna oraya konmadı. Haftalık kontrollerde sıvının istikrarlı bir şekilde aşağı indiğini fark ediyorsanız, sistem kapalı devre mantığıyla çalışmayı bırakmış demektir. Buharlaşma payı modern motorlarda yok denecek kadar azdır; yani eksilen her mililitre sıvı, bir yerlerden dışarı kaçıyor demektir. Nereye gittiğini bulmak ise tamamen sabır işi.
Egzozdan çıkan yoğun beyaz duman, basit bir kış sabahı yoğuşmasından çok daha fazlasını anlatıyor olabilir. Motor silindir kapak contası hafifçe deforme olduğunda, soğutma sıvısı yanma odasına sızar ve orada yüksek ısıyla karşılaşınca direkt buharlaşır. Gaza bastıkça arkada kalan o yoğun, gitmek bilmeyen beyaz bulut... İşte bu durum, sızıntının motorun dışına değil, tam kalbine doğru gerçekleştiğinin en net kanıtıdır.
Gösterge panelindeki o kırmızı termometre simgesinin aniden yanması ya da hararet ibresinin alışılmışın dışına çıkması zaten son raddedir. Sistemdeki basınç düştüğünde ve sıvı miktarı kritik seviyenin altına indiğinde, motor bloğu homojen şekilde soğuyamaz ve bölgesel aşırı ısınmalar başlar. Hararet göstergesi dalgalanıyorsa, ani iniş çıkışlar yapıyorsa sistemde hava kabarcıkları dolaşıyor demektir. Hemen sağa çekip motoru dinlendirmekten başka çareniz kalmaz.
Radyatör kapağının çevresinde, hortum bağlantı noktalarında beliren o beyaz, kireç benzeri tortular sızıntının kurumuş izleridir. Sıcak yüzeye damlayan antifriz hızla buharlaşır ve geriye sadece içindeki kimyasal katkı maddelerinin katı kalıntıları kalır. Bazen sızıntıyı canlı canlı akarken göremezsiniz çünkü motor sıcakken uçup gider. Ama o şüpheli beyaz lekeler, kaçak noktasının tam olarak neresi olduğunu ele veren kusursuz birer suç mahallidir.