Kerim Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Kaputun altından gelen o tatlımsı, kimyasal kokuyu aldıysanız muhtemelen iş işten geçmek üzeredir. Sürücüler genellikle yağ sızıntılarını çok önemser ama yeşil ya da pembe renkli o masum sıvı akıntısı aslında motorun sessiz katilidir. Bloktaki en ufak bir çatlak veya gevşeyen bir hortum kelepçesi, sistemdeki hayati sıvının dışarı sızmasına yeter. Zamanında müdahale edilmeyen her damla, sizi geri dönüşü olmayan masraflara doğru sürükler...
Silindir kapağı contasının yanması, bir motorun başına gelebilecek en büyük felaketlerden biri olabilir. Antifriz seviyesi kritik sınırın altına düştüğünde, motor bloku içindeki ısıyı transfer edecek hiçbir şey kalmaz. Metal metale sürünür, genleşir ve en zayıf noktadan patlak verir. Parçaların yüksek ısıdan dolayı çarpılması demek, motorun tamamen indirilmesi ve revizyon görmesi anlamına gelir ki bu da cüzdanınızda ciddi bir delik açacaktır.
Radyatörün alt kısmında biriken o küçük gölcükleri görmezden gelmek büyük bir hata olur. Eksilen sıvıyı sürekli çeşme suyuyla tamamlayarak günü kurtardığını sanan o kadar çok sürücü gördüm ki... Su, antifrizin yerini tutmaz; tam tersine sistemin paslanmasını ve kireçlenmesini hızlandırarak gözenekleri tıkar. Motorun içindeki o hassas kanallar tıkandığında ise pompanın suyu devirdaim etmesi imkansız hale gelir.
Hararet göstergesinin aniden yükseldiğini fark ettiğiniz an rotayı hemen sağa kırmalısınız. Motoru stop edip çekici çağırmak, yola devam etme inadından her zaman daha ucuz bir yöntemdir. Israrla menzile ulaşmaya çalışmak, pistonların silindir içinde sıkışıp kalmasına yani motorun kilitlenmesine yol açar. Birkaç litrelik bir sıvı kaybı yüzünden koskoca bir demir yığınını çöpe atmak mantıklı mı?
Genleşme tankının kapağını sabahları motor soğukken kontrol etmeyi bir alışkanlık haline getirmelisiniz. Çizginin altındaki her seviye, sistemde bir yerlerde yolunda gitmeyen bir şeylerin olduğunun en net kanıtıdır. Hortumlarda kuruyup kalmış renkli tortular, sızıntının kaynağını ele veren gizli ipuçlarıdır aslında. Küçük bir sızıntıyı erkenden yakalamak, sizi ileride yaşanacak büyük motor arızalarından ve uykusuz gecelerden kurtarır.
Silindir kapağı contasının yanması, bir motorun başına gelebilecek en büyük felaketlerden biri olabilir. Antifriz seviyesi kritik sınırın altına düştüğünde, motor bloku içindeki ısıyı transfer edecek hiçbir şey kalmaz. Metal metale sürünür, genleşir ve en zayıf noktadan patlak verir. Parçaların yüksek ısıdan dolayı çarpılması demek, motorun tamamen indirilmesi ve revizyon görmesi anlamına gelir ki bu da cüzdanınızda ciddi bir delik açacaktır.
Radyatörün alt kısmında biriken o küçük gölcükleri görmezden gelmek büyük bir hata olur. Eksilen sıvıyı sürekli çeşme suyuyla tamamlayarak günü kurtardığını sanan o kadar çok sürücü gördüm ki... Su, antifrizin yerini tutmaz; tam tersine sistemin paslanmasını ve kireçlenmesini hızlandırarak gözenekleri tıkar. Motorun içindeki o hassas kanallar tıkandığında ise pompanın suyu devirdaim etmesi imkansız hale gelir.
Hararet göstergesinin aniden yükseldiğini fark ettiğiniz an rotayı hemen sağa kırmalısınız. Motoru stop edip çekici çağırmak, yola devam etme inadından her zaman daha ucuz bir yöntemdir. Israrla menzile ulaşmaya çalışmak, pistonların silindir içinde sıkışıp kalmasına yani motorun kilitlenmesine yol açar. Birkaç litrelik bir sıvı kaybı yüzünden koskoca bir demir yığınını çöpe atmak mantıklı mı?
Genleşme tankının kapağını sabahları motor soğukken kontrol etmeyi bir alışkanlık haline getirmelisiniz. Çizginin altındaki her seviye, sistemde bir yerlerde yolunda gitmeyen bir şeylerin olduğunun en net kanıtıdır. Hortumlarda kuruyup kalmış renkli tortular, sızıntının kaynağını ele veren gizli ipuçlarıdır aslında. Küçük bir sızıntıyı erkenden yakalamak, sizi ileride yaşanacak büyük motor arızalarından ve uykusuz gecelerden kurtarır.