Kerim Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Tazyikli suyun kaput altındaki o hassas soketlere, korozyona uğramış kablo pabuçlarına fütursuzca nüfuz etmesi... Oto yıkamacıdan çıkıp iki sokak ötede gösterge panelinde o kırmızı akü simgesini gördüğünüzde ilk şüpheli her zaman alternatör kayışının sıvıyla teması sonucu yaşadığı kaydırma hareketidir. V kayışı ıslanınca kasnak üstünde tutunamıyor, bilyeler dönüyor ama şarj dinamosu rotorunu yeterli devirde çeviremiyor, sistem de haliyle voltaj düşüşünü algılayıp uyarıyı çakıyor. Bazen sadece kayışın kurumasıyla voltaj tekrar 13.8 - 14.4 Volt bandına oturur ve lamba kendiliğinden söner, bazen de o su çoktan yapacağını yapmıştır...
Alternatörün arkasındaki diyot tablasına sızan bir damla suyun, doğru akıma çevrilmesi gereken elektriği köprüleyip kısa devre yaptırması hiç de zor değil. Araç yıkanırken motor köpürtülüp tazyikle durulandığında, kömürlerin yani fırçaların çalıştığı kollektör yüzeyine kaçan nem, şarj dinamosunun manyetik alan üretmesini anında kesebilir. Diyot patladıysa ya da konjektör (voltaj regülatörü) devreleri ıslaklıktan dolayı saçmaladıysa voltaj üretimi durur; paneli aydınlatan o lamba aslında "şu an sadece akünün kendi cebinden yiyorsun" çığlığıdır. Diyot tablosunun yanmasıyla oluşan o mikro kısa devreler, tesisat kurusa dahi düzelmeyen kalıcı hasarlara yol açabilir.
Akü kutup başlarının etrafında zamanla oluşan o beyazımsı, yeşilimsi oksit tabakası var ya, işte o birikinti suyla birleştiğinde adeta iletken bir çamura dönüşür. Yıkama esnasında şasi bağlantı noktalarına (şase kablosuna) temas eden nem, direnci bir anda fırlatır; yani Ohm Kanunu tam da burada devreye girer ve voltaj düşer. Şasi kablosunun gövdeye bağlandığı somun paslıysa veya tam sıkı değilse, su orada mikro çakışmalara sebebiyet verir, gösterge paneli de şarj sistemindeki dalgalanmayı hemen bir arıza gibi algılayıp önünüze fırlatır. Kutup başlarını söküp zımparalamak, üzerine gres sürmek belki de o lambayı bir daha hiç görmemenizi sağlayacak basit bir adımdır ama kim uğraşacak şimdi onunla...
Motor kaputunun altındaki sigorta kutusu ve ECU (Elektronik Kontrol Ünitesi) soketleri fabrikasyon olarak kauçuk contalarla sudan korunur fakat yaşlanan araçlarda bu fitiller sertleşir, çatlamaya başlar. Yıkama sırasında yüksek basınçlı su bu sertleşmiş fitillerin arasından süzülüp ana sigorta panosundaki şarj rölesine ulaştığında, röle kontakları arasında nemden dolayı hatalı akım geçişi yaşanır. Şarj dinamosundan çıkıp aküye giden LIN-Bus veya CAN-Bus veri hattı kablolarında en ufak bir nemlenme, alternatörün beyinle olan iletişimini koparır. Beyin, alternatörden veri alamayınca sistem şarj etse dahi paneli yakar; yani araç aslında şarj ediyordur ama araç beyni "ben bunu göremiyorum" diyerek kırmızı ışığı yakar.
Oto yıkamadan hemen sonra bagaja yerleştirilen ıslak paspaslar veya bagaj havuzunun altına sızan sular, bazı yeni nesil araçlarda bagaj tabanına gizlenmiş IBS (Akıllı Akü Sensörü) modülünü veya ikincil akü kontrol ünitesini kelimenin tam anlamıyla boğar. Negatif kutup başına entegre edilmiş bu IBS sensörü, akünün şarj durumunu (SOC) ve sağlık durumunu (SOH) miliamper seviyesinde ölçen hassas bir çiptir; en ufak bir nemde yanlış direnç okur. Sensör yanlış veri gönderdiğinde alternatör şarjı kesebilir ya da sistem güvenlik moduna geçip göstergede akü simgesini yakabilir. Arabayı yıkatırken sadece motoru değil, bagaj içindeki gizli elektronik bölgeleri de kuru tutmak şart, aksi halde o minik sensör yüzünden sağlam alternatörü revizyona göndermek işten bile değil.
Alternatörün arkasındaki diyot tablasına sızan bir damla suyun, doğru akıma çevrilmesi gereken elektriği köprüleyip kısa devre yaptırması hiç de zor değil. Araç yıkanırken motor köpürtülüp tazyikle durulandığında, kömürlerin yani fırçaların çalıştığı kollektör yüzeyine kaçan nem, şarj dinamosunun manyetik alan üretmesini anında kesebilir. Diyot patladıysa ya da konjektör (voltaj regülatörü) devreleri ıslaklıktan dolayı saçmaladıysa voltaj üretimi durur; paneli aydınlatan o lamba aslında "şu an sadece akünün kendi cebinden yiyorsun" çığlığıdır. Diyot tablosunun yanmasıyla oluşan o mikro kısa devreler, tesisat kurusa dahi düzelmeyen kalıcı hasarlara yol açabilir.
Akü kutup başlarının etrafında zamanla oluşan o beyazımsı, yeşilimsi oksit tabakası var ya, işte o birikinti suyla birleştiğinde adeta iletken bir çamura dönüşür. Yıkama esnasında şasi bağlantı noktalarına (şase kablosuna) temas eden nem, direnci bir anda fırlatır; yani Ohm Kanunu tam da burada devreye girer ve voltaj düşer. Şasi kablosunun gövdeye bağlandığı somun paslıysa veya tam sıkı değilse, su orada mikro çakışmalara sebebiyet verir, gösterge paneli de şarj sistemindeki dalgalanmayı hemen bir arıza gibi algılayıp önünüze fırlatır. Kutup başlarını söküp zımparalamak, üzerine gres sürmek belki de o lambayı bir daha hiç görmemenizi sağlayacak basit bir adımdır ama kim uğraşacak şimdi onunla...
Motor kaputunun altındaki sigorta kutusu ve ECU (Elektronik Kontrol Ünitesi) soketleri fabrikasyon olarak kauçuk contalarla sudan korunur fakat yaşlanan araçlarda bu fitiller sertleşir, çatlamaya başlar. Yıkama sırasında yüksek basınçlı su bu sertleşmiş fitillerin arasından süzülüp ana sigorta panosundaki şarj rölesine ulaştığında, röle kontakları arasında nemden dolayı hatalı akım geçişi yaşanır. Şarj dinamosundan çıkıp aküye giden LIN-Bus veya CAN-Bus veri hattı kablolarında en ufak bir nemlenme, alternatörün beyinle olan iletişimini koparır. Beyin, alternatörden veri alamayınca sistem şarj etse dahi paneli yakar; yani araç aslında şarj ediyordur ama araç beyni "ben bunu göremiyorum" diyerek kırmızı ışığı yakar.
Oto yıkamadan hemen sonra bagaja yerleştirilen ıslak paspaslar veya bagaj havuzunun altına sızan sular, bazı yeni nesil araçlarda bagaj tabanına gizlenmiş IBS (Akıllı Akü Sensörü) modülünü veya ikincil akü kontrol ünitesini kelimenin tam anlamıyla boğar. Negatif kutup başına entegre edilmiş bu IBS sensörü, akünün şarj durumunu (SOC) ve sağlık durumunu (SOH) miliamper seviyesinde ölçen hassas bir çiptir; en ufak bir nemde yanlış direnç okur. Sensör yanlış veri gönderdiğinde alternatör şarjı kesebilir ya da sistem güvenlik moduna geçip göstergede akü simgesini yakabilir. Arabayı yıkatırken sadece motoru değil, bagaj içindeki gizli elektronik bölgeleri de kuru tutmak şart, aksi halde o minik sensör yüzünden sağlam alternatörü revizyona göndermek işten bile değil.