Yeni Yapılan Motor Yağ Eksiltiyor

Yeni Yapılan Motor Yağ Eksiltiyor

Kemal Usta

Kayıtlı Kullanıcı
Puan 0
Çözümler 0
Katılım
15 Haz 2026
Mesajlar
587
Tepkime puanı
0
Kemal Usta
Motoru sıfırdan toplattın, usta "pırıl pırıl oldu" dedi, anahtarı teslim aldın ama çubuğu bir çektin ki seviye düşmüş... Şimdi hemen panik yapıp ustayı aramak yerine piston segmanlarının silindir gömleğiyle olan o ilk flört dönümünü hesaba katman lazım. Rektifiye sonrası silindir yüzeyinde "honing" denilen mikron düzeyinde çapraz çizikler bırakılır ki motor yağı orada tutunsun, yüzey yağsız kalmasın. İşte o mikro çizikler ve henüz tam yerleşmemiş olan kompresyon segmanları, ilk birkaç bin kilometrede yanma odasına olması gerekenden biraz daha fazla yağ kaçırabilir. Hatta kullanılan alıştırma yağının (break-in oil) viskozitesi de düşük tutulduğu için bu buharlaşma ve eksilme tam olarak beklediğimiz o doğal uyum sürecinin bir parçası aslında... Yani yağın eksilmesi, en azından rodaj bitene kadar, sistemin kendi kendini bileme yöntemi.

Silindir kapak contası taze, subap gaydları ve lastikleri yenilenmiş olsa bile montaj esnasında yapılan o minik bir torklama hatası her şeyi değiştirir mi? Tork anahtarı kullanılmadan, kulak memesi kıvamında sıkılan kapak civataları ısındıkça bloğu farklı açılarda esnetir ve subap gaydlarından emme manifolduna incecik bir yağ sızıntısı başlar. Sen yolda süzülürken o yağ emme havasıyla karışıp yanma odasında sessiz sedasız yok olur gider, arkanda ne gri duman kalır ne de bir sızıntı izi... Bazen de yağ segmanlarının eksenel boşluğu yanlış ayarlanmıştır ve segman yuvasında pompalama etkisi yaratır. Her piston yukarı çıkışında aşağıdan aldığı yağı yukarı pompalar, piston aşağı inerken de sıyırmaya yetişemez.

Peki, sente ayarı kaçık bir motor yanma odasındaki basıncı nasıl etkiler dersin? Egzantrik mili birkaç derece bile rötarlı kalırsa, silindir içi vakum dengesi altüst olur ve motor alt karterden bulduğu yağı karter havalandırma (PCV) valfi üzerinden emme sistemine doğru bildiğin emer. PCV valfinin içindeki o minik yay tutukluk yaptığında karterde biriken aşırı basınç, yağın en zayıf noktadan, yani taze segmanların arasından yukarı fırlamasına yol açar. Bir bakmışsın çubukta yağ kalmamış... Ustaya gidip "bu motor yağ yakıyor" dediğinde sana "normaldir" cevabını vermesinin arkasında işte bu karter havalandırma dinamiği ve vakum kaçakları yatıyor olabilir.

Yağ filtresinin arkasındaki contayı unutan, drain tapasını diş kaptıran ya da yağ soğutucusunun O-ringini tam oturtmayan o kadar çok el var ki piyasada... Motor bloğunun sıcaklığı yükselip yağ basıncı 3-4 bar seviyelerine çıktığı anda, dışarıdan hiç fark edilmeyen o kılcal çatlaklardan veya tam sıkılmamış yağ kütüğü bağlantılarından sıcak yağı bloğun arkasına, egzoz manifoldunun üzerine püskürtebilirsin. Rüzgarın etkisiyle sürüş esnasında buharlaşan yağ yere de damlamaz, arabanın altına baksan pırıl pırıldır ama yağ çubuğu yalan söylemez. İnce bir yağ filmi, yüksek ısı altında saniyeler içinde iz bırakmadan kaybolur...

Viskozite seçiminde ustanın "koy 10W-40 gitsin" mantığına kurban gitmiş olabilir misin acaba? Yeni rektifiye edilmiş, toleransları sıfırlanmış ve yatak boşlukları sentil ölçümüyle milimetrenin yüzde birine göre ayarlanmış bir motora kalın yağ koyarsan, o yağ segman kanallarına giremez, yağlama yapamadığı gibi segmanların silindir duvarına baskı yapmasını da engeller. Ya da tam tersi, sentetik yapısı bozuk kalitesiz bir yağ kullandıysan yüksek çalışma sıcaklığında "shear stability" denilen kesme direncini kaybeder ve su gibi incelerek yanma odasında ziyan olur. Sentetik bazlı doğru viskozitede bir yağ ve kaliteli bir rodaj süreci atlatılmadan rektifiye edilmiş bir motorun gerçek karakterini göremezsin... Sadece biraz sabır ve doğru ölçüm.
 
Geri