Ayhan Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Motor kaputunu kaldırdığınızda o karmaşık mekanizmanın kalbinde sessizce süzülen yağ, aslında aracınızın yaşam sıvısıdır diyebiliriz; ancak sürücülerin çoğu gösterge panelindeki o kırmızılı lamba yanana kadar yağın içeride nasıl bir basınçla dolaştığını pek hesaba katmaz. Rölantide çalışan sağlıklı bir binek otomobil motorunda ideal yağ basıncının genellikle 1.0 ile 1.5 bar arasında seyretmesi beklenir, gaza basıp devir yükseldikçe de bu değerin 3.0 ila 4.0 bar seviyelerine doğru tırmanması gayet doğaldır... Tabii ki aracınızın markasına, kullandığınız motorun tipine ya da havanın o gün kaç derece olduğuna göre bu rakamlar esneklik gösterebilir; fakat genel kabul gören güvenlik aralığı tam olarak burasıdır.
İdeal basınç değerlerini ararken gözden kaçan en büyük detay, motorun soğukken mi yoksa çalışma sıcaklığına ulaştıktan sonra mı ölçüm yapıldığı meselesidir. Sabah ilk çalıştırmada yağ henüz kalın ve soğuk olduğu için basınç göstergesinin 4 bar hatta 5 bar gibi yüksek rakamlara fırladığını görebilirsiniz, bunda endişelenecek hiçbir şey yok. Motor ısındıkça yağ incelir, akışkanlığı artar ve basınç normal oturmuş seviyelerine geri çekilir... Tam da bu yüzden bir ustaya gittiğinizde veya kendiniz ölçüm yaptığınızda her zaman motorun ideal çalışma sıcaklığında (yaklaşık 90 derece) olmasına dikkat etmeniz gerekir; aksi takdirde yanlış ölçümler yüzünden durduk yere kafanız karışabilir, olmadık parçaları değiştirmeye kalkışabilirsiniz.
Peki ya o basınç olması gerekenin altına düşerse, işte o zaman motorun içinde sessiz bir felaket senaryosu yazılmaya başlar. Basıncın 0.5 barın altına inmesi demek, metal parçaların birbiriyle temas ederken aralarındaki o koruyucu Yağ filmini kaybetmesi demektir ki bu durum yatak sarmaya kadar gider. Aşınmış bir yağ pompası, tıkanmış bir Yağ filtresi veya motora koyduğunuz yanlış vizkozitedeki bir yağ bu düşüşün başlıca failleridir... Bazen de sırf yağ seviyesi azaldığı için pompa hava emer ve sistem gerekli basıncı üretemez hale gelir, bu yüzden çubuğu çekip yağı düzenli kontrol etmek hayat kurtarır.
Peki basıncın yüksek olması her zaman iyi bir şey midir, kesinlikle hayır; gereğinden fazla basınç da en az düşük basınç kadar motora zarar verebilir. Basınç regülatör valfinin takılı kalması veya motora olması gerekenden çok daha kalın bir yağ konulması durumunda basınç 5-6 barları zorlayabilir. Bu aşırı yüklenme öncelikle yağ filtresinin patlamasına, contaların patlayıp sızdırmasına ve motorun çeşitli yerlerinden yağ kaçakları başlamasına yol açar... Yüksek basınç motorda daha iyi yağlama demek değildir, tam tersine sistemi içeriden zorlayan patlamaya hazır bir bombadır.
Aracınızın motor sağlığını uzun yıllar korumak istiyorsanız üreticinin tavsiye ettiği viskozitedeki yağı kullanmaktan şaşmayın ve yağ değişim periyotlarını asla aksatmayın. Her yağ değişiminde filtreyi de kaliteli bir ürünle yenilemek, sistemin tıkanmasını önleyerek basıncın ideal aralıkta kalmasını garantiler. Gösterge panelindeki yağ lambasının sadece basınç iyice sıfırlandığında yandığını unutmayın; yani o lamba yandığında iş işten geçmiş olabilir... Arada bir ustanıza yağ basıncını manometre ile manuel olarak ölçtürmek, yaklaşan büyük arızaları henüz yolun başındayken tespit etmenin en akıllıca yoludur.
İdeal basınç değerlerini ararken gözden kaçan en büyük detay, motorun soğukken mi yoksa çalışma sıcaklığına ulaştıktan sonra mı ölçüm yapıldığı meselesidir. Sabah ilk çalıştırmada yağ henüz kalın ve soğuk olduğu için basınç göstergesinin 4 bar hatta 5 bar gibi yüksek rakamlara fırladığını görebilirsiniz, bunda endişelenecek hiçbir şey yok. Motor ısındıkça yağ incelir, akışkanlığı artar ve basınç normal oturmuş seviyelerine geri çekilir... Tam da bu yüzden bir ustaya gittiğinizde veya kendiniz ölçüm yaptığınızda her zaman motorun ideal çalışma sıcaklığında (yaklaşık 90 derece) olmasına dikkat etmeniz gerekir; aksi takdirde yanlış ölçümler yüzünden durduk yere kafanız karışabilir, olmadık parçaları değiştirmeye kalkışabilirsiniz.
Peki ya o basınç olması gerekenin altına düşerse, işte o zaman motorun içinde sessiz bir felaket senaryosu yazılmaya başlar. Basıncın 0.5 barın altına inmesi demek, metal parçaların birbiriyle temas ederken aralarındaki o koruyucu Yağ filmini kaybetmesi demektir ki bu durum yatak sarmaya kadar gider. Aşınmış bir yağ pompası, tıkanmış bir Yağ filtresi veya motora koyduğunuz yanlış vizkozitedeki bir yağ bu düşüşün başlıca failleridir... Bazen de sırf yağ seviyesi azaldığı için pompa hava emer ve sistem gerekli basıncı üretemez hale gelir, bu yüzden çubuğu çekip yağı düzenli kontrol etmek hayat kurtarır.
Peki basıncın yüksek olması her zaman iyi bir şey midir, kesinlikle hayır; gereğinden fazla basınç da en az düşük basınç kadar motora zarar verebilir. Basınç regülatör valfinin takılı kalması veya motora olması gerekenden çok daha kalın bir yağ konulması durumunda basınç 5-6 barları zorlayabilir. Bu aşırı yüklenme öncelikle yağ filtresinin patlamasına, contaların patlayıp sızdırmasına ve motorun çeşitli yerlerinden yağ kaçakları başlamasına yol açar... Yüksek basınç motorda daha iyi yağlama demek değildir, tam tersine sistemi içeriden zorlayan patlamaya hazır bir bombadır.
Aracınızın motor sağlığını uzun yıllar korumak istiyorsanız üreticinin tavsiye ettiği viskozitedeki yağı kullanmaktan şaşmayın ve yağ değişim periyotlarını asla aksatmayın. Her yağ değişiminde filtreyi de kaliteli bir ürünle yenilemek, sistemin tıkanmasını önleyerek basıncın ideal aralıkta kalmasını garantiler. Gösterge panelindeki yağ lambasının sadece basınç iyice sıfırlandığında yandığını unutmayın; yani o lamba yandığında iş işten geçmiş olabilir... Arada bir ustanıza yağ basıncını manometre ile manuel olarak ölçtürmek, yaklaşan büyük arızaları henüz yolun başındayken tespit etmenin en akıllıca yoludur.