Kerem Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Yıllardır direksiyon başında binlerce kilometre devirmiş, farklı marka ve modellerin huyunu suyunu öğrenmiş biri olarak söyleyebilirim ki Toyota denince akla önce o meşhur sorunsuzluk imajı gelir. Fakat günün sonunda bu araçlar da insan elinden çıkan mekanik ve elektronik sistemler bütünü; haliyle zamanla aşınması veya beklenmedik arızalar çıkarması son derece doğal. Özellikle son yıllarda üretilen modellerde sıkça karşılaştığımız elektrik destekli direksiyon (EPS) sistemleri, hidrolik devri kapandığından beri hayatımızı kolaylaştırdı ama yanında kendilerine has ufak tefek dertler de getirdi. Yolda giderken aniden sertleşen bir direksiyonla karşılaşmak ya da aracı park ederken alt taraftan gelen o gıcık tıkırtı sesini duymak, en sakin sürücünün bile canını sıkmaya yeter... Hani derler ya araba seni değil sen arabayı yöneteceksin, işte o bağın koptuğunu hissettiğiniz an ustaya gitme vaktinin çoktan geldiğini anlarsınız.
Direksiyonu hafifçe sağa sola çevirdiğinizde tabandan gelen tık tık sesleri, genellikle direksiyon kutusu tıkırtı burcunun ya da mafsalın aşınmasından kaynaklanır ve bu durum şehir içi kullanımda kasislerden geçerken iyice belirginleşir. Sürücülerin çoğu bu tıkırtıları başlangıçta pek umursamaz, radyonun sesini biraz açıp yola devam etmeyi seçer ancak o küçük boşluk zamanla büyüyerek sürüş konforunu tamamen baltalar. Sesin kaynağı bazen sadece basit bir plastik dişli deformasyonu olabileceği gibi, bazen de doğrudan direksiyon milindeki mekanik bir boşluktan ileri gelebilir. Eğer aracınız belirli bir km'yi devirdiyse ve direksiyonda hissedilir bir tepkime kaybı veya tıkırtı başladıysa, bunu ertelemek maliyeti katlamaktan başka bir işe yaramaz. Aracın alt takımı yürüyen aksamın kalbidir, oradaki minik bir boşluk bile yüksek hızda kontrol kaybı hissi yaratabilir.
Gösterge panelinde aniden beliren o kırmızı veya sarı EPS ışığı, elektronik kontrol ünitesinin ya da açı sensörlerinin bir şeylerin ters gittiğini size fısıldama şeklidir. Bazen sadece zayıflamış bir akü veya voltaj dalgalanması bile bu elektronik sistemi kilitler ve bir anda kendinizi eski model bir kamyon yönlendiriyormuş gibi kas gücüyle direksiyon çevirirken bulabilirsiniz. Akü voltajını kontrol ettirmek, sigorta kutusunu incelemek ve aracın beynine bağlayıp hata kodunu okutmak yapılması gereken ilk iş olmalı. Elektronik arızalar gözünüzü korkutmasın; çoğu zaman devasa maliyetler çıkarmadan, basit bir sensör kalibrasyonu veya kablo tesisatındaki bir temassızlığın giderilmesiyle çözülebiliyor... Yine de ışık yandığı an direksiyonun bir anda ağırlaşabileceğini aklınızdan çıkarmadan, aracı güvenli bir yere çekmek en akıllıca hamle olacaktır.
Direksiyon toplama yapmıyorsa veya virajı döndükten sonra tekerlekler kendiliğinden düz konuma gelmekte direnç gösteriyorsa, rot ayarından tutun da direksiyon kutusu tork sensörüne kadar geniş bir listeyi incelemek gerekir. Tekerleklerin kendi kendine merkeze dönmesi fiziğin ve doğru ön düzen ayarlarının bir sonucudur; bu denge bozulduğunda araç yolda gezinmeye başlar, sürekli müdahale etme ihtiyacı duyarsınız. Uzun yolda aracı şeritte tutmak için direksiyonla sürekli oynamak zorunda kalmak insanı inanılmaz yorar, adeta bel ve omuz ağrılarıyla yolculuğu bitirirsiniz. Bazen basit bir rot-balans servisinde yapılan hassas bir ayar bu sorunu kökten çözerken, bazen de direksiyon kutusunun içindeki mekanik sıkışmaların revize edilmesi gerekebilir.
Yetkili servislerin çoğu zaman sorunlu bir direksiyon kutusu gördüğünde direkt parça değişimine gitmesi, cüzdanınızı bir anda boşaltmanıza neden olabilir oysa sanayide işinin ehli bir direksiyon revizyon ustası bulmak çok daha makul bir çözümdür. Orijinal bir direksiyon kutusunun fiyatı malum, bu yüzden revizyon imkanı varken sıfır parçaya servet dökmek her zaman mantıklı bir karar sayılmaz. Garanti süresi bitmiş bir aracınız varsa, bölgenizde sırf bu işe odaklanmış, torna ve rektifiye ekipmanları sağlam olan tecrübeli ustalardan fikir almanızı içtenlikle öneririm. Doğru ellerde yapılan bir tamirat ve orijinal kalitede keçe-burç değişimi, direksiyonunuzu fabrika çıkışı kondisyonuna geri döndürecektir... Önemli olan ustanın tecrübesine güvenmek ve kullanılan yedek parçanın kalitesinden ödün vermemektir.
Direksiyonu hafifçe sağa sola çevirdiğinizde tabandan gelen tık tık sesleri, genellikle direksiyon kutusu tıkırtı burcunun ya da mafsalın aşınmasından kaynaklanır ve bu durum şehir içi kullanımda kasislerden geçerken iyice belirginleşir. Sürücülerin çoğu bu tıkırtıları başlangıçta pek umursamaz, radyonun sesini biraz açıp yola devam etmeyi seçer ancak o küçük boşluk zamanla büyüyerek sürüş konforunu tamamen baltalar. Sesin kaynağı bazen sadece basit bir plastik dişli deformasyonu olabileceği gibi, bazen de doğrudan direksiyon milindeki mekanik bir boşluktan ileri gelebilir. Eğer aracınız belirli bir km'yi devirdiyse ve direksiyonda hissedilir bir tepkime kaybı veya tıkırtı başladıysa, bunu ertelemek maliyeti katlamaktan başka bir işe yaramaz. Aracın alt takımı yürüyen aksamın kalbidir, oradaki minik bir boşluk bile yüksek hızda kontrol kaybı hissi yaratabilir.
Gösterge panelinde aniden beliren o kırmızı veya sarı EPS ışığı, elektronik kontrol ünitesinin ya da açı sensörlerinin bir şeylerin ters gittiğini size fısıldama şeklidir. Bazen sadece zayıflamış bir akü veya voltaj dalgalanması bile bu elektronik sistemi kilitler ve bir anda kendinizi eski model bir kamyon yönlendiriyormuş gibi kas gücüyle direksiyon çevirirken bulabilirsiniz. Akü voltajını kontrol ettirmek, sigorta kutusunu incelemek ve aracın beynine bağlayıp hata kodunu okutmak yapılması gereken ilk iş olmalı. Elektronik arızalar gözünüzü korkutmasın; çoğu zaman devasa maliyetler çıkarmadan, basit bir sensör kalibrasyonu veya kablo tesisatındaki bir temassızlığın giderilmesiyle çözülebiliyor... Yine de ışık yandığı an direksiyonun bir anda ağırlaşabileceğini aklınızdan çıkarmadan, aracı güvenli bir yere çekmek en akıllıca hamle olacaktır.
Direksiyon toplama yapmıyorsa veya virajı döndükten sonra tekerlekler kendiliğinden düz konuma gelmekte direnç gösteriyorsa, rot ayarından tutun da direksiyon kutusu tork sensörüne kadar geniş bir listeyi incelemek gerekir. Tekerleklerin kendi kendine merkeze dönmesi fiziğin ve doğru ön düzen ayarlarının bir sonucudur; bu denge bozulduğunda araç yolda gezinmeye başlar, sürekli müdahale etme ihtiyacı duyarsınız. Uzun yolda aracı şeritte tutmak için direksiyonla sürekli oynamak zorunda kalmak insanı inanılmaz yorar, adeta bel ve omuz ağrılarıyla yolculuğu bitirirsiniz. Bazen basit bir rot-balans servisinde yapılan hassas bir ayar bu sorunu kökten çözerken, bazen de direksiyon kutusunun içindeki mekanik sıkışmaların revize edilmesi gerekebilir.
Yetkili servislerin çoğu zaman sorunlu bir direksiyon kutusu gördüğünde direkt parça değişimine gitmesi, cüzdanınızı bir anda boşaltmanıza neden olabilir oysa sanayide işinin ehli bir direksiyon revizyon ustası bulmak çok daha makul bir çözümdür. Orijinal bir direksiyon kutusunun fiyatı malum, bu yüzden revizyon imkanı varken sıfır parçaya servet dökmek her zaman mantıklı bir karar sayılmaz. Garanti süresi bitmiş bir aracınız varsa, bölgenizde sırf bu işe odaklanmış, torna ve rektifiye ekipmanları sağlam olan tecrübeli ustalardan fikir almanızı içtenlikle öneririm. Doğru ellerde yapılan bir tamirat ve orijinal kalitede keçe-burç değişimi, direksiyonunuzu fabrika çıkışı kondisyonuna geri döndürecektir... Önemli olan ustanın tecrübesine güvenmek ve kullanılan yedek parçanın kalitesinden ödün vermemektir.