Mehmet Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Sürücü koltuğuna oturup kontağı çevirdiğiniz o ilk saniyede gösterge panelinde dans eden uyarı ışıklarının arasında bazen kırmızı bir adam silüeti asılı kalır... Toyota’nın SRS yani Supplemental Restraint System beyni, milisaniyeler içinde gerçekleştirdiği öz-test aşamasında devrede bir anormallik sezdiğinde bu ikazı devreye sokar, ki bu durum genellikle direksiyon simidinin içindeki sarmal kablonun yani clock spring parçasının aşınmasından kaynaklanır.
O direksiyon simidinin hemen arkasında gizlenen ve korna ile radyo kontrollerini de taşıyan spiral sarımlı şerit kablo, yıllar içindeki bitmek tükenmeyen dönüşler yüzünden içten içe kopar; işte tam bu noktada sistem iletişimi kesilir ve ECU, güvenlik yastıklarını devre dışı bırakarak sizi o kırmızı ışıkla baş başa bırakır.
Koltuk altındaki sarı renkli soketlerin gevşemesi de bu arızanın en yaygın tetikleyicilerinden biridir, çünkü özellikle koltukların ileri geri kaydırılması esnasında bu hassas pinler oksitlenir ya da yuvalarından oynar.
Merkezi beyin, bu direnç değişimini bir kaza anı hazırlığı olarak okuyamaz ve doğrudan arıza kodu kaydederek akım akışını keser... Aslında parça sağlamdır ama iletkenlik sıfıra inmiştir.
Yetkili servis cihazı olan Techstream ile OBD2 portundan bağlandığınızda B1650 veya B1801 gibi hata kodları ekrana düşer; bu kodlar size tam olarak hangi kapsülde ya da sensörde direnç uyuşmazlığı olduğunu söyler.
Öyle rastgele bir elektrikçiye gidip kurcalatmak yerine, akünün kutup başını söküp sistemin tamamen deşarj olmasını beklemek gerekir ki bu da en az on beş dakikalık bir emniyet süresi demektir... Yoksa ani bir voltaj sıçraması binlerce liralık kapsüllerin patlamasına yol açabilir.
Emniyet kemer tokasının içine kaçan bozuk para ya da toz yığını bile mikro şalteri baskı altında tutarak sistemin kafasını karıştırabilir, insan hayret ediyor doğrusu... Basit bir mekanik tıkanıklık tüm güvenlik ağını çökertiyor.
Direksiyonu her tam tur çevirdiğinizde içerideki o ince bakır şeridin biraz daha inceldiğini ve sonunda iletkenliği tamamen kaybettiğini hayal edin, lamba işte bu yüzden asla sönmez.
Çıkma parça takmak bu mesele için büyük bir kumar gibidir, çünkü ne zaman kopacağı asla kestirilemez; orijinal sıfır parça ile değişim şarttır.
O direksiyon simidinin hemen arkasında gizlenen ve korna ile radyo kontrollerini de taşıyan spiral sarımlı şerit kablo, yıllar içindeki bitmek tükenmeyen dönüşler yüzünden içten içe kopar; işte tam bu noktada sistem iletişimi kesilir ve ECU, güvenlik yastıklarını devre dışı bırakarak sizi o kırmızı ışıkla baş başa bırakır.
Koltuk altındaki sarı renkli soketlerin gevşemesi de bu arızanın en yaygın tetikleyicilerinden biridir, çünkü özellikle koltukların ileri geri kaydırılması esnasında bu hassas pinler oksitlenir ya da yuvalarından oynar.
Merkezi beyin, bu direnç değişimini bir kaza anı hazırlığı olarak okuyamaz ve doğrudan arıza kodu kaydederek akım akışını keser... Aslında parça sağlamdır ama iletkenlik sıfıra inmiştir.
Yetkili servis cihazı olan Techstream ile OBD2 portundan bağlandığınızda B1650 veya B1801 gibi hata kodları ekrana düşer; bu kodlar size tam olarak hangi kapsülde ya da sensörde direnç uyuşmazlığı olduğunu söyler.
Öyle rastgele bir elektrikçiye gidip kurcalatmak yerine, akünün kutup başını söküp sistemin tamamen deşarj olmasını beklemek gerekir ki bu da en az on beş dakikalık bir emniyet süresi demektir... Yoksa ani bir voltaj sıçraması binlerce liralık kapsüllerin patlamasına yol açabilir.
Emniyet kemer tokasının içine kaçan bozuk para ya da toz yığını bile mikro şalteri baskı altında tutarak sistemin kafasını karıştırabilir, insan hayret ediyor doğrusu... Basit bir mekanik tıkanıklık tüm güvenlik ağını çökertiyor.
Direksiyonu her tam tur çevirdiğinizde içerideki o ince bakır şeridin biraz daha inceldiğini ve sonunda iletkenliği tamamen kaybettiğini hayal edin, lamba işte bu yüzden asla sönmez.
Çıkma parça takmak bu mesele için büyük bir kumar gibidir, çünkü ne zaman kopacağı asla kestirilemez; orijinal sıfır parça ile değişim şarttır.