Mehmet Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Termostatın sökülüp atılması meselesi tam olarak bir çaresizlik refleksidir ki bunu genelde ustaların "zaten yaz geldi, gerek yok" şeklindeki pratik ama bir o kadar da tehlikeli telkinleriyle yaparlar; oysa motorun o suyunu sürekli dengede tutan, sıcaklığı ideal seviyede sabitleyen o küçük mekanizma söküldüğünde aslında içerideki hassas dengenin bizzat fişi çekilmiş olur ve metal yorgunluğuyla beraber aşınma süreci de fevkalade hız kazanır.
Sürekli soğuk kalan bir motorla yola devam etmenin getirdiği o gizli maliyet insanı sonradan üzer; çünkü beyin motoru ısıtabilmek için zengin karışım gönderir, benzin veya mazot yanma odasında tam anlamıyla verim üretemeden egzoza doğru yol alır ve akaryakıt istasyonuna bırakılan o fazladan paralar aslında sökülen o parçasızlığın, yani iptal edilen termostatın acı faturasından başka bir şey değildir.
Kış günlerinde kaloriferin buz gibi üflemesiyle baş başa kalan sürücünün o çaresizliği insanı düşündürür; motor içindeki su bir türlü o ideal çalışma ısısına ulaşamadığı için ne camlardaki buğu çözülür ne de içerideki o titreme hali son bulur, yani anlık bir hararet probleminden kaçayım derken konfordan ve motor sağlığından topyekün taviz verilmiş olur.
Bir motorun ömrü onun fabrika verilerindeki o hassas ısı aralığında saklıdır; suyun devirdaimini anlık olarak kesip açarak sıcaklığı sabitleyen o valf yok hükmüne getirildiğinde, metal aksamlar termal şoklara karşı tamamen savunmasız kalır ve en umulmadık anda, en olmayacak yerde motor yatak sarabilir ya da conta yakabilir ki bu da masrafın en büyüğüdür.
Usta köşesinde çay yudumlarken söylenen o "biz yıllardır böyle yapıyoruz, bir şey olmaz" masallarına kulak asmamak gerekir; çünkü mühendislerin yüzlerce saat test ederek o motorun içine koyduğu her somunun, her yayın bir hikmeti vardır ve termostatı sökmek bir çözüm değil, sadece üzerindeki baskıyı halının altına süpürmektir.
Sürekli soğuk kalan bir motorla yola devam etmenin getirdiği o gizli maliyet insanı sonradan üzer; çünkü beyin motoru ısıtabilmek için zengin karışım gönderir, benzin veya mazot yanma odasında tam anlamıyla verim üretemeden egzoza doğru yol alır ve akaryakıt istasyonuna bırakılan o fazladan paralar aslında sökülen o parçasızlığın, yani iptal edilen termostatın acı faturasından başka bir şey değildir.
Kış günlerinde kaloriferin buz gibi üflemesiyle baş başa kalan sürücünün o çaresizliği insanı düşündürür; motor içindeki su bir türlü o ideal çalışma ısısına ulaşamadığı için ne camlardaki buğu çözülür ne de içerideki o titreme hali son bulur, yani anlık bir hararet probleminden kaçayım derken konfordan ve motor sağlığından topyekün taviz verilmiş olur.
Bir motorun ömrü onun fabrika verilerindeki o hassas ısı aralığında saklıdır; suyun devirdaimini anlık olarak kesip açarak sıcaklığı sabitleyen o valf yok hükmüne getirildiğinde, metal aksamlar termal şoklara karşı tamamen savunmasız kalır ve en umulmadık anda, en olmayacak yerde motor yatak sarabilir ya da conta yakabilir ki bu da masrafın en büyüğüdür.
Usta köşesinde çay yudumlarken söylenen o "biz yıllardır böyle yapıyoruz, bir şey olmaz" masallarına kulak asmamak gerekir; çünkü mühendislerin yüzlerce saat test ederek o motorun içine koyduğu her somunun, her yayın bir hikmeti vardır ve termostatı sökmek bir çözüm değil, sadece üzerindeki baskıyı halının altına süpürmektir.