Olgun Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Geçenlerde sanayide usta bir abimizin dükkanında otururken içeri giren bir sürücünün o çaresiz bakışına denk geldim; gösterge panelinde o meşum sarı motor ışığı yanmış, adamcağızın aklında binbir türlü kötü senaryo uçuşuyordu. Aslında otomobiller bizimle konuşuyor, sadece dillerinden anlamamız gerekiyor ki modern araçlarda bu dili okuyan sistemin adı OBD. Termostat gibi küçücük ama motorun akciğeri sayılabilecek bir parça tıkandığında veya işini yapamadığında bilgisayar bunu anında hissedip beyne haber uçuruyor. İşte o an araç teşhis cihazına bağlandığında ekranda beliren P0128 kodu, sistemin "Ey sürücü, senin motorun bir türlü ideal çalışma sıcaklığına ulaşamıyor!" deme şeklidir. Termostat açık konumda takılı kaldığında soğutma sıvısı sürekli radyötörde dolanır, motor soğuk kalır ve beyin de bunu fark edip arıza kodunu patlatır... Sanılanın aksine araç soğuk çalışınca daha az değil, tam tersine parçaların aşınmasını önlemek için daha fazla yakıt harcar.
Peki ya bu lanet meret hiç açılmazsa ne olacak, motor kavrulacak mı? İşin en korkunç tarafı tam olarak bu işte, termostat kapalı takılı kaldığında o soğutma sıvısı bloğun içinde sıkışır ve motordan radyatöre geçip serinleyemez. Belli bir süre sonra hararet ibresi göğe doğru tırmanmaya başlar ve arıza tespit cihazında P0125 veya doğrudan P0217 gibi oldukça can sıkıcı OBD kodlarını görürsünüz. P0125 kodu, motorun kapalı devre yakıt kontrolüne geçebilmesi için yeterli sıcaklığa ulaşamadığını gösterir ama iş P0217'ye geldiyse durum ciddi demektir; çünkü bu kod motorun aşırı ısındığını, yani hararet yaptığını bas bas bağırır. Bir anlık dalgınlıkla göstergeyi fark etmezseniz, kendinizi bir anda yol kenarında kaputtan dumanlar çıkarken bulabilirsiniz... silindir kapak contasını yakmak da cabası.
Bazen arızanın sebebi mekanik parçanın kendisi değil de, onun ne yaptığını takip eden küçücük bir sensörün sapıtması çıkabiliyor, buna ne demeli? Termostatın hemen yanında duran ve soğutma suyunun derecesini anlık olarak beyne bildiren bir sıcaklık sensörü vardır; işte o sensör bozulduğunda veya kablosunda bir temassızlık olduğunda OBD ekranında P0115, P0116 ya da P0117 kodları uçuşmaya başlar. Usta bilgisayarı bağlar, koda bakar ama aslında termostat döküm gövdesi taş gibidir, sadece sensör beyne yanlış veri gönderdiği için beyin termostatı arızalı zanneder. Bir parçayı değiştirmeden önce kablo tesisatını ve sensör değerlerini ölçtürmek bu yüzden hayat kurtarır, boşu boşuna sağlam parçayı çöpe atmayın.
Eski arabalarda mekanik yaylı termostatlar vardı ama yeni nesil araç sürüyorsanız işler biraz daha çetrefilli hale geliyor tabii. Artık pek çok modern otomobilde motor beyninin direkt olarak komut verdiği, elektrikli yani haritalı termostatlar kullanılıyor ve bunlar bozulduğunda karşımıza P0597, P0598 veya P0599 gibi çok spesifik OBD kodları çıkıyor. P0597 kodunu gördüğünüzde anlayın ki termostatın ısıtıcı kontrol devresinde bir açık devre var, yani araç beyni termostata "açıl" veya "kapan" emri gönderiyor ama karşı tarafta tık yok. Kablo kopmuş olabilir, soket oksitlenmiş olabilir ya da termostatın kendi içindeki elektronik mekanizma ruhunu teslim etmiştir... Elektronik işi biraz şans işi, mekanik gibi söküp bakınca her zaman anlaşılmıyor maalesef.
Arabanın altına sızan pembe ya da yeşil sıvıyı görüp de "Canım biraz antifriz damlamış, bir şey olmaz" deyip geçiyorsanız büyük hata ediyorsunuz demektir. Termostat gövdesi zamanla sıcağa ve soğuğa dayanamayıp çatlayabilir, contası eskiyip sızdırmazlığını kaybedebilir ve soğutma sıvısı azaldıkça sistemde hava oluşur. Bu durum sıcaklık dalgalanmalarına yol açtığı için sistem P0126 gibi kodlar üretebilir; bu da soğutma sıvısı sıcaklığının kararlı bir şekilde tutulamadığını gösterir. Arabanızın kaputunu haftada bir açıp genleşme kabındaki su seviyesini kontrol etmek topu topu on saniyenizi alır ama sizi binlerce liralık rektefiye masrafından kurtarır.
Direksiyon başındayken gözünüzün ucuyla arada sırada hararet göstergesine bakmayı alışkanlık haline getirin, o ibrenin dili olsa da konuşsa keşke. Eğer sabahları arabanızın kaloriferi bir türlü sıcak üflemak bilmiyorsa, yola çıktıktan 20 dakika sonra bile içerisi buz gibiyse termostatınız büyük ihtimalle açık kalmıştır ve sistem P0128 kodu vermek üzeredir. Tam tersi durumda, ışıklarda durduğunuzda ibre aniden yükseliyor, gaza basıp yürüyünce biraz düşüyorsa bu sefer de termostat tam açılamıyor demektir. Yağ çubuğunu çektiğinizde üzerinde tahin gibi beyaz bir birikinti görüyorsanız zaten geçmiş olsun, termostat arızası yüzünden hararet yapan motor contayı yakmış demektir... Zamanında okutulan basit bir OBD kodu ve değiştirilen ucuz bir termostat, bütün bu kabusu daha başlamadan bitirebilir.
Peki ya bu lanet meret hiç açılmazsa ne olacak, motor kavrulacak mı? İşin en korkunç tarafı tam olarak bu işte, termostat kapalı takılı kaldığında o soğutma sıvısı bloğun içinde sıkışır ve motordan radyatöre geçip serinleyemez. Belli bir süre sonra hararet ibresi göğe doğru tırmanmaya başlar ve arıza tespit cihazında P0125 veya doğrudan P0217 gibi oldukça can sıkıcı OBD kodlarını görürsünüz. P0125 kodu, motorun kapalı devre yakıt kontrolüne geçebilmesi için yeterli sıcaklığa ulaşamadığını gösterir ama iş P0217'ye geldiyse durum ciddi demektir; çünkü bu kod motorun aşırı ısındığını, yani hararet yaptığını bas bas bağırır. Bir anlık dalgınlıkla göstergeyi fark etmezseniz, kendinizi bir anda yol kenarında kaputtan dumanlar çıkarken bulabilirsiniz... silindir kapak contasını yakmak da cabası.
Bazen arızanın sebebi mekanik parçanın kendisi değil de, onun ne yaptığını takip eden küçücük bir sensörün sapıtması çıkabiliyor, buna ne demeli? Termostatın hemen yanında duran ve soğutma suyunun derecesini anlık olarak beyne bildiren bir sıcaklık sensörü vardır; işte o sensör bozulduğunda veya kablosunda bir temassızlık olduğunda OBD ekranında P0115, P0116 ya da P0117 kodları uçuşmaya başlar. Usta bilgisayarı bağlar, koda bakar ama aslında termostat döküm gövdesi taş gibidir, sadece sensör beyne yanlış veri gönderdiği için beyin termostatı arızalı zanneder. Bir parçayı değiştirmeden önce kablo tesisatını ve sensör değerlerini ölçtürmek bu yüzden hayat kurtarır, boşu boşuna sağlam parçayı çöpe atmayın.
Eski arabalarda mekanik yaylı termostatlar vardı ama yeni nesil araç sürüyorsanız işler biraz daha çetrefilli hale geliyor tabii. Artık pek çok modern otomobilde motor beyninin direkt olarak komut verdiği, elektrikli yani haritalı termostatlar kullanılıyor ve bunlar bozulduğunda karşımıza P0597, P0598 veya P0599 gibi çok spesifik OBD kodları çıkıyor. P0597 kodunu gördüğünüzde anlayın ki termostatın ısıtıcı kontrol devresinde bir açık devre var, yani araç beyni termostata "açıl" veya "kapan" emri gönderiyor ama karşı tarafta tık yok. Kablo kopmuş olabilir, soket oksitlenmiş olabilir ya da termostatın kendi içindeki elektronik mekanizma ruhunu teslim etmiştir... Elektronik işi biraz şans işi, mekanik gibi söküp bakınca her zaman anlaşılmıyor maalesef.
Arabanın altına sızan pembe ya da yeşil sıvıyı görüp de "Canım biraz antifriz damlamış, bir şey olmaz" deyip geçiyorsanız büyük hata ediyorsunuz demektir. Termostat gövdesi zamanla sıcağa ve soğuğa dayanamayıp çatlayabilir, contası eskiyip sızdırmazlığını kaybedebilir ve soğutma sıvısı azaldıkça sistemde hava oluşur. Bu durum sıcaklık dalgalanmalarına yol açtığı için sistem P0126 gibi kodlar üretebilir; bu da soğutma sıvısı sıcaklığının kararlı bir şekilde tutulamadığını gösterir. Arabanızın kaputunu haftada bir açıp genleşme kabındaki su seviyesini kontrol etmek topu topu on saniyenizi alır ama sizi binlerce liralık rektefiye masrafından kurtarır.
Direksiyon başındayken gözünüzün ucuyla arada sırada hararet göstergesine bakmayı alışkanlık haline getirin, o ibrenin dili olsa da konuşsa keşke. Eğer sabahları arabanızın kaloriferi bir türlü sıcak üflemak bilmiyorsa, yola çıktıktan 20 dakika sonra bile içerisi buz gibiyse termostatınız büyük ihtimalle açık kalmıştır ve sistem P0128 kodu vermek üzeredir. Tam tersi durumda, ışıklarda durduğunuzda ibre aniden yükseliyor, gaza basıp yürüyünce biraz düşüyorsa bu sefer de termostat tam açılamıyor demektir. Yağ çubuğunu çektiğinizde üzerinde tahin gibi beyaz bir birikinti görüyorsanız zaten geçmiş olsun, termostat arızası yüzünden hararet yapan motor contayı yakmış demektir... Zamanında okutulan basit bir OBD kodu ve değiştirilen ucuz bir termostat, bütün bu kabusu daha başlamadan bitirebilir.