Sami Usta
Kayıtlı Kullanıcı
O direksiyonu ilk çevirdiğiniz andaki o garip ağırlığı hatırlıyor musunuz, insanı bir anda germeye yetiyor o ani direnç. Suzuki sahibi olanlar bilir, o yumuşacık, parmak ucunuzla yön verdiğiniz direksiyon bir sabah uyanıp sanki tahtaya dönüşverir.
Elektronik hidrolik sistemler modern çağın konforunu sunarken bazen çok garip sürprizler saklıyor bünyesinde. Direksiyon kutusunun içindeki o minik sensörler veya beyin ünitesi nemden ya da voltaj dalgalanmalarından ötürü adeta küser aracına.
Sadece mekanik bir parça değil ki bu, işin içinde bir sürü kablo, yazılım ve hassas akım dengeleri var. Hani bazen yolda giderken direksiyon hafifçe titrer de siz rüzgardandır sanırsınız, o aslında yaklaşan büyük bir arızanın masum fısıltısıdır...
Sanayi ustalarının yanına gittiğinizde hemen komple değişim masrafı çıkarırlar insanın önüne, oysa işin aslı bazen çok daha basittir. Kimi zaman sadece bir lehim çatlağı ya da oksitlenmiş soket yüzünden binlerce liralık masraflarla burun buruna gelir insan.
O direksiyon arıza lambası panelde sarı bir uyarı olarak yandığında kalbiniz de bir tuhaf atar değil mi. Aracı stop edip tekrar çalıştırmak bazen o anlık hatayı ortadan kaldırır gibi görünür ama sorun içeriden büyümeye devam eder.
Uzun yolda o sertleşen direksiyonla mücadele etmek, insanın kollarını pamuk ipliğine bağlı bir yükün altında bırakır sanki. Neden yapar bunu bu japon makineleri, o kadar kusursuz görünürlerken en beklenmedik anda insana bunu yaşatırlar...
Eğer siz de bu dertten muzdaripseniz, hemen panik yapıp servise koşmak yerine işin ehli bir elektronikçiye göstermelisiniz önce. Bazen sadece küçük bir röle değişimiyle bu büyük kâbus son bulur, parmağınızın ucuyla eski konforunuza yeniden kavuşursunuz.
Elektronik hidrolik sistemler modern çağın konforunu sunarken bazen çok garip sürprizler saklıyor bünyesinde. Direksiyon kutusunun içindeki o minik sensörler veya beyin ünitesi nemden ya da voltaj dalgalanmalarından ötürü adeta küser aracına.
Sadece mekanik bir parça değil ki bu, işin içinde bir sürü kablo, yazılım ve hassas akım dengeleri var. Hani bazen yolda giderken direksiyon hafifçe titrer de siz rüzgardandır sanırsınız, o aslında yaklaşan büyük bir arızanın masum fısıltısıdır...
Sanayi ustalarının yanına gittiğinizde hemen komple değişim masrafı çıkarırlar insanın önüne, oysa işin aslı bazen çok daha basittir. Kimi zaman sadece bir lehim çatlağı ya da oksitlenmiş soket yüzünden binlerce liralık masraflarla burun buruna gelir insan.
O direksiyon arıza lambası panelde sarı bir uyarı olarak yandığında kalbiniz de bir tuhaf atar değil mi. Aracı stop edip tekrar çalıştırmak bazen o anlık hatayı ortadan kaldırır gibi görünür ama sorun içeriden büyümeye devam eder.
Uzun yolda o sertleşen direksiyonla mücadele etmek, insanın kollarını pamuk ipliğine bağlı bir yükün altında bırakır sanki. Neden yapar bunu bu japon makineleri, o kadar kusursuz görünürlerken en beklenmedik anda insana bunu yaşatırlar...
Eğer siz de bu dertten muzdaripseniz, hemen panik yapıp servise koşmak yerine işin ehli bir elektronikçiye göstermelisiniz önce. Bazen sadece küçük bir röle değişimiyle bu büyük kâbus son bulur, parmağınızın ucuyla eski konforunuza yeniden kavuşursunuz.