Osman Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Direksiyonun arkasındasınız, dışarısı buz gibi ayaz ve siz sadece biraz sıcaklık istiyorsunuz ama peteklerden gelen ılık bile sayılmayacak o hafif esinti sinirinizi bozmaya yetiyor...
Skoda’larda bu tarz ısıtma problemleri genellikle ya yavaş yavaş kendini belli eder ya da en olmadık yerde, kışın tam ortasında ortada bırakır insanı.
Aslında sistemin kalbi sayılan kalorifer peteği zamanla motor suyunun kireci ve tortusuyla dolarak tıkanır, su rahat devir daim yapamaz hale gelir.
Tamirciye gittiğinizde "petek değişecek" cümlesini duymadan önce mutlaka makine ile basınçlı su ve ilaç yardımıyla iç temizlik denemek gerekir, bazen o kurtarıcı dokunuş masraftan kurtarır.
Bir de işin elektronik boyutu var ki, fan motoru ses yapmaya başladığı an "ben yavaş yavaş gidiyorum" sinyalini veriyordur aslında.
Torpido gözünün arkalarından gelen o sinir bozucu gıcırtı ya da uğultu, pervanenin yatak sardığının veya yaprak gibi yabancı cisimler doluştuğunun en net kanıtıdır.
Kalorifer yönlendirme klapelerinin halatları veya küçük dişlileri yerinden çıkarsa, sıcak hava cam yerine sadece ayaklara üfler ya da tam tersi kararsız bir şekilde kalır.
Özellikle Octavia ve Fabia modellerinde bu klape dişlilerinin sıyırması kronik sayılır, göğsün sökülmesi gerekebilir ki bu da işçilik açısından epey zahmetli bir süreçtir.
Motor hararet göstergesi normal seviyesine geldiği halde hala kabin içine sıcaklık alamıyorsanız, termostat açık kalmış ve motor suyu sürekli soğuk kalıyor olabilir.
Yani anlaşılan o ki, araba sadece yürümekle bitmiyor; o suyun devir daim yollarını, termostatını ve radyatörünü bir bütün olarak düşünmek şart.
Kendi başınıza kaputu açıp hortumları kontrol ederken sıcak suya dikkat edin, elinizi yakmak işten bile değil çünkü sistemdeki basınç bazen hiç ummadığınız anlarda sürpriz yapabilir.
Düzenli olarak antifriz değiştirmek ve sisteme çeşme suyu yerine saf su koymak aslında bu arızaların yüzde doksanını başlamadan bitiren en basit ama en çok unutulan detaydır.
Skoda’larda bu tarz ısıtma problemleri genellikle ya yavaş yavaş kendini belli eder ya da en olmadık yerde, kışın tam ortasında ortada bırakır insanı.
Aslında sistemin kalbi sayılan kalorifer peteği zamanla motor suyunun kireci ve tortusuyla dolarak tıkanır, su rahat devir daim yapamaz hale gelir.
Tamirciye gittiğinizde "petek değişecek" cümlesini duymadan önce mutlaka makine ile basınçlı su ve ilaç yardımıyla iç temizlik denemek gerekir, bazen o kurtarıcı dokunuş masraftan kurtarır.
Bir de işin elektronik boyutu var ki, fan motoru ses yapmaya başladığı an "ben yavaş yavaş gidiyorum" sinyalini veriyordur aslında.
Torpido gözünün arkalarından gelen o sinir bozucu gıcırtı ya da uğultu, pervanenin yatak sardığının veya yaprak gibi yabancı cisimler doluştuğunun en net kanıtıdır.
Kalorifer yönlendirme klapelerinin halatları veya küçük dişlileri yerinden çıkarsa, sıcak hava cam yerine sadece ayaklara üfler ya da tam tersi kararsız bir şekilde kalır.
Özellikle Octavia ve Fabia modellerinde bu klape dişlilerinin sıyırması kronik sayılır, göğsün sökülmesi gerekebilir ki bu da işçilik açısından epey zahmetli bir süreçtir.
Motor hararet göstergesi normal seviyesine geldiği halde hala kabin içine sıcaklık alamıyorsanız, termostat açık kalmış ve motor suyu sürekli soğuk kalıyor olabilir.
Yani anlaşılan o ki, araba sadece yürümekle bitmiyor; o suyun devir daim yollarını, termostatını ve radyatörünü bir bütün olarak düşünmek şart.
Kendi başınıza kaputu açıp hortumları kontrol ederken sıcak suya dikkat edin, elinizi yakmak işten bile değil çünkü sistemdeki basınç bazen hiç ummadığınız anlarda sürpriz yapabilir.
Düzenli olarak antifriz değiştirmek ve sisteme çeşme suyu yerine saf su koymak aslında bu arızaların yüzde doksanını başlamadan bitiren en basit ama en çok unutulan detaydır.