Mehmet Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Gece yarısı otoparkta kontak çevirdiğinde gelen o aciz tık sesi, insanın bütün enerjisini bir anda çekip alır... Gösterge paneli ışıl ışıl yanarken, marş motorundan çıt çıkmıyor oluşu genelde ilk olarak akü şüphesini akla getirir ama bazen mesele direksiyonun altındaki sigorta kutusunda minik bir telin erimesinden ibarettir.
Ana sigorta tablosunda yer alan yüksek amperli elemanlar veya marş rölesine akım ileten minik sigortalar attığında, anahtardan gelen elektrik sinyali marş motorunun bobinine asla ulaşamaz. Akünün gücü yerindedir, farlar pırıl pırıl yanar, radyo bile çalışır ama kontak anahtarını sonuna kadar çevirdiğinde motor bloğundan o beklenen homurtu bir türlü yükselmez...
Sadece birkaç kuruşluk bir koruma elemanının görevini yapıp kendini feda etmesi, bütün aracı hareketsiz bırakmak için fazlasıyla yeterli bir sebeptir.
Torpido gözünün altında ya da motor kaputunun sol köşesindeki sigorta kutusunu açıp sigorta bacaklarındaki o siyah karbon kalıntılarını veya kopuk teli görmek, aslında büyük bir masraftan kurtulduğunun en net habercisidir. Ateşleme devresindeki ani voltaj dalgalanmaları, marş motorunun kömürlerinin takıldığı an çektiği aşırı akım veya nem yüzünden paslanan sigorta yuvaları, bu elektriksel kopuşa doğrudan davetiye çıkarır.
Yedek sigortayı yerine takarken elinin hafifçe titremesi normaldir, insan hep aynı şeyin tekrar edeceğinden korkar çünkü...
Kontak anahtarını yeniden çevirdiğinde o marş dişlilerinin volkana kavuşurken çıkardığı metalik hışırtı, arızanın kaynağını bulmanın verdiği tatlı huzurla birleşince tüm yorgunluk silinir gider. Şayet yeni taktığın sigorta, marşa bastığın an tekrar atıyorsa, marş motorunun sargılarında bir kısa devre var demektir ve artık usta eli değmesi şarttır.
Zaten otomobil dediğin makine, bazen sadece küçük bir tel parçasıyla insanı vezir de eder, rezil de...
Ana sigorta tablosunda yer alan yüksek amperli elemanlar veya marş rölesine akım ileten minik sigortalar attığında, anahtardan gelen elektrik sinyali marş motorunun bobinine asla ulaşamaz. Akünün gücü yerindedir, farlar pırıl pırıl yanar, radyo bile çalışır ama kontak anahtarını sonuna kadar çevirdiğinde motor bloğundan o beklenen homurtu bir türlü yükselmez...
Sadece birkaç kuruşluk bir koruma elemanının görevini yapıp kendini feda etmesi, bütün aracı hareketsiz bırakmak için fazlasıyla yeterli bir sebeptir.
Torpido gözünün altında ya da motor kaputunun sol köşesindeki sigorta kutusunu açıp sigorta bacaklarındaki o siyah karbon kalıntılarını veya kopuk teli görmek, aslında büyük bir masraftan kurtulduğunun en net habercisidir. Ateşleme devresindeki ani voltaj dalgalanmaları, marş motorunun kömürlerinin takıldığı an çektiği aşırı akım veya nem yüzünden paslanan sigorta yuvaları, bu elektriksel kopuşa doğrudan davetiye çıkarır.
Yedek sigortayı yerine takarken elinin hafifçe titremesi normaldir, insan hep aynı şeyin tekrar edeceğinden korkar çünkü...
Kontak anahtarını yeniden çevirdiğinde o marş dişlilerinin volkana kavuşurken çıkardığı metalik hışırtı, arızanın kaynağını bulmanın verdiği tatlı huzurla birleşince tüm yorgunluk silinir gider. Şayet yeni taktığın sigorta, marşa bastığın an tekrar atıyorsa, marş motorunun sargılarında bir kısa devre var demektir ve artık usta eli değmesi şarttır.
Zaten otomobil dediğin makine, bazen sadece küçük bir tel parçasıyla insanı vezir de eder, rezil de...