Kerim Usta
Kayıtlı Kullanıcı
Kasislerden geçerken arka taraftan gelen o tok gıcırtı ya da hafif lokurtu sesi çoğu zaman gözden kaçar. Araç sağ arka tekerlek üstünde her esnediğinde, hidrolik sızdırmazlık keçesinin aşınmasıyla dışarı sızan yağ, tozla birleşip koyu bir çamur katmanı oluşturur. Amortisör milinin üzerindeki bu yağlanma, sönümleme gücünün en az yüzde altmış oranında düştüğünün açık bir kanıtıdır. Yağ bittiğinde piston gaz basıncını kaybeder, geriye sadece çelik yayın kontrolsüz salınımı kalır.
Tümsek geçişlerinde arabanın arkası sağa doğru hafifçe kayma eğilimi gösteriyorsa, problem rot ayarında değil tam olarak bu tek taraflı direnç kaybındadır. Tek bir amortisör patladığında, aracın boylamsal ve enine yük transfer dengesi tamamen şaşar. Sol arka taraf sertliğini korurken sağ arkadaki yayın serbestçe salınması, virajda gövdenin tek tarafa aniden yatmasına sebep olur. Özellikle sağa keskin dönüşlerde arka tarafın kendini bırakması... İşte o an direksiyondaki his birden kaybolur.
Fren pedalına basıldığında ön tampon yere yaklaşırken, yükün sağ arka köşeden nasıl çekildiğini hissetmek hiç de zor değil. Sönümleme görevini yapamayan o köşe, fren anında lastiğin yola uyguladığı dikey baskıyı koruyamaz. ABS sisteminin o tekerlekte erken devreye girmesi, lastiğin mikro ölçekte yoldan kopup geri temas etmesindendir. Durma mesafesi üç-beş metre uzar, araç sert frende sağa sola yalpalama krizine girer.
Lastik sırtındaki düzensiz aşınma kalıplarına bakarak bu arızayı şıp diye teşhis etmek mümkün. Sırt kauçuğunun bir kısmı derinleşip bir kısmı yüksek kaldığında, yani o meşhur testere dişi formu oluştuğunda, amortisörün tekerleği yola bastıramadığı kesinleşir. Tekerlek yolda yuvarlanmaz, adeta zıplayarak ilerler. Saatte doksan kilometre hızla giderken arkada oluşan o uğultu sesi poyra rulmanından sanılır genellikle, oysa sebep dalgalı aşınan lastik yüzeyidir.
Süspansiyon takozundaki bilya dağıldığında veya bağlantı rotunun kauçuk burçları sertleşip yırtıldığında metal metale vurmaya başlar. Sağ arkadaki o amortisör kulesi içinden kabine yansıyan tıkırtı, amortisör milinin üst somun boşluğundan kaynaklanır. Mil yukarı aşağı her hareket ettiğinde gövdeye doğrudan darbe bindirir. Değişim vakti geldiğinde sırf arızalı olan tek tarafı söküp yenisini takmak büyük hatadır, çift halinde değiştirilmeyen amortisörler bu kez sol tarafı erken yıpratır.
Bozuk yollarda aracın arkasını kontrol altında tutan o küçük piston hetoplam birkaç litrelik yağa bakar. Yağ haznesi boşalan bir süspansiyon elemanı, helezon yayın bütün yükünü aracın şasisine b bindirir. Şasiye binen bu aşırı titreşim zamanla bagaj kapağı kilit mekanizmasından arka cam fitillerine kadar her yeri gevşetir. Sürüş keyfini bozan o ince cızırtılar aslında... Bütün mesele sağ alt köşedeki tek bir parçanın pes etmesidir.
Tümsek geçişlerinde arabanın arkası sağa doğru hafifçe kayma eğilimi gösteriyorsa, problem rot ayarında değil tam olarak bu tek taraflı direnç kaybındadır. Tek bir amortisör patladığında, aracın boylamsal ve enine yük transfer dengesi tamamen şaşar. Sol arka taraf sertliğini korurken sağ arkadaki yayın serbestçe salınması, virajda gövdenin tek tarafa aniden yatmasına sebep olur. Özellikle sağa keskin dönüşlerde arka tarafın kendini bırakması... İşte o an direksiyondaki his birden kaybolur.
Fren pedalına basıldığında ön tampon yere yaklaşırken, yükün sağ arka köşeden nasıl çekildiğini hissetmek hiç de zor değil. Sönümleme görevini yapamayan o köşe, fren anında lastiğin yola uyguladığı dikey baskıyı koruyamaz. ABS sisteminin o tekerlekte erken devreye girmesi, lastiğin mikro ölçekte yoldan kopup geri temas etmesindendir. Durma mesafesi üç-beş metre uzar, araç sert frende sağa sola yalpalama krizine girer.
Lastik sırtındaki düzensiz aşınma kalıplarına bakarak bu arızayı şıp diye teşhis etmek mümkün. Sırt kauçuğunun bir kısmı derinleşip bir kısmı yüksek kaldığında, yani o meşhur testere dişi formu oluştuğunda, amortisörün tekerleği yola bastıramadığı kesinleşir. Tekerlek yolda yuvarlanmaz, adeta zıplayarak ilerler. Saatte doksan kilometre hızla giderken arkada oluşan o uğultu sesi poyra rulmanından sanılır genellikle, oysa sebep dalgalı aşınan lastik yüzeyidir.
Süspansiyon takozundaki bilya dağıldığında veya bağlantı rotunun kauçuk burçları sertleşip yırtıldığında metal metale vurmaya başlar. Sağ arkadaki o amortisör kulesi içinden kabine yansıyan tıkırtı, amortisör milinin üst somun boşluğundan kaynaklanır. Mil yukarı aşağı her hareket ettiğinde gövdeye doğrudan darbe bindirir. Değişim vakti geldiğinde sırf arızalı olan tek tarafı söküp yenisini takmak büyük hatadır, çift halinde değiştirilmeyen amortisörler bu kez sol tarafı erken yıpratır.
Bozuk yollarda aracın arkasını kontrol altında tutan o küçük piston hetoplam birkaç litrelik yağa bakar. Yağ haznesi boşalan bir süspansiyon elemanı, helezon yayın bütün yükünü aracın şasisine b bindirir. Şasiye binen bu aşırı titreşim zamanla bagaj kapağı kilit mekanizmasından arka cam fitillerine kadar her yeri gevşetir. Sürüş keyfini bozan o ince cızırtılar aslında... Bütün mesele sağ alt köşedeki tek bir parçanın pes etmesidir.