Kerem Usta
Kayıtlı Kullanıcı
TÜVTÜRK kuyruğunda beklerken o direksiyonun başında yaşanan sessizliği bilir misin, işte tam da bu yüzden insan geriliyor bazen... Arabanın altından gelen o hafif sarsıntı, devir saatindeki o sinir bozucu oynamalar muayene masasına yaklaşırken adeta bir kabusa döner; galiba yine kalacağız endişesi sarmıştır ruhunu.
Egzoz emisyon ölçümü denilen o mühim eşik var ya, hafif bir rölanti dalgalanması bile o sensörlerin ekranında kocaman bir "ağır kusur" olarak beliriverir birden. Motorun rölantide kararsız çalışması, yani o devrin bir aşağı bir yukarı dans etmesi, aslında içerideki yanmanın düzensiz olduğunun en net işaretidir; usta adam bunu uzaktan duyar da muayene memuru affetmez tabii.
Muayene istasyonuna girmeden önce o motoru iyice ısıtmak, biraz yüksek devirde otobanda koşturmak bazen tüm o karbon birikintilerini atar ama rölanti bozuksa o da kar etmez ki... Yani bizzat şahit olmuşsundur, adam pırıl pırıl arabayla gelir ama sırf o stop edecekmiş gibi duran motor sesinden ötürü kapıdan döner geri.
Aslında hafif kusurla atlatırım umudu kurarsın ama emisyon ölçüm cihazı o saliselik dalgalanmaları bile affetmeyen acımasız bir hakem gibidir; rölanti kararsızsa o kağıda onay mührü basılmaz arkadaş, basılmaz. Sırf bu yüzden muayene randevusundan bir gün önce sanayinin yolunu tutup o boğaz kelebeğini temizletmek, maf sensörünü gözden geçirmek en akıllıca hamle olurdu sanki...
Zaten muayeneden kalmak demek hem ekstra masraf hem de o sıra, o stres, o zaman kaybı demek; o yüzden bu işi şansa bırakmamak lazım. Motorun saati saatine uymuyorsa, durduğu yerde titriyorsa, o muayene periyodu senin için korkulu bir rüya olmaktan asla çıkmaz... Neyse, sen en iyisi o tekleme sorununu git bizzat çözdür, sonra kafan rahat gir o istasyona.
Egzoz emisyon ölçümü denilen o mühim eşik var ya, hafif bir rölanti dalgalanması bile o sensörlerin ekranında kocaman bir "ağır kusur" olarak beliriverir birden. Motorun rölantide kararsız çalışması, yani o devrin bir aşağı bir yukarı dans etmesi, aslında içerideki yanmanın düzensiz olduğunun en net işaretidir; usta adam bunu uzaktan duyar da muayene memuru affetmez tabii.
Muayene istasyonuna girmeden önce o motoru iyice ısıtmak, biraz yüksek devirde otobanda koşturmak bazen tüm o karbon birikintilerini atar ama rölanti bozuksa o da kar etmez ki... Yani bizzat şahit olmuşsundur, adam pırıl pırıl arabayla gelir ama sırf o stop edecekmiş gibi duran motor sesinden ötürü kapıdan döner geri.
Aslında hafif kusurla atlatırım umudu kurarsın ama emisyon ölçüm cihazı o saliselik dalgalanmaları bile affetmeyen acımasız bir hakem gibidir; rölanti kararsızsa o kağıda onay mührü basılmaz arkadaş, basılmaz. Sırf bu yüzden muayene randevusundan bir gün önce sanayinin yolunu tutup o boğaz kelebeğini temizletmek, maf sensörünü gözden geçirmek en akıllıca hamle olurdu sanki...
Zaten muayeneden kalmak demek hem ekstra masraf hem de o sıra, o stres, o zaman kaybı demek; o yüzden bu işi şansa bırakmamak lazım. Motorun saati saatine uymuyorsa, durduğu yerde titriyorsa, o muayene periyodu senin için korkulu bir rüya olmaktan asla çıkmaz... Neyse, sen en iyisi o tekleme sorununu git bizzat çözdür, sonra kafan rahat gir o istasyona.